ANASAYFAEKONOMİDTSO Başkanından "Doğu ve Güneydoğu"yu kapsamayan sanayi planına eleştiri

DTSO Başkanından “Doğu ve Güneydoğu”yu kapsamayan sanayi planına eleştiri

Türkiye’nin sanayi stratejisini yeniden yapılandırmayı amaçlayan Sanayi Alanları Master Planı, 16 Ocak’ta Resmi Gazete’de yayımlanarak hayata geçti. Plan çerçevesinde Aksaray, Amasya, Ankara, Eskişehir, Hatay, Karaman, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat’ta 59 bin hektarlık alanda 16 yeni “mega endüstriyel bölge” kurulması hedefleniyor. Bu alanların mevcut organize sanayi bölgelerine göre 11 kat daha geniş olması bekleniyor.

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, yeni sanayi planında Doğu ve Güneydoğu Anadolu şehirlerinin dışarıda bırakılmasına tepki gösterdi. Kaya, 60 yıldır yürürlükte olan teşvik politikalarının yatırımları büyük şehirlerde yoğunlaştırdığını, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki 29 ilin toplam teşvik payının sadece yüzde 10 olduğunu ifade etti. Bu durumun bölgede göçü artırdığını ve kalkınma farklarının derinleşmesine neden olduğunu belirtti.

Kaya, plan kapsamındaki 13 ilin demografik yapısına dikkat çekerek, bu bölgelerin yaş ortalamasının 35’in üzerinde olduğunu, 15-24 yaş arasındaki genç nüfus oranının ise yüzde 14 civarında kaldığını kaydetti. Bu illerin önemli bir göç verdiğini ve çoğunun birinci, ikinci veya üçüncü deprem kuşağında bulunduğunu da sözlerine ekledi.

Diğer taraftan Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinin deprem riskinin daha düşük olduğunu vurgulayan Kaya, Diyarbakır’ın ikinci, Şanlıurfa ve Mardin gibi illerin üçüncü deprem bölgesinde yer aldığını belirtti. Bölgedeki yaş ortalaması 23 ile 26 arasında değişirken, 15-24 yaş arası genç nüfus oranı yüzde 20’nin üzerinde seyrediyor.

Kaya, bu planın bölge ekonomisi üzerinde yaratabileceği olumsuz etkileri sıraladı. Genç nüfusun başka bölgelere gitmesinin tarım ve hayvancılığı olumsuz etkileyeceğini, beyin göçünün devam edeceğini ve mevcut sanayicilerin teşvikler yüzünden İç Anadolu’ya yönelmek zorunda kalabileceğini söyledi.

Ayrıca, Avrupa’nın yeni ticaret yolları oluşturduğunu kaydeden Kaya, Türkiye’nin şu an Avrupa ile olan ticari ilişkilerindeki kaybın ciddi olabileceğini belirtti. Suriye ve Irak’a sınırı olan bölgelerde sanayi tesisleri kurulması gerektiğini ifade eden Kaya, “Kalkınmışlık farkını göçle değil, sanayi bölgeleri kurarak kapatmalıyız” dedi.

Kaya, mevcut planın mantığını anlayamadıklarını belirtirken, mevcut teşvik sisteminin bölgeler arası farkı azaltmak yerine artırdığına dikkat çekti. “Şu an İç Anadolu’da iş gücü bulmak zor, buna rağmen atıl sanayi bölgeleri açılacak. Türkiye’nin buna yeteneği yok,” dedi.

Kaya, Irak’ın 2014’te Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olduğunu hatırlatırken, şimdilerde üçüncülüğe gerilediğini ve Çin’in bu pazarda Türkiye’nin önüne geçtiğini vurguladı. Deprem riskinin tek başına bir kriter olmamalı ve hükümetin planı demografik yapı, ticari gelişmeler ve bölgesel kalkınma yaklaşımlarını göz önünde bulundurarak revize etmesini talep etti.

Bölgenin en büyük sorunlarından birinin limana uzaklık olduğunu ifade eden Kaya, Irak ve Suriye pazarlarının büyük bir potansiyel sunduğunu belirtti. Bugün bölgeden yapılan ihracatın yüzde 55’inin Irak’a gerçekleştiğini, Suriye’de istikrar sağlandığında bu rakamın 15 milyar dolara ulaşabileceğini öngördü. Bu durumun gerçekleşebilmesi için sanayi altyapısının güçlendirilmesi ve doğru teşvik politikalarının uygulanması gerektiğini söyledi.

AKTÜEL