ANASAYFAKÜRDİSTANKKP: DSG–Şam Anlaşmasıyla Teslimiyet Dayatması Kırıldı

KKP: DSG–Şam Anlaşmasıyla Teslimiyet Dayatması Kırıldı

KKP, DSG ile Şam Hükümeti arasında imzalanan anlaşmanın teslimiyet dayatmasını boşa çıkardığını açıkladı. Açıklamada, anlaşmanın ademi merkeziyetçi Suriye yolunda ilk adım olduğu belirtildi.

DSG Şam anlaşması: Kürdistan Komünist Partisi (KKP), DSG ile Şam Hükümeti arasında 30 Ocak 2026’da imzalanan anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, Kürt halkına dayatılan teslimiyet planının boşa çıkarıldığını belirtti. KKP, anlaşmayı bir son değil, ademi merkeziyetçi bir Suriye mücadelesinde yeni bir evrenin başlangıcı olarak değerlendirdi.

KKP tarafından yapılan yazılı açıklamada, anlaşmanın ne Rojava Kürdistan’ı halkının, ne Suriye Hükümeti’nin ne de Türkiye’nin beklentilerine tam olarak karşılık geldiği vurgulandı. Açıklamada, Türkiye ve desteklediği Şam Geçici Hükümeti’nin Kürt halkını siyasi, idari ve askerî kurumsal varlıktan yoksun bırakarak “bireysel entegrasyona” zorladığı, ancak bu dayatmanın kırıldığı ifade edildi.

“Bireysel entegrasyon dayatması boşa çıkarıldı”

KKP açıklamasında, Kürt halkını Selefi cihadist yapıların inisiyatifine bırakmayı amaçlayan planların başarısız olduğu belirtilerek, “Sömürgeci hevesler kursaklarda kaldı” denildi. Kürtlerin tümüyle savunmasız bırakılmasının hedeflendiği, ancak bu planın da boşa çıkarıldığı kaydedildi.

Açıklamada, Rojava Kürdistan’ının mevcut idari, askerî ve sosyal kurumlarıyla Suriye’nin güçlü bir bileşeni hâline gelemediği ifade edilirken, buna rağmen Kürtlerin artık idari, askerî ve siyasi olarak Suriye Devleti’nin bir bileşeni hâline geldiği vurgulandı. SDG’nin dört tugayla da olsa Suriye Ordusu içinde yer almasının önemli bir gelişme olduğu belirtildi.

Ulusal birlik ve kitlesel mobilizasyon vurgusu

KKP, anlaşma sürecinde milyonlarca Kürt’ün ulusal bayraklarıyla meydanlara çıkmasının önemli bir kazanım olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, bu kitlesel mobilizasyonun Kürt halkının uluslararası dost çevresini güçlendirdiği ve iki Kürdistan parçası üzerinden ulusal birliğin ilerletildiği ifade edildi. Bunun yalnızca Rojava Kürdistan’ı için değil, dört parça Kürdistan açısından da önemli bir gelişme olduğu belirtildi.

Rojava Kürdistan’ının, Esad rejiminin “Arap Kemeri” politikası nedeniyle daha önce parçalı hâle getirildiği hatırlatılan açıklamada, son gelişmelerle bu durumun ağırlaştığı ve bunun baş sorumlusunun Türkiye olduğu ifade edildi. Ancak bu durumun geçici olduğu savunularak, Efrîn, Girê Spî ve Serêkaniyê’den Kobanî, Hasekê, Qamişlo ve Dêrika Hemko’ya kadar Kürt kentlerinin coğrafi bütünlüğünün yeniden sağlanmasının önümüzdeki mücadelenin temel hedeflerinden biri olduğu vurgulandı.

“Bu bir son değil, uzun bir yürüyüşün başlangıcı”

KKP, Rojava Kürdistan’ında daha fazla can ve mal kaybının önlenmesi amacıyla Özerk Yönetimin müzakere ve diyaloğa dayalı çözüm arayışını desteklediğini açıkladı. Anlaşmanın nihai bir çözüm olmadığı belirtilerek, ademi merkeziyetçi bir Suriye’ye gidişin ilk adımlarının atıldığı savunuldu. Açıklamada, bu sürecin ilerleyen aşamalarında Dürzi ve Nusayri halklarının da benzer taleplerle sürece dahil olacağı ifade edildi.

Açıklamanın sonunda, Rojava Kürt siyasetinin mevcut kazanımlarla yetinmemesi gerektiği belirtilerek; Dürzi, Alevi ve Hıristiyan halklarla ilişkilerin güçlendirilmesi çağrısı yapıldı. Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile Rojava Kürdistan’ı arasındaki ilişkilerin stratejik düzeyde kalıcılaştırılması gerektiği vurgulandı.

KKP, Rojava Kürdistan’ındaki kazanımları ortadan kaldırmayı hedefleyen uzlaşmanın etkisinin, Kürt halkının kitlesel tepkisi ve uluslararası dayanışma sayesinde zayıflatıldığını belirterek, dört parça Kürdistan’daki ve diasporadaki halka ve dost güçlere teşekkür etti.

GIŞTÎ