DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, SDG ile Suriye Hükümeti arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, Kürtlerin bu hassas süreçteki en güçlü dayanağının ulusal birlik olduğunu söyledi. Doğan, çatışma ve savaş yerine diyalog ve müzakerenin esas alınması gerektiğini vurguladı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, İstanbul’da 31 Ocak 2026 Cumartesi günü düzenlenen Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı kapsamında Kurdistan24’e açıklamalarda bulundu. Doğan, Suriye’deki son gelişmeler, Rojava’daki durum ve barış sürecine ilişkin değerlendirmeler yaptı.
Doğan, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye Hükümeti arasında imzalanan mutabakata ilişkin olarak, “Kan dökülmesini durduracak, halkın yerinden edilmesini engelleyecek her adımı destekleriz” dedi.
SDG–Şam mutabakatına destek
Anlaşmanın sahada çatışmaları sona erdirmesi halinde bunun son derece önemli olacağını ifade eden Doğan, sorunların savaşla değil siyasi ve toplumsal diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini söyledi. Çatışmaların en ağır bedelini sivillerin ve çocukların ödediğini hatırlattı.
Ulusal birlik vurgusu
Kürtlerin içinde bulunduğu sürecin kritik olduğunu belirten Doğan, en büyük gücün ulusal birlik ve iç düzen olduğunu vurguladı. Kürdistan’ın dört parçasında elde edilen kazanımların korunmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.
Doğan, “Başur, Bakur, Rojava ve Rojhilat’ta Kürtlerin elde ettiği tüm kazanımlar korunmalıdır. Bu kazanımların kalıcı hale gelmesi için ortak hareket edilmelidir” dedi.
Barzani’nin diplomatik girişimleri
Mesud Barzani’nin Rojava ve Kürt kazanımlarını korumaya dönük diplomatik girişimlerine de değinen Doğan, bu çabaları önemli ve değerli bulduklarını söyledi. Doğan, bu konudaki temas ve diyalogların sürdüğünü ifade etti.
“Tecrit sürerken barış mümkün değil”
Türkiye’deki iç siyasi sürece de değinen Ayşegül Doğan, barışın yalnızca söylemlerle inşa edilemeyeceğini belirtti. Abdullah Öcalan üzerindeki tecride dikkat çeken Doğan, somut adımlar atılmadan barıştan söz edilemeyeceğini söyledi.
