ANASAYFAKÜRDİSTANFeyli Kürtler: 46 Yıldır Süren Soykırımın Gölgesinde Bir Halk

Feyli Kürtler: 46 Yıldır Süren Soykırımın Gölgesinde Bir Halk

Irak'ta Baas rejiminin 4 Nisan 1980'de başlattığı soykırım politikaları nedeniyle yüzbinlerce Feyli Kürt katledildi, yerinden edildi ve kimlikleri gasp edildi. 46 yıl sonra haklar hala iade edilmedi.

Rojnameya Newroz – Feyli Kürt soykırımının 46. yılı. Irak’ta Baas rejiminin 4 Nisan 1980’de başlattığı soykırım politikaları nedeniyle yüzbinlerce Feyli Kürt katledildi, yerinden edildi ve kimlikleri gasp edildi. Kürdistan Kızılayı’na göre 100 bin, Uluslararası Kızılay’a göre 400 bin, bazı kaynaklara göre ise 1 milyon 500 bin Feyli Kürt, sadece Kürt oldukları ve kimliklerine sahip çıktıkları için öldürüldü. Baas rejiminin 2003’te yıkılmasının ardından Irak yönetimi soykırımı resmen tanısa da, Feyli Kürtler halen maddi ve manevi tazminat haklarına kavuşabilmiş değil.

4 Nisan 1980: Soykırımın başlangıcı

Baas rejimi, 4 Nisan 1980’de Feyli Kürtlere ilişkin yayınladığı açıklamada “Bunları Irak’tan çıkarın ki Irak toprakları ve havası kirlenmesin” ifadelerini kullandı. Bu açıklamayla birlikte Feylilerin Irak’tan tehcir edilmesine başlandı. Feyli Kürtleri, o günden bu yana unutulmuş ve hakları gasp edilmiş bir halk olarak yaşamını sürdürmeye çalışıyor.

Baas rejiminin Feyli Kürtlere yönelik soykırımının 46’ncı yıl dönümünde yayımladığı mesajda Kürt lider Mesud Barzani, “Feyliler, eski Irak rejiminin kötü yönetimi altında acı çekmiş ve hiçbir hak tanınmamıştır. Binlerce gencin şehit edilmesi, kimliklerinin gasp edilmesi ve on binlerce Feyli Kürt ailesinin yerinden edilmesi, eski Irak rejimi tarafından Kürdistan halkına karşı yürütülen komplo ve insanlık dışı politikaların bir parçasıydı” dedi.

Zagros eteklerinde 5 bin yıllık tarih

Zagros eteklerinde yerleşik bir yaşam süren Feyli Kürtler, isimlerini ‘asil ve öz’ anlamı taşıyan ‘Peyli’ kelimesinden alır. Feyli Kürtlerinin çoğu İran, Doğu Kürdistan, Loristan, Tahran, Kirmaşan ve İlam’da yaşarken, bir kısmı ise Irak ve Güney Kürdistan’da bulunan Mendeli, Zirbatiye, Bedire, Cesan, Xaneqin, Bağdat, Kerkük, Koye, Emar ve Besra’da yaşıyor. Feyli Kürtlerinin nüfusuna ilişkin şu ana kadar bir sayım yapılmamış olsa da yapılan incelemelere göre sayılarının 3 milyonu geçtiği tahmin ediliyor.

Vatandaşlıktan kimlik gaspına: sistematik yok etme politikası

Irak devletinin kurulmasından sonra 1924’te çıkarılan bir kararla bir kişinin Irak yurttaşı olarak kabul edilmesi için birinci dereceden Iraklı olması gerekiyordu. Feyli Kürtleri Şii mezhebinden oldukları için dönemin iktidarları tarafından kabul edilmedi ve İran yurttaşı olarak tanımlandı. Baas rejimi Feyli Kürtlerinin desteğini kazanmak istedi ancak başarılı olamayınca Feyliler hedef haline geldi.

Devlet baskıları nedeniyle 1969-1972 yıllarında 50 bine yakın Feyli Kürt İran’a geçmek zorunda kaldı. 1979’da iktidara gelen Saddam Hüseyin, eşi Feyli olan yurttaşların eşlerinden boşanması için karar çıkardı. 4 Nisan 1980’de başlayan saldırılar 1990’a kadar devam etti. Feyli Kürtlerinin kimlikleri ellerinden alındı, mal ve mülklerine el konuldu. Saldırılardan sonra mal ve mülklerinin resmi belgeleri yok edilerek 11 ila 30 yaş aralığında olan 22 bin Feyli Kürt faili meçhule kurban edildi.

