Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, IŞİD’in Rakka’da işlediği suçları unutturmamak için kentin merkezinde bir Rakka Hafıza Müzesi kurdu. “Unutulmayan Anılar” adıyla açılan müze, yalnızca bir sergi alanı değil; katliamların, köleleştirmenin ve yok edilmek istenen toplumsal hafızanın canlı tanıklığı olarak öne çıkıyor.
Rakka, Suriye iç savaşının en yıkıcı yüzünü gördü. Kent, 2017 yılında Suriye Demokratik Güçleri öncülüğünde IŞİD’in elinden alındı. Aradan geçen yılların ardından Kuzey ve Doğu Suriye Kültür ve Arkeoloji Dairesi, bir buçuk yıllık çalışmayla IŞİD dönemine ait suçları belgeleyen müzeyi 2025’in haziran ayında ziyarete açtı.
Köle pazarlarından toplu mezarlara
Müzede; IŞİD’in kurduğu köle pazarlarına, toplu mezarlara, halka açık infazlara ve kültürel mirasın sistematik biçimde yok edilişine dair çok sayıda belge yer alıyor. Örgütün aldığı “karar” metinleri, infazlarda kullanılan kesici aletler, yakılan kitapların kalıntıları ve zorla giydirilen turuncu kıyafetler sergileniyor.
Yaklaşık 100 fotoğraftan oluşan bölümde ise sokak ortasında işkence edilen insanlar, kafası kesilerek sergilenen bedenler, kadınlara yönelik cinsiyetçi uygulamalar ve tahrip edilen tarihi yapılar yer alıyor. Müze, Rakka’da yaşananların bir daha tekrarlanmaması için oluşturulmuş açık bir hafıza kaydı niteliği taşıyor.
“İnsanlar hâlâ kayıplarını arıyor”
Müzenin kuruluş sürecini Mezopotamya Ajansı’ndan Azad Altay’a anlatan Kuzey ve Doğu Suriye Kültür ve Arkeoloji Dairesi Eş Başkanı Serfiraz Şerîf, Rakka’nın yaşadığı travmanın henüz kapanmadığını vurguluyor.
Şerîf, “Rakka özgürleştirildikten sonra bu hafızanın kaybolmaması için bu müzeyi kurduk. DAİŞ’in Kürtlere, Ermenilere, Süryanilere ne yaptığını dünyaya göstermek istedik. İnsanlar hâlâ yakınlarını arıyor, nerede oldukları bilinmiyor” dedi.
IŞİD’in yalnızca insanları değil, kentin tarihini de hedef aldığını ifade eden Şerîf, yıllarca süren karanlık dönemi “Her şey siyahtı. Elbiselerimiz, kapılarımız, pencerelerimiz… Hayat karartılmıştı” sözleriyle anlattı.
Karanlıktan aydınlığa
Müzede yer alan tanıklıklar, vahşetin boyutunu çıplak biçimde ortaya koyuyor. Serfiraz Şerîf, bazı günler onlarca kişinin halka açık şekilde katledildiğini, Êzidî kadın ve çocukların yaşlarına göre fiyatlandırılarak satıldığını, bu görüntülerin özellikle “unutulmaması için” sergilendiğini söylüyor.
Bugün gelinen noktayı ise şu sözlerle özetliyor:
“En önemlisi hukuk tesis edildi. Kadınlar artık yönetimde, eş başkanlık yapıyor, özgürlüğü yaşıyor. 7 yıl az bir süre değil. Karanlıktan aydınlığa çıktık. Evinde hiçbir hakkı olmayan kadınlar şimdi yaşamın sahibi.”
Rakka Hafıza Müzesi, bu yönüyle sadece geçmişin kaydını tutan bir mekân değil; aynı zamanda IŞİD sonrası kurulan yeni yaşamın, toplumsal dönüşümün ve kadın öncülüğündeki değişimin de somut bir göstergesi olarak görülüyor.
