DESTPÊKKURDISTANKürdistan Komünist Partisi’nin Kuruluşu, Siyasal Hattı ve Güncel Durumu 

Kürdistan Komünist Partisi’nin Kuruluşu, Siyasal Hattı ve Güncel Durumu 

Bu dosyada, KKP’in 21 Aralık 2011’deki yasal kuruluşuna atfen, federasyon ve kendi kaderini tayin hakkına dayanan siyasal çizgisi ile güncel hukuki süreci inceleniyor.

Bugün, Kürdistan Komünist Partisi’nin (KKP) hukuki kuruluş sürecinin başlangıcına denk düşen 21 Aralık 2011 yılına atıfla, partinin siyasal hattını, tarihsel arka planını ve güncel durumunu ele alan özel bir dosya hazırladık. Bu dosya, 2011 yılında Özgürlük ve Sosyalizm Partisi (ÖSP) adıyla gerçekleşen kuruluşun, fiili ve programatik olarak Kürdistan Komünist Partisi’nin devamı olduğu gerçeğinden hareketle hazırlandı. 

Dosyada, KKP’nin kuruluş süreci, ideolojik yönelimi, Kürdistan meselesine yaklaşımı ve parti adının resmen Kürdistan Komünist Partisi olarak değiştirilmesinin ardından açılan kapatma davası ele alınıyor.  

Tarihsel ve siyasal arka plan: 1970’lerden 2011’e 

Kürdistan Komünist hareketinin kökleri, 1970’li yılların sonlarına uzanıyor. Bu dönemden itibaren Kürdistan coğrafyasında faaliyet yürüten komünist kadrolar, farklı siyasal koşullar altında örgütlü varlıklarını sürdürdü. Ancak uzun yıllar boyunca Kürdistan merkezli bir komünist partinin yasal olarak kurulması mümkün olmadı. 

Bu tablo, 2011 yılında Özgürlük ve Sosyalizm Partisi’nin (ÖSP) kuruluşuyla değişti. Parti yöneticileri ve kadroları tarafından yapılan açıklamalarda, bu kuruluşun hukuki zorunluluklar nedeniyle farklı bir ad altında gerçekleştiği, ancak esas olarak Kürdistan Komünist Partisi’nin kuruluşu olduğu vurgulandı. 

Parti adının değiştirilmesi ve kapatma davası süreci 

KKP, 2018 yılında gerçekleştirdiği kongreyle parti adını resmen Kürdistan Komünist Partisi olarak değiştirdi. Bu adım, partinin kendi tarihsel kimliğiyle açık ve görünür bir şekilde siyaset yapma iradesi olarak değerlendirildi. 

Ancak bu değişikliğin ardından parti hakkında kapatma davası açıldı. Açılan dava hâlen Anayasa Mahkemesi’nde devam ediyor. Parti tarafından yapılan açıklamalarda, davanın yalnızca bir partiye değil, Kürt halkının siyasal örgütlenme hakkına yönelik olduğu vurgulandı. KKP tarafından yapılan bir açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Partimizin kapatılmak istenmesi, Kürt halkının kendi adıyla ve kendi siyasal programıyla örgütlenmesine tahammülsüzlüğün bir göstergesidir.” 

Programatik çizgi: Federasyon, statü ve kendi kaderini tayin hakkı 

Kürdistan Komünist Partisi’nin programatik yaklaşımında, Kürdistan’ın idari, siyasi ve kültürel statüye kavuşması temel bir başlık olarak yer alıyor. Parti, Kürt meselesini yalnızca demokratik haklar çerçevesinde değil, halkların kendi kaderini tayin hakkı temelinde ele alıyor. 

KKP programında, Kürdistan için federal bir çözüm açık biçimde savunuluyor. Bu yaklaşım, Kürdistan’ın kendi kimliğiyle, kendi yerel yönetim mekanizmalarıyla ve kültürel özerkliğiyle tanınmasını esas alıyor. 

Yine parti yöneticilerinin farklı dönemlerde yaptığı açıklamalardan bu yaklaşımı şöyle özetleyebiliriz: Kürdistan sorunu, yalnızca eşit vatandaşlık meselesi değildir. Bu sorun, Kürt halkının kendi geleceği hakkında söz sahibi olması ve idari-kültürel bir statüye kavuşması meselesidir. 

Bu çerçevede KKP, Kürt meselesini sınıfsal perspektifle ele alırken, ulusal sorunu da siyasal programının merkezine yerleştiriyor. 

Sosyalizm hattında süreklilik 

Reel sosyalizmin yıkılışının ardından, hem Türkiye’de hem de Kürt siyasal hareketleri içinde birçok yapı sosyalizm perspektifinde değişime gitti. Bu süreçte bazı örgütler sosyalizm hedefini geri plana iterken, bazıları ise ideolojik olarak farklı yönelimler benimsedi. 

Kürdistan Komünist Partisi ise bu dönemde sosyalizm hedefinden vazgeçmediğini açıkça ilan etti. Parti belgelerinde ve yöneticilerin açıklamalarında, Marksist-Leninist çizginin korunması ve sınıf mücadelesinin temel alınması gerektiği vurgulanıyor. Reel sosyalizmin yıkılışı, komünist hareket için bir geri çekilme değil, teorik ve pratik yeniden inşa süreci olmalıdır. KKP bu hattı korumuştur ve korumaya da devam edeceği vurgusu yapılıyor. 

Bu yaklaşım, KKP’yi Kürt siyasal hareketi içinde sosyalizm vurgusunu kesintisiz sürdüren az sayıda yapıdan biri haline getiriyor. 

2011 kuruluşunun bugünkü anlamı 

Bugün, 2011 yılında gerçekleşen kuruluş süreci, Kürdistan Komünist Partisi açısından yalnızca bir tarihsel dönüm noktası değil; aynı zamanda yasal siyaset alanında kendi adıyla var olma iradesinin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. 

Parti yöneticileri, 2011’in, Kürt komünist hareketinin yeraltından yasal alana çıkma çabasının somutlaşmış hali olduğunu vurguluyor. Bu nedenle kuruluş yıldönümü, yalnızca geçmişe dönük bir hatırlatma değil, aynı zamanda güncel siyasal mücadeleyle doğrudan bağlantılı bir anlam taşıyor. 

Rojnameya Newroz olarak bu dosyada, Kürdistan Komünist Partisi’nin 2011’deki kuruluşuna giden süreci, bugünkü siyasal konumunu ve tartışmaları, parti açıklamaları ve kamuoyuna yansıyan bilgiler çerçevesinde ele aldık. 

Rojnameya Newroz 

GIŞTÎ