Halep’te başlayarak Kobani ve Haseke hattına doğru genişleyen, Türkiye’nin açık ve örtük desteğini aldığı belirtilen HTŞ saldırılarına ilişkin açıklama yapan Kürdistan Komünist Partisi (KKP), bu saldırıların “Kürt halkının siyasal ve toplumsal kazanımlarını tasfiye etmeyi amaçlayan uzun vadeli bir planın güncel biçimi” olduğunu vurguladı. KKP, bugün açıklanan 4 günlük ateşkes kararının kalıcılaşması ve sorunların diyalog yoluyla çözülmesi çağrısında bulundu.
Kürdistan Komünist Partisi tarafından yayımlanan yazılı açıklamada, HTŞ eliyle yürütülen saldırıların sıradan bir askeri çatışma olarak değerlendirilemeyeceği belirtildi. Açıklamada, saldırıların Kürt halkının siyasal iradesini, toplumsal örgütlülüğünü ve Rojava’da ortaya çıkan ortak yaşam deneyimini hedef aldığı ifade edildi.
HTŞ’nin niteliği ve saldırıların hedefi
KKP açıklamasında HTŞ, mezhepçi, selefi-cihatçı ve kadın düşmanı bir yapı olarak tanımlanırken, bu örgütün farklı isimler altında sahneye çıkan aynı gerici zihniyetin devamı olduğu vurgulandı. Örgütün kontrol altına aldığı bölgelerde toplumsal çözülmenin derinleştiği, şiddetin kalıcılaştığı ve halkların zor yoluyla boyun eğdirilmeye çalışıldığı belirtildi.
Açıklamada, HTŞ ile kurulan her türlü ilişkinin yalnızca Kürt halkını değil, bölgedeki tüm toplumsal dokuyu hedef alan bir yıkım siyaseti anlamına geldiği ifade edildi.
Rojava’da hedef alınan toplumsal model
KKP, Rojava’ya yönelik saldırıların yalnızca askeri bir güce yönelmediğine dikkat çekerek, hedef alınanın halkların birlikte yaşam iradesi, kadın özgürlüğü temelinde gelişen toplumsal dönüşüm ve laik-demokratik bir yönetim anlayışı olduğunu kaydetti.
Açıklamada, Kürtler, Araplar, Süryaniler, Ermeniler ve Türkmenler tarafından ortaklaşa inşa edilen bu modelin, Ortadoğu’da mezhepçi ve gerici yapılara karşı ortaya çıkan ilerici bir alternatif olduğu vurgulandı. Bu çerçevede SDG’nin varlığının yalnızca askeri değil, aynı zamanda siyasal ve toplumsal bir anlam taşıdığı ifade edildi.
Tarihsel bağlam ve ateşkes vurgusu
KKP açıklamasında, Kürt halkının bugün karşı karşıya kaldığı saldırıların tarihsel bir süreklilik içinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, Kürtlerin siyasal varlığının geçmişte de uluslararası ve bölgesel müdahalelerle bastırılmaya çalışıldığı hatırlatıldı. Ancak bu girişimlerin her defasında başarısız olduğu ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, bugün akşam saatlerinde alınan 4 günlük ateşkes kararına değinilerek, bu kararın sorunların diyalog yoluyla çözüleceği bir dönemin başlangıcı olmasının umut edildiği ve ateşkesin kalıcılaşmasının bölge halkları açısından hayati önemde olduğu vurgulandı.
Uluslararası kamuoyuna çağrı
KKP, Rojava’da yaşananların yalnızca bölgesel bir mesele olmadığını belirterek, laikliği, kadın özgürlüğünü ve halkların eşitliğini hedef alan saldırıların evrensel değerleri de tehdit ettiğini ifade etti. Açıklamada, uluslararası kamuoyu ile emek örgütleri, sendikalar, demokratik kitle örgütleri ve kadın hareketleri Kürt halkıyla dayanışmaya çağrıldı.
Açıklama, “Kürt halkının özgürlük iradesi bastırılamaz, halkların ortak geleceği zorla şekillendirilemez” vurgusuyla sona erdi.
