DESTPÊKSIYASETŞam-SDG Anlaşması Türkiye’deki Süreci Nasıl Etkiler?

Şam-SDG Anlaşması Türkiye’deki Süreci Nasıl Etkiler?

Şam yönetimi ile SDG arasında imzalanan anlaşmanın Türkiye’deki süreci nasıl etkileyeceği tartışılıyor.

Şam-SDG anlaşması Türkiye süreci açısından nasıl bir tablo ortaya koyuyor? Suriye’de Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan ateşkes ve entegrasyon mutabakatının ardından, gözler Türkiye’de yürüyen sürecin seyrine çevrildi.

Yeni yılla birlikte Şam yönetimi ile SDG arasındaki gerilim yeniden çatışmalı bir evreye girmiş, mutabakatın uygulanmasına ilişkin müzakerelerin çıkmaza girmesi sahada yeni hareketlilik yaratmıştı. Ocak ayı başında Şam yönetiminin Halep’te düzenlediği operasyonlar sonrasında SDG, kentten çekilmek zorunda kaldı.

Hafta sonu ise sahadaki gelişmeler hızlandı. Suriye ordusunun ilerleyişiyle birlikte SDG, Fırat’ın batısından büyük ölçüde çekildi. Aynı süreçte geçici yönetim tarafından Kürtlere yönelik bazı düzenlemeler açıklandı ve Pazar akşamı Şam yönetimi ile SDG arasında bir ateşkes anlaşması imzalandı.

Bu gelişmelerin Türkiye’ye yansımaları ise Ankara’da yakından izleniyor. DW Türkçe’den Gülsen Solaker’in yaptığı habere göre, iktidarın “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı süreçte TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak rapor çalışmaları da bu haftadan itibaren hız kazanacak. Komisyon koordinatörlerinin bir araya gelerek rapor yazım sürecini başlatması bekleniyor.

17 Ocak’ta İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüşen DEM Parti heyeti, Öcalan’ın Suriye’deki gelişmeleri süreci zorlaştıran bir başlık olarak değerlendirdiğini açıklamıştı. Son anlaşmanın ardından ise DEM Parti kaynakları, kapsamlı bir değerlendirme için parti organlarının toplanmasına ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

Uzlaşı sahada ne anlama geliyor?

Şam ile SDG arasında varılan uzlaşmanın taraflar açısından mutlak bir kazanım ya da kayıp anlamına gelmediğine dikkat çekiliyor. Siyaset Bilimci Vahap Coşkun, Halep merkezli çatışmaların Suriye’de yeni bir iç savaş ihtimalini gündeme getirdiğini, ancak her iki tarafın da müzakere kanallarını tamamen kapatmadığını belirtiyor.

Coşkun’a göre ABD başta olmak üzere sahadaki etkili aktörler, Suriye’nin yeniden geniş ölçekli bir çatışmaya sürüklenmesini istemiyor. Bu nedenle hafta sonu boyunca yoğun bir diplomasi trafiği yürütüldü ve uzlaşıya varıldı.

Türkiye süreci hızlanır mı?

Şam-SDG anlaşması Türkiye süreci açısından doğrudan belirleyici bir eşik olarak görülse de, sahadaki düğümlerin tamamen çözülmeden Türkiye’de somut adımların atılmasının zor olduğu ifade ediliyor. AKP ve MHP’nin sürece yaklaşımında, silah bırakmanın net biçimde tescil edilmesi temel şartlardan biri olarak öne çıkıyor.

Bu yaklaşımın SDG’yi de kapsadığını belirten Coşkun, sahadaki koşullar nedeniyle SDG’nin tümüyle silah bırakmasının gerçekçi olmadığını söylüyor. Coşkun’a göre gündemde olan en ileri adım, 10 Mart mutabakatı çerçevesinde entegrasyonun hayata geçirilmesi.

Yasal düzenlemeler başlığında ise yalnızca sınırlı adımların yeterli olmayacağına dikkat çekiliyor. Eve dönüş, toplumsal entegrasyon ve güvence mekanizmalarını içeren kapsamlı bir çerçevenin oluşturulmaması durumunda, sürecin beklentileri karşılamayacağı ifade ediliyor.

Kaynak: DW Türkçe

GIŞTÎ