Site icon Rojnameya Newroz

KKP Başkanı Sinan Çiftyürek’le Antep ve siyaset üzerine

Sinan Çiftyürek

Çiftyürek, Gazeteci Atilla Karaduman'ın sorularını yanıtladı.

Kürdistan Komünist Partisi ( KKP ) Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, geçtiğimiz günlerde Antep‘e geldi. Partisi ile ilgili çalışmalar için Antep’e gelen Çiftyürek, Gazeteci Atilla Karaduman’ın sorularını yanıtladı. Çiftyürek, Antep’le ilgili ilginç bilgiler verdi. İşte o söyleşiden pasajlar:

Sol ve Partiniz adına Antep size neyi ifade eder?

Antep, öncelikle benim açımdan siyasal mücadeleye doğrudan katıldığım kenttir. Tarihi Kendirli Kilisesi 1960’lı yıllarda Öğretmen Okulu idi. 1969 yılında okula kaydımı yapmıştım. Hemen yakınımızda DEV-Genç derneği vardı. Okulda öğrenciler arası üç siyasal grup şekillenmişti. Milliyetçi-Faşistler, Kemalist-Sosyalistler ve Kürt Yurtseverleri-Sosyalistleri. Biz Kürt Yurtseverleri-Sosyalistleri faşistlere karşı Kemalist Sosyalistlerle ittifak içindeydik. Sonra Öğretmen Okulu, Karşıyaka’da Körler Okulunun yanındaki yeni binasına taşındı ve ben siyasal faaliyetler nedeniyle sürgün edildim. Özetle Antep benim için ilk kavganın, ilk örgütlü mücadele deneyimlerinin vb. yaşandığı kenttir.

Coğrafik olarak Antep yani Dilok, Kürdistan’dır ve Kürdistan-Anadolu-Arabistan’ın kesiştiği kavşakta önemli bir jeopolitiğe sahiptir. Nüfus yapısı belirleyici olarak Kürt’tür. Bununla birlikte Türkmen ve Arap nüfusu da barındırmakta. İşçi kentidir ve siyasal olarak genelde sol kimlikle tanınırdı. Fakat SSCB ve Sosyalist sistemin yıkılması genelde olduğu gibi Antep kentinin siyasal iklimi de olumsuz etkiledi. Ayrıca ve özellikle de Güney Kürdistan ile Rojava Kürdistan’ında Kürtlerin statü elde etmelerinden “tehdit” algılayan Türk rejimi, kente siyasal, demografik, kültürel müdahaleyi sürdürüyor. Bu müdahale kentti kendi sosyolojisine yabancılaştırıyor.

Yapılacak seçimlerde KKP tavrı ne olacak? İttifaklara nasıl yaklaşıyorsunuz, ittifaklarda yer alacak mısınız?

Kürdistan Komünist Partisi (KKP), seçimlere katılamıyor. Ayrıca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (YCB) açtığı kapatma davası 3 yıldan beri Anayasa Mahkemesi’nde sürüyor. YCB tamamen keyfi ve kendi yasalarını ve kurum kararlarını bile tanımadan KKP’nın il ve genel kongrelerini yapmasını engelliyor. Hatta Diyarbakır vb kimi yerlerde bayrak ve flamalarıyla miting vb. etkinliklere katılımına engeller çıkartılıyor.

KKP, yaklaşan seçimler başta tek adam rejiminin, halkların sandıkta çıkacak iradesiyle gönderilmesi olmak üzere birden fazla nedenle önemlidir. Önümüzdeki seçimde, kısıtlı da olsa demokrasi mi yoksa tek adam iktidarına devam mı? Buna karar verilecek. Kürt halkı açısından içerde Kayyım siyasetinin sonlandırılması, baskıların kısmen hafifletilmesi ve diğer parçalardaki kazanımların korunması açısından önemli.

KKP, İttifakları iki eksende ele alıyor. Kürdistan’da kalıcı Ulusal Demokratik İttifakın kurulması ve Türkiye devrimci-demokrasi güçleriyle en geniş demokrasi cephesi ittifakının yaratılmasını savunuyor ve bunun için mücadele ediyor. Zaten 2018’den beri Kürdistani İttifak Çalışması’nın içerisinde yer alıyoruz. Haziran 2018 seçimlerinde HDP ile ittifak yaptık ve KKP MYK üyesi Nusrettin Maçin yoldaş HDP listesinden Urfa Milletvekili olarak seçildi. Ayrıca 2019 Yerel Seçimlerinde Kürdistani İttifak Çalışması, HDP’yi destekledi ve kimi belediyelerde ittifak adayları seçildi. Kürdistani İttifak Çalışması, kalıcı ulusal demokratik ittifaka dönüşme yolunda çalışmalarını sürdürüyor.

KKP’ye bölge halkı nasıl bakıyor? Devlet Kürdistan Komünist Partisi’ne nasıl bakıyor? Zira “Kürdistan” açılımı var.

 “Bölge halkı” “KKP’ye nasıl bakıyor”dan çok KKP kendini ne kadar Kürdistan halklarına tanıttı? Bu sorunun yanıtı önemli. Birçok açıdan hem sınırlı imkanlarla çalışıyoruz hem de ciddi baskılar altındayız, engelleniyoruz. Devletin 100 yıldan beri sürdürdüğü “Kürdistan” ve “komünizm” düşmanlığının üzerimizde yarattığı basınç var. Hele birde Kürdistan Komünist Partisi yanı parti isminde, Kürdistan ile Komünist kelimesini yan yana getirdin mi durumu tahmin edebilirsiniz. Örneğin eski dostlarımdan bazılarıyla tekrar görüştüğümüzde “Sinan ne yapıyorsun” sorusuna “siyaset yapıyorum” ve devamında “nerede” sorusuna “Kürdistan Komünist Partisi” dediğimde irkildiklerini görüyorum.

Devletin tutumuna gelince, yukarıda özetledim. Devlet filen artık komünist kelimesini ve komünist adıyla parti kurulup seçimlere katılmasını kabullenmiş durumda. Yani komünist kelimesiyle Türkiye kelimesi yan yana gelebilir, Türkiye adıyla Komünist Parti kurabilirsin ama Kürdistan adıyla Komünist Parti kuramazsın. Yok eğer kurarsan KKP’ye 2018 Aralık ayından beri yapılanla yüzleşirsin. Kasım 2018’de ÖSP Genel Kongresi’nde adını değiştirip KKP adına aldı. Çankaya İlçe seçim kurulu Kongreyi izledi, tutanaklarını tuttu ve Mazbatasını verdi. Böylece KKP yasalar çerçevesinde tanınmış oldu. Ama lakin adında Kürdistan var diye YCB tanımıyor!

Kaynak: gaziantephaberler.com

Exit mobile version