DESTPÊKKÜRDİSTANIŞİD'e karşı tarihsel direnişten kuşatma altındaki KOBANİ'ye

IŞİD’e karşı tarihsel direnişten kuşatma altındaki KOBANİ’ye

Kobani, IŞİD’e karşı kazanılan zaferin yıldönümünde yeniden kuşatma altında. Türkiye destekli Şam güçleri kenti fiilen kuşatıyor; insani koridorlar açılamıyor.

26 Ocak 2015, Kobani’nin IŞİD tarafından kuşatılmasının kırıldığı ve kentin özgürleştirildiği tarihsel direnişin yıldönümü. Ancak bu yıl Kobani, bir kez daha ağır bir kuşatma ve belirsizlik atmosferi altında bu günü karşılıyor. Türkiye destekli Şam güçlerinin Fırat’ın doğusuna geçerek Kobani’yi fiili kuşatma altına alması, 2014–2015’teki IŞİD saldırılarıyla tarihsel bir paralellik yaratıyor. Aradan geçen on yılda değişen, yalnızca saldırının aktörlerinin taktığı maskeler oldu; Kürtler açısından tehdit algısı ve varoluşsal kaygı ise sürekliliğini korudu.

Bu dosyada, Kobani’nin IŞİD’e karşı yürüttüğü direnişin Kürtler açısından tarihsel ve sembolik anlamı ele alınırken, aynı zamanda son haftalarda Rojava genelinde yaşanan saldırılar ve Kobani’nin bugün karşı karşıya olduğu kuşatma inceleniyor.

IŞİD’E KARŞI KOBANİ DİRENİŞİ: TARİHSEL BİR KIRILMA

2014 yılının Eylül ayında IŞİD güçleri Kobani’ye yöneldiğinde, bu saldırı yalnızca askeri bir operasyon değil; Kürtlerin siyasal varlığına ve Rojava’daki özerk yönetime yönelik topyekûn bir tasfiye girişimi olarak değerlendirildi. Kısıtlı silah imkânları ve uluslararası sessizliğe rağmen Kürt güçleri öncülüğünde kent savunması örgütlendi.

Aylar süren çatışmaların ardından, 26 Ocak 2015’te Kobani tamamen IŞİD’den temizlendi. Bu zafer, IŞİD’in sahada aldığı ilk büyük yenilgilerden biri olmasının yanı sıra, Kürtler açısından tarihsel bir özgüven momenti yarattı. Kobani, sadece savunulan bir şehir değil; kolektif direnişin, kadınların savaşta oynadığı belirleyici rolün ve Kürtlerin siyasal özne olarak görünürlüğünün sembolü haline geldi.

KOBANİ’NİN SEMBOLİK ANLAMI

Kobani direnişi, Kürtler için üç temel anlam taşıdı:

Varoluşun Savunusu:
Kobani, Kürtlerin Ortadoğu’da silinmeye ya da yok edilmeye çalışılan bir halk olmadığını ilan ettiği tarihsel bir eşik oldu.

Uluslararası Görünürlük:
Kobani direnişiyle birlikte Kürt meselesi güçlü biçimde küresel kamuoyunun gündemine girdi.

Rojava Deneyimi:
Özerk yönetim, kadın özgürlüğü ve yerel meclislere dayalı Rojava siyasal modeli, Kobani üzerinden dünya kamuoyuna taşındı.

Bu nedenle Kobani, Kürtler için sıradan bir sınır kenti değil; kaybedilmesi siyasal, psikolojik ve toplumsal açıdan ağır sonuçlar doğurabilecek bir simge olarak görülüyor.

