Değerlendirmeye göre, küresel enerji piyasalarında yaşanan son jeopolitik gelişmeler ve arz belirsizlikleri, gaz fiyatlarında hızlı dalgalanmalara yol açarak Avrupa elektrik piyasalarını doğrudan etkiledi. Gazın birçok ülkede elektrik üretiminde “fiyat belirleyici” rol oynaması nedeniyle, arz veya fiyat şokları elektrik maliyetlerinin de hızla yükselmesine neden oluyor.
Elektrik fiyatları gaz piyasasına bağlı
Uzmanlar, Avrupa’da gazın elektrik üretimindeki payının bazı ülkelerde sınırlı olsa bile fiyat oluşum mekanizması nedeniyle tüm piyasayı etkileyebildiğini vurguluyor. Elektrik fiyatlarının çoğu zaman gaz santrallerinin marjinal maliyetine göre belirlendiği belirtilirken, bu durum gaz piyasasındaki oynaklığın tüketicilere doğrudan yansımasına neden oluyor.
Bu nedenle enerji sisteminin gaz fiyatlarına bağımlılığının azaltılması, enerji güvenliği açısından kritik görülüyor.
Yenilenebilir enerji kırılganlığı azaltıyor
Değerlendirmede, Avrupa’nın son yıllarda rüzgâr ve güneş enerjisindeki hızlı büyümesi sayesinde fosil yakıt kullanımını azaltmayı başardığına dikkat çekildi. Avrupa Birliği’nde elektrik üretiminin büyük kısmı artık düşük karbonlu kaynaklardan sağlanıyor.
Nitekim AB’de 2024 itibarıyla elektriğin yaklaşık yüzde 71’i temiz kaynaklardan üretildi; rüzgâr ve güneşin payı hızla artarken kömür ve gazın payı gerilemeye devam etti.
Uzmanlara göre bu dönüşüm, gaz fiyatı şoklarının etkisini azaltmada önemli rol oynasa da enerji sisteminin tamamen dayanıklı hale gelmesi için yenilenebilir kapasitenin daha da hızla artırılması gerekiyor.
Değerlendirmede, Avrupa’nın enerji güvenliğini güçlendirmek için üç temel adımın kritik olduğu vurgulandı:
- Rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımlarının hızlandırılması
- Elektrik şebekeleri ve depolama altyapısının güçlendirilmesi
- Enerji sisteminin daha esnek hale getirilmesi
Uzmanlara göre bu adımlar hem enerji maliyetlerini düşürebilir hem de gelecekteki enerji şoklarının ekonomik etkilerini sınırlayabilir.
Kaynak: Temiz Enerji
