Avrupa Birliği (AB) ile Avustralya arasında imzalanan yeni ticaret anlaşması, Avrupa Parlamentosu (AP) üyeleri ve çiftçiler arasında tartışmalara yol açtı. Eleştirmenler, bu anlaşmanın mevcut sorunlu Mercosur anlaşmasına ilave olarak hassas ürünlerin ithalatına kapı açtığını ve bazı AB ürünlerinin yeterince korunmadığını öne sürüyor.
AB’nin en etkili çiftçi lobi grubu olan Copa-Cogeca, Avustralya ile yapılan ticaret anlaşmasında verilen hakların Avrupa üreticilerini korumakta yetersiz kaldığını belirtti. Lobi, bu durumun “kabul edilemez” olduğunu vurguladı. Yapılan açıklamada, “Birbirini izleyen ticaret anlaşmalarının toplam etkisi göz önüne alındığında, bu tavizlerin kabul edilemez olduğu ortada. Avrupalı çiftçiler, etkili koruma önlemleri olmadan ticari serbestliğin maliyetini yüklenemez,” ifadelerine yer verildi.
Yeni anlaşma, bazı hassas ürünler için yıllık kotalar belirliyor. Buna göre, sığır eti için on yıl içinde toplam 30,600 ton, koyun eti için yedi yılda 25,000 ton, şeker için 35,000 ton ve pirinç için beş yıl içinde 8,500 ton kota tahsis edildi. Ancak Copa-Cogeca, bu rakamların halihazırda Mercosur ülkelerine tanınan 99,000 tonluk sığır eti kotasıyla birleştirileceği uyarısında bulundu.
Avrupa Komisyonu, ithalatta olası ani artış durumunda, yedi yıl boyunca geçici önlemler almayı öngören bir koruma mekanizması getirdi. Ancak çiftçi grubu bu önlemleri “sadece iletişim araçları” olarak değerlendirerek, piyasa krizlerinde bu mekanizmaların devreye girmesinin yavaş olacağını savundu.
Anlaşma, üye ülkelerin ve AP’nin onayını gerektiriyor. Bazı parlamenterler, anlaşmaya karşı olduklarını ifade etmiş durumda. Belçikalı çiftçi ve liberal AP üyesi Benoît Cassart, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in tek taraflı hareket ettiğini ve hassas sektörlerde ek ithalatla yüzleşeceklerini belirtti.
Anlaşma kapsamında 165 AB gıda ürünü ve 231 alkollü içecek “Coğrafi İşaret” (GI) koruması altına alındı. Ancak bazı ürünler için Avustralyalı üreticilere istisna getirildi; örneğin, Yunan “Feta” peyniri ve Fransız “Gruyère” peyniri, bu isimleri daha önce kullanan üreticiler tarafından kullanılmaya devam edebilecek.
İtalya’nın ünlü “Prosecco” şarabı üzerine gelen tepkiler de dikkat çekti. Bir AB yetkilisi, Avustralyalı üreticilerin iç piyasada “Prosecco” adını kullanmaya devam edeceğini, ancak 10 yıl sonra ihracatını durduracağını aktardı. İtalyan AP üyesi Carolina Morace, bu durumu “İtalyan kültürüne bir saldırı” olarak değerlendirerek, bu kararın sektörü zayıflatacağına dikkat çekti.
