ANASAYFAORTADOĞUİsrail, Güney Lübnan’da 600 bin kişinin yaşadığı alanları kalıcı işgale hazırlıyor

İsrail, Güney Lübnan’da 600 bin kişinin yaşadığı alanları kalıcı işgale hazırlıyor

İsrail savunma bakanı Israel Katz, Hizbullah ile süren çatışmaların sona ermesinin ardından güney Lübnan içinde “tampon bölge” adı altında kuracağı bölgeye dahil ettiği Litani Nehri’nin altındaki, İsrail-Lübnan sınırından içeriye doğru 19 mil (yaklaşık 30 km) derinliğindeki alanı işgal edeceklerini söyledi.

“Katz, ‘Operasyon tamamlandığında [İsrail Ordusu], Litani Nehri’ne kadar olan alanı, kalan Litani köprüleri de dahil olmak üzere kontrol edecek; [İran yanlısı Hizbullah’ın seçkin bir birimine atıfla] bölgeye sızan Rıdvan güçlerini ortadan kaldıracak ve oradaki tüm silahları yok edecek,’ dedi,”

Savunma Bakanı ayrıca köylerin yakınındaki tüm evlerin “Gazze’deki Refah ve Beyt Hanun modeline uygun olarak” yıkılacağını ekledi. İsrail ordusu Gazze’deki her iki mahallede de çoğu evi ve kamu altyapısını yerle bir ederek enkaza çevirmişti.

Birleşik Krallık’ta yayımlanan The Guardian gazetesi, İnsan Hakları Gözlem’in (HRW), Katz’ın geçtiğimiz hafta yaptığı benzer açıklamaların zorla yerinden etme ve keyfi yıkım anlamına gelebileceğini ve bunların her ikisinin de savaş suçu olduğunu söylediğini açıklamıştı.

İsrail’in Lübnan’da sürdürdüğü harekat

İsrail, Hizbullah’ın, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesine misilleme olarak 2 Mart’ta İsrail’e roket saldırısında bulunmasının hemen ardından Lübnan topraklarında askeri sefer başlatmıştı. İsrail jetleri, halen ülke genelinde Hizbullah’a ait olduğunu iddia ettiği hedefleri bombalarken, kara güçleri de Litani Nehri’nin yaklaşık 18 mil güneyinde kara harekâtı yürütüyor.

İsrail Lübnan toprağını işgal ederek Hizbullah’ı İsrail sınırından geri püskürtmeyi ve kuzey İsrail’deki yerleşimleri roketlerle vurma kapasitesini ortadan kaldırmayı amaçlıyor.

İsrail birlikleri nereye ulaştı?

İsrail birlikleri güney Lübnan’da hızla ilerleyerek pazar günü, Sur kentine 8 km mesafedeki Bayada kasabasına ulaştı. 2024’teki savaş sırasında Bayada’ya ancak çatışmaların bitimine iki gün kala ulaşabilmişti. İsrail ayrıca Nebatiye bölgesindeki kasabaları ele geçirerek Litani bölgesini kontrol edebileceği etkin bir konum sağlamayı amaçlıyor.

İsrail ayrıca salı günü Beyrut’un güney banliyölerine yönelik bir dizi hava saldırısı gerçekleştirdi.

Lübnan ordusu güneyden çekiliyor 

İsrail birlikleri ilerlerken, Lübnan ordusu salı günü, yerel halkın protestolarına rağmen Rmeiş ve Ayn Ebel’deki çoğunlukla Hristiyanların yaşadığı kasabalardaki mevzilerinden çekildi.

Bu kasabalar, Lübnan-İsrail sınırına yakın olmalarına karşın daha önce büyük ölçüde İsrail saldırılarından korunmuştu. Lübnan ordusu şimdiye kadar bu köylerde kalmış, gıda ve diğer malzemeleri ulaştırmak ve ayrılmak isteyen sivillerin tahliyesini kolaylaştırmak için konvoylar düzenlemişti.

Güney Lübnan’da Hizbullah tarafından 10 İsrail askeri öldürülürken, kuzey İsrail’de Hizbullah roket saldırıları sonucu iki sivil hayatını kaybetti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail’in son saldırılarında Lübnan’da en az 1.268 kişiyi öldürdüğünü açıkladı.

BM misyonunda kayıplar

Pazar ve pazartesi günleri yoğunlaşan çatışmalarda Lübnan’daki BM misyonunda görev yapan üç barış gücü askeri ayrı olaylarda öldürüldü. UNIFIL, saldırıların kaynağını belirlemek için soruşturmanın sürdüğünü  belirtti. İsrail ordusu da soruşturma yürüttüğünü açıkladı.

2024’te sona eren 13 aylık savaş sırasında UNIFIL barış gücü askerleri İsrail ordusu tarafından birkaç kez hedef alınmış ve üsleri Hizbullah roketleriyle vurulmuştu.

1 milyon Lübnanlı yerinden edildi

İsrail’in Lübnan’ı işgali nedeniyle bir milyondan fazla kişi yerinden edildi; bunların yüzde 80’inden fazlasına kamu barınak sunamıyor. Güney Lübnan’daki hastaneler, köprüler, su arıtma tesisleri ve elektrik santralleri gibi kamu altyapısı da İsrail saldırıları sonucu zarar gördü ve yıkıldı.

Yorumcular, güney Lübnan’ın kalıcı olarak işgal edilmesi ve sakinlerin geri dönmesinin önlenmesi halinde nüfusun çoğunun savaşın başlamasından önce bile yoksulluk içinde yaşadığı Lübnan’da bir toplumsal ve siyasal felaketin patlak vereceği konusunda uyardı.

(AEK)

Kaynak: bianet

AKTÜEL