Bahçeli’den süreç mesajı: Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplatısında çeşitli konulara değindi. Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefini vurgularken, sürecin sağduyu ve sabırla ilerlemesi gerektiğini belirtti.
Bahçeli, “Ramazan Bayramı ile bahar bayramının bir araya geldiği bu dönemde, çevremizde yaşanan şiddet ve kargaşa manzarasına rağmen, ulusal birlik ve kardeşliğimizin iç barış ve huzuru sağlamada en önemli güvence olduğunu bir kez daha anladık. Aramıza sokulmak istenen nifak tohumlarını yok etmek için azimliyiz ve birlikte hareket edeceğiz” şeklinde konuştu.
Kimlik siyaseti ve etnik çatışmaların sonuç vermediğini dile getiren Bahçeli, Meclis’te oluşturulan komisyonun önerileri doğrultusunda gerekli düzenlemelerin yapılacağına dikkat çekti. “Süreci hızlandırmanın bir anlamı yok” diyen Bahçeli, “Yola çıktık, hedefimiz terörsüz bir Türkiye ve bunu Allah’ın izniyle başaracağız” ifadelerini kullandı.
Demokratik ve hukuki düzenlemelerin titizlikle uygulanacağına inandığını belirten Bahçeli, bu süreçte yanlış anlaşmalara yol açacak ifadelerden kaçınılması gerektiğini vurguladı. “Bayram sonrasında kapsamlı reformlar birer birer hayata geçirilecektir. Anlaşmazlıklar peşinden koşmadan, toplumsal beklentilere uygun yasal adımlar atılacaktır” dedi.
“Terörsüz Türkiye”nin bir spor karşılaşması gibi geçici bir hedef olmadığını savunan Bahçeli, düşen tarafların asla olmayacağını söyledi. PKK ile aralarındaki mesafenin Türk milleti tarafından net bir şekilde belirleneceğini ifade eden Bahçeli, sabrın ve zamanın en etkili silahlar olduğunu da dile getirdi.
Bahçeli, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik sürdürdüğü haksız saldırıların 25. günü dolayısıyla komşu ülkelerin zor durumda olduğunu belirtti. Trump’ın ve İsrail Başbakanı’nın açıklamalarını eleştirerek, bu tür bir savaşın daha geniş bir alana yayılarak ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
Uluslararası topluma hitaben de değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, sıcak savaş ortamına yalnızca seyirci kalmanın yetersiz olduğunu ve her ülkenin, özellikle bazı İslam ülkelerinin, cesur bir duruş sergilemesi gerektiğini aktardı. “Asıl değişim, yönetim değişikliği İsrail’de olmalıdır. ABD Başkanı’nın gündeminde öncelikli olarak bu sorun yer almalıdır” dedi.
