DESTPÊKSIYASETArzu Yılmaz: Bu Bir Barış Değil, İttifak Süreci 

Arzu Yılmaz: Bu Bir Barış Değil, İttifak Süreci 

Arzu Yılmaz, bir yılı geride bırakan çözüm sürecini değerlendirerek, yaşananların barıştan çok bir ittifak sürecine işaret ettiğini söyledi.

Türkiye’de 22 Ekim’de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan ve bir yılı geride bırakan ittifak süreci, Suriye sahasındaki gelişmelerle birlikte yeniden tartışılıyor. Doç. Dr. Arzu Yılmaz, Gökçe Çiçek Kösedağı’nın hazırladığı Kuş Bakışı programında ittifak sürecinin içeriği, sınırları ve bölgesel yansımalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  

Alan YouTube kanalında yayımlanan programda konuşan Yılmaz, Türkiye’de yürüyen sürecin “barış” kavramıyla tanımlanmasının gerçek tabloyu yansıtmadığını belirterek, sürecin esasen bir ittifak süreci olarak ele alınması gerektiğini ifade etti. 

“Bu süreci bir barış süreci olarak değil, bir ittifak süreci olarak adlandırmak daha doğru. Şu ana kadar yaşananlar, bunun bir barış mimarisinden çok, siyasi ve bölgesel bir ittifak arayışı olduğunu gösteriyor.” 

‘Somut olan tek başlık ateşkes’ 

Yılmaz, geçen bir yıl içinde sürecin en somut çıktısının ateşkes olduğunu vurguladı. Abdullah Öcalan’ın siyasi bir aktör olarak konumunun bu süreçte daha görünür hale geldiğini ifade eden Yılmaz, buna karşın ittifakın içeriğine dair kritik başlıkların hâlâ karşılıksız kaldığını söyledi. 

“Bugün elimizde somut olarak kalan tek şey ateşkesin sürdürülüyor olması. Ancak geri dönüşler, hukuki düzenlemeler ve demokratikleşme başlıklarında herhangi bir ilerleme sağlanmış değil.” 

Yılmaz, demokratikleşme ayağında yasal değişikliklere dahi gerek olmadan, mevcut Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının uygulanmasının bile gerçekleşmediğine dikkat çekti. 

SDG–YPG ayrımı ve Suriye sahası 

Programda Suriye sahasına da değinen Arzu Yılmaz, SDG ile YPG’nin birbirinin yerine kullanılmasının ciddi bir kavramsal hata olduğunu vurguladı. SDG’nin, IŞİD’e karşı mücadele bağlamında kurulmuş çok bileşenli bir yapı olduğunu belirten Yılmaz, bu yapının PKK’nin bir bileşeni olarak değerlendirilmesinin gerçeklikle örtüşmediğini söyledi. 

“SDG, PKK’nin bir bileşeni değildir. Emir-komuta zinciri, finansmanı ve bileşimi farklıdır. SDG’nin içinde Arap savaşçılar vardır ve bu yapı uluslararası koalisyonla birlikte çalışmaktadır.” 

Yılmaz’a göre, bu ayrımın yapılmaması, ittifak sürecinin Suriye boyutunda tıkanmasının başlıca nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor. 

‘Barzani süreçte arabulucu değil, taraf’ 

Arzu Yılmaz, programda Kürt siyasetindeki dengelere de değinerek, Barzani’nin konumuna ilişkin dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu. Yılmaz’a göre, Barzani bu süreçte tarafsız bir arabulucu rolü üstlenmiyor. 

“Barzani süreçte arabulucu değil, taraf. Bu pozisyon, Kürtler arası ilişkilerde ve bölgesel denklemlerde belirleyici bir rol oynuyor.” 

Bu durumun, Irak ve Suriye Kürtleri arasındaki ilişkileri doğrudan etkilediğini belirten Yılmaz, sürecin bölgesel boyutunun göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. 

Sürecin sonraki aşaması 

Yılmaz’a göre ittifak süreci, önümüzdeki dönemde iki kritik başlık üzerinden şekillenecek: hukuki düzenlemeler ve Suriye sahasındaki entegrasyon tartışmaları. Özellikle SDG’nin geleceği ve Şam yönetimiyle kurulacak ilişkilerin, sürecin yönünü belirleyeceği ifade ediliyor. 

Programda yapılan değerlendirmeler, mevcut tablo itibarıyla sürecin henüz barışa evrilecek bir zemine ulaşmadığını; ittifakın içeriğinin ve sınırlarının ise hâlâ netleşmediğini ortaya koyuyor. 

Rojnameya Newroz 

GIŞTÎ