ANASAYFAKADINTÜİK 2025 kadın verileri: Kadınlar en fazla psikolojik şiddete maruz kaldı

TÜİK 2025 kadın verileri: Kadınlar en fazla psikolojik şiddete maruz kaldı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin “İstatistiklerde Kadın” verilerini yayımladı.

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Toplam nüfusun yüzde 49,98’ini kadınlar, yüzde 50,02’sini ise erkekler oluşturdu. Bültende, “Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda yüzde 51,9 iken 90 ve üzeri yaş grubunda yüzde 69,7 oldu” ifadelerine yer verildi.

Annesi yükseköğretim mezunu olan nüfusun yüzde 84,4’ü yükseköğretim mezunu

Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 yaş ve üstü nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 9,1 iken 2024 yılında yüzde 25,2 olduğu kaydedilerek, “Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 7,1, erkeklerin oranı yüzde 11,2 iken bu oran 2024 yılında kadınlarda yüzde 23,6, erkeklerde ise yüzde 26,8 oldu” tespiti yapıldı.

Aynı istatistik sonuçlarına göre, ebeveynin tamamladığı eğitim düzeyine göre ferdin tamamladığı eğitim düzeyi oranına bakıldığında, ebeveynin eğitim seviyesi yükseldikçe bireyin eğitim düzeyinin yükseldiği görüldüğü ifade edildi. Bültende, “Annesi yükseköğretim mezunu olan 25 yaş ve üzeri nüfusun 2024 yılında yüzde 84,4’ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü” denildi.

Kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 36,8, erkeklerin yüzde 72

Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, 2024 yılında 15 ve üstü yaştaki nüfusun işgücüne katılma oranının yüzde 54,2 oranında olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 36,8, erkeklerde ise yüzde 72 oldu.

isgucu.png

İşgücüne katılma oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldüğü belirtilerek, “Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 14,6, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 27,5, lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 38,5, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 43,8 iken, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 68,7 oldu” bulgularına yer verildi.

Kadınların en yüksek istihdam oranı Antalya, Isparta, Burdur’da

Hanehalkı İşgücü Araştırması’na göre, 2024 yılında 15 yaş ve üstü nüfusun istihdam oranının yüzde 49,5 iken bu oran kadınlarda yüzde 32,5, erkeklerde ise yüzde 66,9 olarak kaydedildi. En yüksek istihdam oranı yüzde 54,7 ile Antalya, Isparta, Burdur bölgesinde, en düşük istihdam oranı ise yüzde 39,5 ile Mardin, Batman, Şırnak, Siirt ve Van, Muş, Bitlis, Hakkari bölgelerinde olduğu tespit edildi. En yüksek erkek istihdamı yüzde 72,3 ile Tekirdağ, Edirne, Kırklareli bölgesinde görülürken, en düşük erkek istihdamı ise yüzde 59,0 oranıyla Şanlıurfa, Diyarbakır bölgesinde gerçekleşti. Yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranı 2024 yılında yüzde 12,1 olarak kaydedildi. Bu oranın kadınlarda yüzde 18,3, erkeklerde yüzde 9,0 olduğu tespit edildi.

istihdam.png

Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında yüzde 59,8 oldu. 2024 yılında yüzde 60,0 oranında kaydedildi. Bültende buna ilişkin, “Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının yüzde 26,9, erkeklerin istihdam oranının ise yüzde 90,9 olduğu görüldü” bilgilerine yer verildi.

Kadın milletvekili oranı yüzde 19,9

Dışişleri Bakanlığı verilerine göre kadın büyükelçi oranı 2011 yılında yüzde 11,9 iken 2025 yılında yüzde 28,4’e yükseldi. Erkek büyükelçi oranı 2011’de yüzde 88,1 iken 2025 yılında yüzde 71,6’e düştü. TBMM verilerine göre, 2025 yıl sonu itibarıyla 592 milletvekilinden 118’i kadın iken, 474’ünün erkek olduğu kaydedildi. TBMM’deki kadın milletvekili oranı 2007’de yüzde 9,1 iken, 2025 yılında yüzde 19,9’a yükseldi.

Yükseköğretim İstatistiklerine göre yükseköğretimde kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında yüzde 27,6 iken 2024-2025 öğretim yılında yüzde 34,9 olarak kaydedildi. Yükseköğretimde görevli kadın doçent oranı, 2010-2011 öğretim yılında yüzde 32,2 iken 2024-2025 öğretim yılında yüzde 43,3 oldu.

