Ümit Dikbayır açıklamaları, CHP içinde ve kamuoyunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. İYİ Parti’den ihraç edildikten sonra CHP’ye geçen Milletvekili Ümit Dikbayır’ın önce “Kürt halkı diye ayrı bir siyasal özne yoktur” sözleri, ardından DEM Parti milletvekillerini hedef alarak “terörist” ifadesini kullanması siyasette tepkilere neden oldu. Tartışmalar büyürken, CHP yönetiminin sessizliği dikkat çekiyor.
Sözlerin Siyasi ve Toplumsal Etkisi
Dikbayır’ın açıklamaları, Türkiye’de uzun süredir tartışılan kimlik, eşit yurttaşlık ve temsil meselesini yeniden gündeme taşıdı. “Kürt halkı yoktur” ifadesi, yalnızca bir terminoloji tartışması olarak görülmedi; Kürtlerin kolektif kimliğini ve siyasal varlığını yok sayan bir yaklaşım olarak değerlendirildi. Bu söylem, geçmişte devletin resmi dilinde sıkça kullanılan ve toplumsal gerilimleri derinleştiren bir çizgiyi hatırlattı.
DEM Parti milletvekillerine yönelik “terörist” nitelemesi ise tartışmayı daha da sertleştirdi. Meclis’te halk oylarıyla seçilmiş milletvekillerinin bu şekilde hedef alınması, siyasal rekabetin ötesinde, demokratik siyasetin meşruiyetine yönelik bir saldırı olarak yorumlandı. Hukuki ve siyasi sonuçları olabilecek bu ifadeler, Meclis çatısı altında kullanılan dilin geldiği noktayı da gözler önüne serdi.
CHP İçinde Suskunluk ve Net Bir Tavır Alınmaması
Tepkilerin büyümesine rağmen CHP Genel Merkezi’nden konuyla ilgili net ve bağlayıcı bir açıklama gelmemesi dikkat çekiyor. Parti yönetimi, ne Dikbayır’ın sözlerini açık biçimde sahiplenen ne de bu ifadeleri reddeden bir tutum sergiledi. Bu sessizlik, özellikle Kürt seçmen nezdinde “örtük onay” tartışmalarını beraberinde getirdi.
CHP, son yıllarda demokratikleşme, çoğulculuk ve eşit yurttaşlık vurgusunu öne çıkaran bir siyasal dil kurmaya çalışırken, bir milletvekilinin bu yöndeki çıkışlarına karşı suskun kalması parti içindeki çelişkileri görünür hale getirdi. Parti tabanında ve yerel örgütlerde rahatsızlık dile getirilse de, merkezden gelen sessizlik bu rahatsızlığın politik bir tutuma dönüşmesini engelliyor.
Farklı Çevrelerden Gelen Tepkiler ve Büyüyen Tartışma
Dikbayır’ın sözleri başta Kürt siyasetçiler ve demokratik kitle örgütleri olmak üzere geniş bir kesimin tepkisini çekti. Sosyal medyada çok sayıda kullanıcı, bu ifadelerin geçmişin inkârcı politikalarını çağrıştırdığını belirterek CHP’yi açık tavır almaya çağırdı. Bazı hukukçular ise “terörist” suçlamasının, milletvekilleri açısından açık bir hedef gösterme anlamına geldiğine dikkat çekti.
Öte yandan, bazı ulusalcı çevreler Dikbayır’ın açıklamalarını savunarak bu sözleri “devletin birliği” ve “terörle mücadele” söylemiyle meşrulaştırmaya çalıştı. Bu durum, tartışmanın yalnızca bir milletvekilinin beyanlarıyla sınırlı olmadığını; Türkiye’de siyasal dilin hangi eksende şekilleneceğine dair daha geniş bir ayrışmayı yansıttığını ortaya koydu.
Ümit Dikbayır Kimdir?
Ümit Dikbayır, daha önce İYİ Parti milletvekili olarak TBMM’de görev yaptı. Parti içi tartışmalar ve disiplin süreci sonrasında İYİ Parti’den ihraç edilen Dikbayır, bir süre bağımsız milletvekili olarak Meclis’te yer aldı. Daha sonra CHP’ye katıldı ve bu geçiş, muhalefet cephesinde de tartışmalara yol açtı.
Siyasi kariyeri boyunca milliyetçi ve sert çıkışlarıyla bilinen Dikbayır, son açıklamalarıyla yalnızca muhalefet partileri arasında değil, CHP’nin kendi tabanı içinde de yeni bir gerilim başlığının merkezine yerleşmiş durumda.
Rojnameya Newroz