ROJAVA’DA DENGELERİN DEĞİŞİMİ VE YENİ SALDIRI DALGASI

2025’in son aylarından itibaren Rojava’da dengeler hızla değişmeye başladı. Bölgesel ve uluslararası güçlerin politika değişiklikleri, Kürtlerin askeri ve diplomatik manevra alanını ciddi biçimde daralttı. Hamas’ın İsrail’e 7 Ekim 2023’te gerçekleştirdiği saldırının ardından Ortadoğu’daki dengeler yeniden şekillendi. Suriye’de Esad rejiminin çökmesiyle birlikte, ABD ve Batı’nın dolaylı desteğini arkasına alan HTŞ güçleri sahada belirleyici aktör haline geldi. Bu değişim, Türkiye destekli Şam güçlerine yeni hamle alanları açtı.

Geçtiğimiz günlerde Arap aşiretlerinin bir bölümünün saf değiştirmesiyle Kürt güçleri fiilen “doğal sınırlarına” çekildi. Halep çevresinde başlayan saldırılar Fırat’ın doğusuna yayıldı. Haseke hattına kadar ilerleyen Şam güçleri, Kobani’yi fiili kuşatma altına aldı.

KOBANİ KUŞATMASI: ASKERİ VE İNSANİ TABLO

Bugün Kobani, dört günlük bir ateşkese rağmen fiili kuşatma altında bulunuyor. Kente giriş ve çıkışlar denetim altına alınırken, insani koridor talepleri karşılıksız bırakılıyor. Kürt güçleri kenti savunmayı sürdürse de sivil nüfus üzerinde yoğun bir tedirginlik hâkim.

Kobani’nin kuşatılması, yalnızca askeri bir baskı değil; aynı zamanda psikolojik yıpratma stratejisi olarak değerlendiriliyor. Bu tablo, bir dönem sıkça tekrarlanan “Kobani düştü, düşecek” söylemlerini yeniden hatırlatıyor.

SİYASAL HEDEF: KOBANİ NEYİ TEMSİL EDİYOR?

Şam yönetimi ve Türkiye destekli güçler açısından Kobani’nin kontrol altına alınması, Rojava projesinin sembolik olarak çökertilmesi anlamına geliyor. IŞİD’e karşı kazanılmış bir kentin kaybedilmesi, Kürtler için yalnızca askeri değil; tarihsel bir yenilgi olarak kurgulanmak isteniyor.

Bu nedenle Kobani, bugün Rojava’daki çatışmanın merkezine yerleşmiş durumda. Kent üzerindeki baskı, Kürtlerin müzakere gücünü zayıflatmayı ve özerk yapıların tasfiyesini hedefliyor.

DİRENİŞİN HAFIZASI VE BUGÜN

Kobani, on bir yıl önce IŞİD’e karşı direnişin adıydı; bugün ise aynı kent, farklı maskeler takmış aktörlerin kuşatması altında ayakta kalma mücadelesi veriyor. 26 Ocak, Kürtler için yalnızca bir zaferin yıldönümü değil; aynı zamanda bugünkü tehlikelerin hatırlatıldığı tarihsel bir eşik niteliği taşıyor.

Kobani’nin kaderi, Rojava’nın ve Kürt siyasal geleceğinin yönünü belirleyecek başlıca göstergelerden biri olmayı sürdürüyor.

26 Ocak 2015: Kobani’nin Kurtuluş Güncesi (Zaman Çizelgesi)  

13 Eylül 2014 – IŞİD, Türkiye sınırına dayanarak Kobani’ye yönelik büyük saldırıyı başlattı. Onlarca köy düştü, binlerce sivil göç etmek zorunda kaldı.

Ekim 2014 – IŞİD güçleri kentin yaklaşık yüzde 70’ini ele geçirdi. Uluslararası basında “Kobani düşüyor” manşetleri yaygınlaştı. Kürt direnişi kent merkezinde yoğunlaştı.

19 Ekim 2014 – ABD öncülüğündeki koalisyon hava saldırılarını artırdı. Aynı dönemde Güney Kürdistan’dan Peşmerge güçleri sınırlı bir koridor üzerinden Kobani’ye ulaştı.

Kasım–Aralık 2014 – Sokak sokak, bina bina çatışmalar yaşandı. Kürt güçleri ağır kayıplara rağmen mevzilerini korudu. IŞİD ilk kez stratejik bir yenilgiyle karşı karşıya kaldı.