Kadınlar en fazla tanıdığı erkekler tarafından şiddete uğradı

Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması sonuçlarına göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 28,2’sinin psikolojik şiddete, yüzde 18,3’ünün ekonomik şiddete, yüzde 12,8’inin fiziksel şiddete, yüzde 10,9’unun ısrarlı takibe, yüzde 8,3’ünün dijital şiddete ve yüzde 5,4’ünün cinsel şiddete uğradığı görüldü.

Tamamlanan eğitim seviyesi ve şiddet türüne göre şiddete maruz kalmış kadınların oranı incelendiğinde, eğitim seviyesi yükseldikçe ekonomik şiddet azalırken ısrarlı takip ve dijital şiddetin arttığı görüldü. Ekonomik şiddet, bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 31,8 iken yükseköğretim mezunlarında yüzde 8,9 oldu. Israrlı takip ise yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 16,1 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 5,3 oldu. Dijital şiddet, yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 13,4 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 2,2 oldu.

Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 39,5 ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 56,0, yüzde 42,0 ve yüzde 38,3 oranları ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Ekonomik şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 66,5 ile en fazla ailelerinden biri tarafından şiddete uğradığı görüldü. Israrlı takip ve dijital şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 39,6 ve yüzde 62,3 oranları ile en fazla yabancı biri tarafından şiddete uğradığı görüldü.

Üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı yüzde 21,5

Hanehalkı İşgücü Araştırması’nın sonuçlarına göre üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında yüzde 14,4 iken 2024 yılında bu oran yüzde 21,5’e yükseldi. Borsa İstanbul’da işlem gören en büyük 50 şirketin (BİST 50) yönetim kurulu üyelerinde, 2016 yılında yüzde 12,2 olan kadın üye oranı 2025 yılında yüzde 18,3’e çıktı.

Bültende, kadın Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge) personeli oranına ilişkin, “Belirli bir dönemde (genellikle bir takvim yılı) bir kişi ya da grup tarafından Ar-Ge faaliyetleri için harcanan sürenin aynı dönemde çalışılan toplam süreye bölünmesi yoluyla hesaplanan Tam Zaman Eşdeğeri (TZE), 0 ile 1 arasında bir değer alarak uluslararası Ar-Ge personeli karşılaştırmalarında kullanılmaktadır. Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre, TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı, 2024 yılında 106 bin 74 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının yüzde 34,2’sini oluşturdu. Sektörler itibarıyla TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel oranı, yükseköğretimde yüzde 47,9, kar amacı olmayan kuruluşların da dahil edildiği genel devlette yüzde 30,6, mali ve mali olmayan şirketlerde ise yüzde 28,2 oldu” bulgularına yer verildi.

İlk evliliğini 2025 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 26 oldu

İlk evliliğini 2025 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 26 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,5 olarak ölçüldü. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu şehir, kadınlarda 29,6 yaş, erkeklerde 32,4 yaş ile Tunceli olarak kaydedildi. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu şehir kadınlarda 23,7 yaş ile Kilis, erkeklerde 26,4 yaş ile Şanlıurfa oldu.

evlenme.png

Bültende resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkına ilişkin, “2024 yılında kadınların yüzde 38,3’ünün kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının yüzde 17,0, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranının ise yüzde 43,3 olduğu görüldü” tespitine yer verildi. 2025 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucu çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği tespit edildi. Annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,6, babanın velayetine verilen çocuk oranı ise yüzde 25,4 olarak ölçüldü.

TÜİK’in bülteninde, “Yapay Zeka İstatistiklerine göre internet kullanan bireylerden üretken yapay zeka kullandığını beyan edenlerin oranı 2025 yılında yüzde 19,2 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 18,8 iken erkeklerde yüzde 19,4 oldu. Yapay zeka kullanma oranı yaş gruplarına göre incelendiğinde, en fazla yapay zeka kullanan bireylerin yüzde 39,4 ile 16-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubundaki kadınların yüzde 40,5’inin, erkeklerin ise yüzde 38,3’ünün yapay zeka kullandığı görüldü” ifadelerine yer verildi.

Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki kadınların oranı yüzde 28,4

Yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2024 yılında yüzde 2 olarak ölçüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 1,6 iken erkeklerde yüzde 2,4 oldu. Yaş gruplarına göre yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oranı kapsamında, 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9’unun risk altında olduğu, bu oranın kadınlarda yüzde 30,1 iken erkeklerde yüzde 25,6 olduğu tespit edildi. Aynı oranlara 18-64 yaş grubu için bakıldığında, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunan kadınların oranı yüzde 28,4, erkeklerin oranı yüzde 21,8 olarak ölçüldü.

Kaynak: Kısa Dalga

AKTÜEL