Yüzyıl sonra tekrar Irak vatandaşı

Irak Baas rejiminin çökmesinden sonra 2006 yılında 666 sayılı yasaya göre Feyli Kürtlerinin kimliği tanındı. Ancak Feyli Kürtleri, vatandaşlıklarının ellerinden alınmasından yaklaşık 100 yıl sonra ilk kez, Irak genelinde 20 Kasım 2024’te gerçekleştirilen nüfus sayımında resmi olarak Irak vatandaşı olarak kaydedildi ve yabancı uyruklular kayıt defterinden çıkarıldılar.

Ancak Feyli aktivist ve siyasetçiler, vatandaşlığa iade işlemlerinin tamamlanmadığını belirtiyor. Ali Ahmed Feyli, “Vatandaşlığını tekrar elde eden Feylilere, diğer Irak vatandaşlarından farklı renkte kimlik veriliyor. Farklı renkte kimlik uygulaması, tam olarak bir ayrımcılıktır ve Feylilere yapılan ayrımcılık günümüze kadar devam ediyor” diyor.

Dil ve kimlik mücadelesi

Bağdat’ın Kifah Mahallesi’nde, nüfusunun çoğunluğunu Feyli Kürtlerin oluşturduğu bölgede, halk sık sık kimlik ve dil üzerine sorularla karşılaşıyor. Araplaştırma politikaları, göçler ve Kürtler üzerindeki çeşitli baskılar, dilin kaybolmasına doğrudan etki etmiş olsa da hâlâ bir kısmı dilini yaşatıyor.

Rizgar adında bir kadın, “Tanrı onları Kürt olarak yarattı; çocuklarımızın Kürt kimliğini unutmamasını istiyorum” diyor. Abbas Latif ise “Dil kimliğimizdir ve en korunması gereken şeydir” ifadelerini kullanıyor.

‘İki taraftan bedel ödüyoruz’

Independent Türkçe’ye konuşan Feyli Kürt gazeteci ve aktivist Zeynep Hüseyin Musa Han, “Feyli Kürtlerine yönelik kitlesel katliamın üzerinden 41 yıl geçmesine rağmen halen uğradığımız acılar tazmin edilmedi. Kürt ve Şii mezhebinde olmamız nedeniyle tarihten dönemsel olarak birçok katliama maruz kaldık. Kimse de bu duruma dur demedi” diyor.

Zeynep Hüseyin, defalarca göçe zorlandıklarını dile getirerek, “Irak Kürdistan Bölgesi’nin 2017 yılında gerçekleştirdiği bağımsızlık referandumuna destek verdiğimiz için Saddam döneminde maruz kaldığımız baskılar bu dönemde tekrarlandı” ifadelerini kullandı.

Siyasi temsil ve hak mücadelesi

Feyli Kürtler, Irak Parlamentosu’nda kota ile temsil ediliyor ancak IKB Parlamentosu’nda sandalyeleri bulunmuyor. IKB Diyanet İşleri Bakanlığı bünyesinde Yahudi, Bahai, Kakai, Zerdeşt ve Ezidi temsilcilikleri bulunurken, Feyli Kürtlerin temsilciliği bulunmuyor.

Irak Başbakanı Muhammed Şiya Sudani, 2 Nisan 2025’te yaptığı açıklamada 2 Nisan gününü “Feyli Şehitleri Günü” olarak ilan etti. Bu karar, Feyli Kürtlerin uzun yıllardır süren hak mücadelesinde sembolik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Enfal’in ilk kurbanları

Araştırmacı Casım Rênas’ın aktardığına göre, Enfal operasyonlarının amaçlarından birisi de Kürt kimliğini tahrip etmekti. Enfal denilince akla hemen toplu mezarlar gelse de Enfal aynı zamanda ailelerin parçalanmasıdır. Dr. Şükriye Resul, “Rejimin insanlık dışı, vahşi uygulamalarına baktığımızda, kadınlara düşen payın daha fazla olduğunu görürüz. Rejim, işkence, baskı ve zulmün yanı sıra, kadınların namusuna göz uzatarak onlara psikolojik işkence yapmış, eşlerini ve oğullarını ellerinden alıp yok etmiş ve böylece aileleri parçalayıp dağıtmıştır” diyor.

Feyli Kürtlerin yakın tarihte iki kez sürgün ve etnik tasfiye hareketine maruz kaldığını belirten Resul, Irak hükümetlerinin Kürt sorunu nedeniyle komşu ülkelerle ilişkileri bozulduğunda yaptıkları ilk işlerden birinin Feyli Kürtlere saldırmak ve onları zorla İran’a sürmek olduğunu vurguluyor.

AKTÜEL