Malakan tarihi
Malakanlar, Çarlık Rusya’da ortaya çıkan muhalif Rus köylü hareketidir. Bir dinsel hareket ve yaşam tarzı olarak Molokanizm’i benimsemişlerdir. Genelde Saratov ve Dambuğ bölgelerinde yaşar; tarım, hayvancılık ve su değirmenleri ile uğraşırlardı. Değirmenlerinde arpa ve buğday öğütürlerdi. Ayrıca herkese eşit davranır, kimsenin sırasını kimseye vermezlerdi.
Malakanlar, mezhepsel inanç olarak ve süt konusundaki görüşleriyle Ruslardan ayrılırlardı. Bununla birlikte, Ortodoks Kilisesi’nden görüş ayrılığı sonucu koparak Molokanizm’e inanırlardı. Ortodoks Kilisesi’nin kurallarını reddediyorlardı. Dahası, Molokanizm inancının temeli Tevrat ve İncil’e dayalı oldukça köklü bir inanç sistemidir.
Rusların inancına göre haftada sadece iki gün süt içilirdi. Buna karşın Malakanlar bu kuralı reddederek haftanın her günü süt içilebileceğini savunuyorlardı. Rusça’da “moloko” süt demektir; “Malakan” kelimesi de bu nedenle “süt içenler” anlamına gelir.
Rus Çarı I. Petro, Malakanları önce Kafkasya’nın kuzeyine, daha sonra ise Osmanlı ve İran sınırları boyunca Gürcistan’ın Tiflis, Ermenistan’ın Erivan ve Azerbaycan’ın Bakü bölgelerine yerleştirdi. 1877–1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın (93 Harbi) ardından, Ruslar tarafından işgal edilen Kars ve Ardahan’ın nüfus yapısını değiştirmek için buraya da sürüldüler.
Malakanların Ruslarla ırk ve etnik kimlik açısından bir bağları yoktur. Öte yandan, bir dinsel hareket değil, mezhep içi fikir ayrılığından dolayı sürülmüşlerdir. Üstelik silahsızlanmayı ve savaşmayı reddederek başkaldırdıkları için tecrit ve sürgün edilmişlerdir.
Kars ve Ardahan’da Malakan Yerleşimleri
Kars bölgesinde yerleştirildikleri yerler şunlardı: Malaya Vorontsovka (İncesu Köyü), Novo Dubovka (Susuz İlçesi), Novo Petrovka (Meydancık Köyü), Olshanka (Yalınçayır Mahallesi), Romanovo (Yolboyu Köyü), Aleksandrovka–Blagodarnoe (Çakmak Köyü), Novo Mihaylovka (Dikme Köyü), Prohladnoe (Melikköy Köyü), Vladikars (Kümbetli Köyü), Novo Selim (Selim İlçesi), Zaruşat (Arpaçay İlçesi).
Ardahan bölgesinde ise Küçük Cincerobi (Sugöze Köyü), Nikolayevka–Sarzep (Sulakyurdu Köyü), Şişiga (Küçüksütlüce Köyü) gibi pek çok köye yerleştirilmişler ve birçoğunun kuruluşunda yer almışlardır.
1886 yılında Ruslar tarafından yapılan nüfus sayımında Kars bölgesinde 2.713, Arpaçay’da 3.401, Ardahan’da ise 864 Malakan nüfusu kaydedilmiştir. Genel olarak 15–18 bin arasında Malakanın yaşadığı bilinmektedir.
Bugün Kars ve Ardahan’da yaşayan Malakan sayısı iki elin parmaklarını geçmez. Bu kimliksel zenginliğin yok oluşunu “ulus-devlet”in tek tipçi anlayışına borçluyuz.
Göçler, Baskılar ve Asimilasyon
1920’de SSCB Dışişleri Komiseri Çiçerin’in Malakanlarla ilgilenmesi, Türk-Sovyet ilişkilerinde sorun yaratmaya başladı. O yıllarda Kars’ta Bolşevik yanlısı bir çizgi oluşmuştu. Bunun faturası Malakanlara kesildi; “komünizm propagandası yapıyorlar” denilerek Malakan karşıtlığı geliştirildi. Askere çağrıldılar. 1921 yılında askere çağrıldıkları için, inançları gereği Türkiye’yi terk etmek zorunda kaldılar.
Malakanlar ve onlar gibi askerliğe karşı olanlardan, Osmanlı Devleti’nde gayrimüslimlerin ödediği “Bedel-i Askerlik” vergisine benzer bir “askeri vergi” alınmıştır. Bu ağır vergiler nedeniyle ikinci göç dalgası 1961’de gerçekleşmiş ve Malakanlar ABD, Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada gibi ülkelere göç etmiştir.
Burada kalan 8–10 aile ise Müslüman olmuş, İslam’ın gereklerini yerine getirmeye başlamış, gelenek ve göreneklerinden uzaklaşmış, isimlerini değiştirerek Türkçe adlar almış ve böylece asimile olmuşlardır.
Tambov Kilise Yönetimi’nin 1765’te Sinod’a sunmak üzere hazırladığı raporda “Malakan” ismi ilk kez resmi kaynaklarda yer almıştır. Önceleri aşağılayıcı bir ifade olarak kullanılan bu kelime, bir süre sonra halk tarafından benimsenmiştir.
Kars’ın Kültürel ve Ekonomik Yapısına Katkıları
Malakanlar, Kafkasya’da yaşayan Alman kolonilerinden ekonomi yönetimini ve toprağı doğru biçimde işlemeyi öğrenmişlerdi. Kars’a modern tarım ve hayvancılığı onlar getirdi. Yerli ırk hayvancılığı ıslah ettiler. Kars’ın markası hâline gelen kaşar peyniri de onların yaptığı Malakan peynirinin bir devamıdır. Kars’ın meşhur yağlı beyaz peyniri olan “Çakmak Peyniri” de Malakanlardan mirastır.
Halk koşum hayvanı olarak öküz kullanırken, Malakanlar büyük ve güçlü Malakan atlarını kullanırlardı. Ayrıca sabun imalathanesi kurmuş, sabun üretmişlerdir. Kendilerine özgü köy mimarileri vardı; bu mimari tarz hâlâ yerleştikleri köylerde görülebilir.
İnanç olarak şatafatlı kiliselere gitmez, temiz tek göz odalarda ailecek ibadet ederlerdi. İsa’nın asıldığı haça ve papazlara inanmaz, domuz eti yemezlerdi.
Büyük Rus yazar Lev Tolstoy da bir Malakandır.
Sonuç olarak, sürgün edilen halkların yaşadığı acıları Malakanlar da yaşamıştır. 59 etnik yapıyı zorla asimilasyona uğratan, yok sayan tekçi “ulus-devlet” anlayışıdır. Halklar arasında bir sorun olmamıştır. Malakanlar, siyasi ve sosyal nedenlerden dolayı göç etmişlerdir. Bu göç de diğer göçler gibi çok kültürlülüğe vurulmuş bir darbe olmuştur. Malakanların Kars’ı terk etmeleri, şehrin gelişmişliğine, sosyal hayatına ve hoşgörü ortamına büyük zarar vermiştir.
Kaynakça
- Wikipedia
- Prof. Bayram Akça
- Sinan Kıyaç
