Kanada hükümeti, 2023 yılında ülkesine kabul ettiği depremzedeleri geri göndermeye başladı. Yıllarca yerel halkın tercih etmediği alanlarda çalışan bu insanlar, şimdi ülkelerine dönüş yapmak zorunda kalıyor.
Başbakan Justin Trudeau döneminde, göçmen alımını artırmak için birçok kampanya düzenlenmişti. Fakat Mark Carney’nin 14 Mart 2025’te göreve gelmesi ile birlikte, bu politika tamamen değişti. Yabancı girişlerini kısıtlama kararı alındı ve “kalıcı oturum” izni alma kriterleri sıkılaştı. Daha önceden Kanada’ya gelip, genellikle hizmet sektöründe çalışan yabancıların geçici oturum izinleri sona erdiğinde geri gönderilmeye başlandı.
Türk depremzedelerinin geçici çalışma izinlerinin, “deprem” gerekçesiyle kalıcı oturuma dönüşeceği yönünde bir beklenti vardı. Fakat süreç beklenildiği gibi ilerlemedi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla, depremzede Türklerin üç yıllık izin süreleri dolmaya başladı. Uzatılma talebi yapılmadığı için bu kişiler kendi ülkelerine dönmek zorunda kalıyor. Yıl sonuna kadar, yaklaşık 9 bin Türk’ün daha Kanada’dan ayrılacağı bilgisi verildi.
Kanada, bu depremzedelerle dayanışma çağrısı yaparak, deprem vizesi başvurularını kabul etti. Başvuruların incelenmesi sonrasında uygun bulunanlara geçici oturum ve çalışma izni verildi. Kanada’da yaşamaya başlayan ve herhangi bir suça karışmamış kişilere kalıcı oturum verileceği umudu yaratılmıştı.
Ancak Mart 2025’te hükümet değiştiğinde, öğrenci vizelerinin sayısı kısıtlanırken, çalışmak üzere çeşitli ülkelerden gelen göçmenlerin geri dönüş süreçleri hızlandı. Türkiye’den “deprem vizesi” ile gelen yaklaşık 20 bin kişinin yarısından fazlası, kendi istekleriyle kısa süre içinde geri döndü. Ülkede kalıp, düşük maaşlı işler ile hayatını sürdüren çok sayıda insan ise, gösterdikleri uyuma rağmen kalıcı oturum izni alamadı.
Göçmenlik, Mülteciler ve Vatandaşlık Bakanı Lena Metlege Diab, depremzedelere kalıcı oturum izni verilip verilmeyeceğine dair soruya cevap vermedi. Diab, sadece yeni standartlar oluşturulduğunu belirtti. Bakanın açıklamaları, göçmenlik politikasının azalma üzerine kurulu olduğunu net bir şekilde gösteriyor.
Kanada, 9 milyon 985 bin kilometrekarelik yüzölçümü ile dünyanın en geniş ikinci ülkesi. Fakat nüfusu oldukça az; 2025 itibarıyla 40 milyon 126 bin kişi civarındadır. Bu durum, Kanada’nın yeni nüfusa ne kadar ihtiyacı olduğunu gözler önüne seriyor. Ülkenin barınma ve iş fırsatlarını artıracak önlemler almadığı ise dikkat çekici bir çelişki oluşturuyor.
Yeni hükümet, sorunlara kalıcı çözümler sunmak yerine, gelen göçmenleri geri göndermeyi tercih etti. Deprem vizesi ile gelen Türklerden kalan 9 bin kişi için herhangi bir pozitif ayrımcılığın yapılmayacağı beklentisi de gerçekleşmedi.
Türkiye, 2023 yılında büyük bir depremin etkisiyle sarsıldı. 11 ilde 14 milyon kişi etkilenirken, resmi rakamlarla 51 bin kişi hayatını kaybetti ve 107 bin kişi yaralandı. Uluslararası yardım kapsamındaki ülkelerden biri olan Kanada, yaklaşık 20 bin depremzedeye üç yıllık oturum ve çalışma izni verdi. Ancak sıkıntılar, konut yetersizliği ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle baş gösterdi.
Birçok kişi, Kanada’da hayal kırıklığına uğrayarak geri dönüş yaptı. İyi eğitimli gençlerin bile düşük ücretli işlerde çalışmak zorunda kalması, göçmenliğin zorluklarını gözler önüne serdi. Şimdi, “deprem vizesinin” sona ermesiyle birlikte, geri dönüşler hızlanıyor.