Ocak 2015 – Kürt güçleri sistematik karşı saldırı başlattı. Kent merkezindeki IŞİD varlığı büyük ölçüde tasfiye edildi.

26 Ocak 2015 – YPG güçleri Kobani’nin tamamen özgürleştirildiğini ilan etti. Kobani, IŞİD’e karşı kazanılan ilk büyük kara zaferi olarak tarihe geçti.

Bu tarih, yalnızca askeri bir başarı değil; Kürtler için siyasal, toplumsal ve simgesel bir eşik oldu.

Kobani Savunmasında Kadınların Rolü

Kobani direnişi, modern Ortadoğu tarihinde kadınların öncülük ettiği nadir silahlı savunma örneklerinden biri olarak kayda geçti. Kadın Savunma Birlikleri (YPJ), sadece askeri bir güç değil; aynı zamanda ideolojik ve toplumsal bir özne olarak direnişin merkezinde yer aldı.

Kürt kadınları, Kobani’de cephe hatlarının en kritik noktalarında görev aldı. Keskin nişancı birlikleri, savunma hatları ve karşı saldırı timlerinde aktif rol üstlendiler. Uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu direniş, IŞİD’in kadın düşmanı ideolojisine doğrudan bir yanıt niteliği taşıdı.

Kadınların Kobani savunmasındaki rolü, askeri başarıyla sınırlı kalmadı. Bu varlık, Rojava’da inşa edilmeye çalışılan kadın özgürlükçü siyasal modelin sahadaki karşılığı oldu. Kobani, bu yönüyle yalnızca kurtarılan bir şehir değil; kadın öncülüğünde savunulan bir toplumsal proje olarak sembolleşti.

Bugün Kobani kuşatma altındayken, kadınların direnişteki tarihsel rolü Kürt toplumu açısından hem hafıza hem de moral kaynağı olmaya devam ediyor.

Rojava’da Değişen Uluslararası Dengeler

Kobani direnişi sırasında Kürt güçleri uluslararası koalisyonun taktiksel desteğinden yararlanmıştı. Ancak bu destek hiçbir zaman stratejik ve kalıcı bir güvenceye dönüşmedi. Son yıllarda Ortadoğu’daki kırılmalar, Rojava’nın giderek yalnızlaşmasına yol açtı.

ABD’nin Suriye politikasındaki belirsizlikler, Rusya–İran hattının Şam üzerindeki etkisinin sona ermesi ve Türkiye’nin sahadaki askeri varlığı, Kürtlerin hareket alanını ciddi biçimde daralttı. Arap aşiretlerinin bir bölümünün saf değiştirmesiyle birlikte SDG fiilen doğal sınırlarına çekildi.

Bugün Kobani’nin kuşatma altında olması, bu yalnızlaşmanın en somut sonucudur. Şam güçlerinin Türkiye destekli biçimde Fırat’ın doğusuna geçmesi, geçmişte ilan edilen “denge” ve “çatışmasızlık” politikalarının fiilen sona erdiğini ortaya koyuyor.

Dört günlük ateşkes ilan edilmiş olmasına rağmen saldırıların sürmesi, insani koridor açılmaması ve uluslararası toplumun sessizliği, Kürtlere yönelik yaklaşımın yeniden tartışılmasına yol açıyor. 2015’te son anda Kobani için harekete geçen küresel güçler, bugün belirgin bir suskunluk içinde.

Bu tablo, Kobani’nin yeniden yalnızca bir kent değil; Kürtler açısından kaderin, yalnızlığın ve direnişin düğüm noktası haline geldiğini gösteriyor.

Bu yazı, şu günlerde HTŞ güçleri tarafından kuşatma altında bulunan Kobani kentinin 26 Ocak 2015 IŞİD’den kurtarılışının yıldönümü için ChatGPT ile Rojnameya Newroz ortaklığında hazırlandı.

GIŞTÎ