Kadın cinayetleri: Bir günde altı kadın cinayetinin yaşanması ve bunun sonucunda uzayan trajik liste, tepkilere yol açtı. Kadın hakları savunucuları, alınmayan önlemler ve işleyişi sağlanamayan yasalar karşısında duydukları rahatsızlığı dile getirirken, kadın avukatlar çözüm önerilerini sıraladı. Kamu Emekçileri Sendikası (KESK) ise kadın örgütleriyle işbirliği içinde bir eylem planı oluşturulmasını önerdi.
Ankara’daki hukuk kuruluşlarının kadın komisyonları, Sıhhiye Adliyesi önünde yapılan basın toplantısıyla altı kadının katledilmesine dikkat çekti. “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganları atan grup adına konuşan Özgürlük için Hukukçular Derneği Ankara Şube Eş Başkanı Sipan Cizreli, kadınların kolluk kuvvetlerine yaptıkları başvuruların çoğu zaman ciddiye alınmadığını belirtti. Cizreli, şiddetin genellikle “aile içi mesele” olarak değerlendirilip tarafların uzlaştırılmaya çalışıldığını ve kadınların pek çok yolla tekrar şiddet ortamına itildiğini vurguladı.
Önleyici ve koruyucu tedbirlerin ya yetersiz alındığını ya da hiç alınmadığını ifade eden Cizreli, sığınma imkanlarının kısıtlı olduğu, ekonomik desteklerin yetersiz kaldığı ve psikososyal hizmetlerin erişilebilir olmadığını, bunun da şiddet mağduru kadınların güvenli bir yaşam kurmasını zorlaştırdığını dile getirdi.
Cizreli, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için şu adımları önerdi: İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden taraf olunmalı, 6284 sayılı Kanun eksiksiz şekilde uygulanmalı, uzaklaştırma kararları etkin bir şekilde denetlenmeli, kamu görevlilerinin ihmalkar davranışları nedeniyle idari ve adli işlemler yapılmalı ve failleri koruyan düzenlemelere kesinlikle izin verilmemelidir. Ayrıca toplumsal cinsiyet eşitsizliğini yaygınlaştıran politikalardan vazgeçilmelidir.
Kamu Emekçileri Sendikası (KESK) tarafından yapılan açıklamada ise, son yaşanan cinayetlerin sadece bireysel bir ihlal değil, aynı zamanda politik bir boşluk ve sistematik cezasızlık örneği olduğunu ifade edildi. 6284 sayılı Kanun’un uygulamasındaki tutarsızlıklara ve uzaklaştırma kararlarının etkisizliğine dikkat çekilerek, kadın örgütleriyle birlikte kapsamlı bir eylem planı oluşturulması önerildi.
