Rojava ve Kürtlerin geleceği ne olacak diye konuşulduğu şu günlerde Ortadoğu’da dengeler sürekli değişiyor. Suriye’deki savaş, 14 yılı aşkın süredir devam ediyor. Başlangıçta Beşşar Esad rejiminin çöküşü öngörülerek emperyalist güçlerin müdahaleleriyle sürdürülen savaş, Rojava ve Kürtlerin rolünün ortaya çıkmasıyla farklı bir boyuta evrildi. Kürtlerin Rojava’daki devrimci mücadelesi, birçok düşmanın birleşmesine neden oldu. Ancak Kobani’nin özgürleşmesiyle Suriye’deki dengeler değişmeye başladı ve Avrupa ülkelerinin etkisi daha belirgin hale geldi.
Esad rejimi, büyük ölçüde kontrolünü koruyordu. Ancak Ekim ayında Hamas’ın İsrail’e saldırısıyla bölgedeki durum daha karmaşık bir hâl aldı. İsrail, Ortadoğu’daki sorunları savaş yoluyla çözmeye çalışırken, Gazze’deki yıkım ve Lübnan ile İran’a yönelik saldırıları bölgede büyük bir yıkıma neden oldu. Aynı zamanda İsrail’in Suriye üzerindeki planlarının daha da belirginleştiği görüldü.
Bu süreçte, azınlık bir grup olan ve cihatçı kökenlere dayanan HTŞ (Heyet Tahrir el-Şam), Esad rejimine ciddi darbeler vurdu. Daha sonra bu örgütle diplomatik ilişkiler kurulması, bölgedeki aktörlerin uzun vadeli planlarını anlamamızı sağladı. Türkiye, Almanya ve bazı Avrupa ülkelerinin HTŞ ile ilişkileri, Kürtlerin bağımsızlık mücadelesine karşı bir politika olarak değerlendirilebilir. Bu ülkelerin, Kürtlerin birleşmesini engellemek ve parçalı yapıyı sürdürmek istediği anlaşılıyor.
Bu nedenle Kürtlerin, aralarındaki ayrılıkları bir kenara bırakarak bağımsızlık hedefi doğrultusunda birlikte hareket etmeleri kritik önemdedir. Suriye’de Kürtlerin kendi kaderlerini tayin etmesi, Kürdistan’ın diğer parçalarının geleceğini de değiştirebilir. Rojava yönetimi bu noktada belirleyici bir rol oynamaktadır.
Rojava’nın temel kalkınma stratejileri arasında iki önemli faktör öne çıkıyor: Ekonomi ve tarımsal kalkınma. Bölgedeki petrol rezervleri ekonomik bağımsızlık için büyük bir fırsat sunuyor. Ancak tarımsal kalkınma halkın katkısıyla belirlenebilir. Savaşın hem yer üstü hem de yer altı kaynaklarında yarattığı tahribata rağmen, doğru politikalarla tarıma dayalı bir ekonomik model benimsenirse, Rojava yönetimi dışa bağımlılığı azaltabilir.
Bu noktada Kürdistan’ın diğer parçalarının Rojava’ya destek vermesi hayati önem taşıyor. Rojava’da atılacak temeller, Kürtlerin ve Kürdistan’ın geleceğini belirleyecektir. Rojava bizim kaderimizdir ve bu nedenle bu topraklara sahip çıkmak, ortak geleceğimizi inşa etmek için kaçınılmazdır.
Ocak 2025
Sosyalist Mezopotamya Sayı: 16 / Mart 2025
