İBB davasının ikinci haftasında tutuklu sanıkların yargılanmasına dair yaşananlar dikkat çekti. Mahkeme salonunda basın kısıtlamaları ve düzen konularında çıkan tartışmalar, duruşmanın başlamasından önce bir ara verilmesine yol açtı.
Davanın ilk haftasında, duruşmanın ortasında bazı gazetecilerin Ekrem İmamoğlu’na sorular yöneltmesi üzerine mahkeme başkanı, gazetecilerin izleyici kısmına geri dönmelerini istemişti. Bu talep üzerine gazeteciler itiraz edince, duruşma başkanının “düzen sağlanamadı” gerekçesiyle duruşmayı sonlandırdığı ifade edildi. Bugün, İletişim Başkanlığından edinilen turkuaz basın kartına sahip olmayan gazeteciler salona alınmadı, böylece basın mensupları sadece salondaki en arka köşeden duruşmayı takip etmeye çalıştı.
Mahkeme başkanının talimatıyla avukat milletvekilleri, avukatlar için ayrılan alana oturdu. Ancak jandarmanın müdahalesine tepki gösteren CHP Milletvekili Turan Taşkın Özer, buranın cezaevi değil mahkeme salonu olduğunu belirtti. Jandarma, izleyici kısmına geçmesini istediği Özer’e, avukat olduğunu hatırlatarak karşılık verdi. Mahkeme başkanının “Avukat milletvekilleri oradan ayrılsın, öyle başlayalım” demesi üzerine, Özer duruşmayı o alandan takip edemediğini ve bunun duruşmanın düzenini bozmadığını savundu. Mahkeme başkanı ise her gün benzer sorunlarla başa çıkmanın zorluğuna vurgu yaptı ve duruşma daha başlamadan bir kez daha ara verildi. Duruşma salonunun dışındaki izleyiciler, “Hak, hukuk, adalet” sloganlarıyla durumu protesto etti.
Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirildi. Geçen duruşmada jandarmaya karşı çıkan İBB yöneticisi Yavuz Saltık, yine benzer bir tepki gösterdi. Ekrem İmamoğlu salona “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları eşliğinde girdi ve tüm tutuklular ayağa kalkarak karşılık verdi. Salondaki izleyiciler, “Her şey çok güzel olacak” şeklinde tezahürat yaptı.
Duruşmayı Silivri’de izleyen CHP Milletvekili Mahmut Tanal, sosyal medya üzerinden basın kısıtlamalarını eleştirerek; bazı gazetecilerin turkuaz basın kartı başvurularının henüz sonuçlanmadığı için salona alınmadığını, bu durumun gazeteciler arasında ayrımcılık yarattığını belirtti. Tanal, basın özgürlüğünün kart rengi ya da idari statü ile sınırlandırılamayacağını vurguladı ve gazetecilerin kamu adına yargı sürecini izleme görevlerinin önemini ifade etti.
Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, önceki duruşmada tartıştığı mübaşirin, bugün de “Fotoğraf çekmeyin” uyarısında bulunduğu belirtildi. Duruşma salonunun en köşesinde bulunan “kör nokta”da, turkuaz basın kartı olmayan 30 kadar gazeteci davayı takip etmeye çalıştı. Bu alandan mahkeme heyetini görüp duymak ise oldukça zor hale geldi.
