ANASAYFADÜNYAZengezur Koridoru 

Zengezur Koridoru 

İran, bu koridoru ulusal güvenliğine tehdit olarak görüyor. Bu koridor öncelikle İran ile Ermenistan arasındaki iletişim ve ulaşım bağını kesiyor. Artık İran'ın karadan Okyanus ötesinden yeni bir komşusu oldu.

İran ve Kürdistan’ın kuzey kesimleri, 19. yüzyılın ilk çeyreğinde, 1813 Gülistan ve 1828 Türkmençay Antlaşmalarıyla Çarlık Rusya’sının denetimi altına girmiştir. Bu kesimler, Orta Çağ’da Revvadi (955-1071) ve Şeddadi (951-1174) devletlerinin egemen olduğu topraklardır. Bu bölgede, 1923-1929 yılları arasında Kızıl Kürdistan (Kurdistana Sor) yer almıştır. 

Ermenistan-Azerbaycan anlaşmazlığının temel nedenlerinden biri, Kızıl Kürdistan Özerk Bölgesi üzerindeki iddialarıdır. Her iki devlet de Kürt topraklarına sahip olmak için mücadele ediyor. Bu durumda akla şu sorular geliyor: Neden Kürtler bu süreçte yok? Güçlü bir Kürt özerkliği olsaydı, Stalin Kürtleri sürgün edebilir miydi? Laçin, Kelbecer, Zengilan, Kubatlı, Cebrail ve Zengezur gibi şehirlerde Kürtler yaşamlarını sürdürselerdi, Ermenistan ve Azerbaycan Kürt toprakları üzerinde böylesine çekişebilirler miydi? Bu tür haksızlıkların yaşanmasını engellemek için Kürtlerin de benzer bir siyasal yapıya ihtiyacı yok mu? (İsmail Beşikçi) 

Günümüzde ABD’nin de müdahil olduğu Güney Kafkasya’daki Zengezur Koridoru kavgası, aslında Kızıl Kürdistan topraklarının paylaşılamaması kavgasıdır. 

ABD Başkanı Donald Trump, 8 Ağustos’ta Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ı Beyaz Saray’da bir araya getirerek Zengezur Koridoru’nu görüştü. Bu görüşmede Zengezur Koridoru ile ilgili bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşmayla Azerbaycan, karayolu ve demiryolu ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ve Türkiye’ye ulaşım sağlayabilecek. 

Bu ABD projesiyle Rusya, Çin ve İran devre dışı bırakıldı ve Türkiye pasifize edilerek Hazar Denizi’ni Akdeniz’e ve Basra Körfezi’ne bağlayan bir stratejik ulaşım ve iletişim ağı oluşturuldu. Bu ağ; Türkiye, Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan ve diğer Türkî cumhuriyetleri arasındaki ticaret, enerji ve insan akışını kolaylaştıracaktır. 

AGİT Minsk Grubu’nun Feshedilmesi 

AGİT Minsk Grubu, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki Karabağ sorununun çözümü için 1992 yılında Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı tarafından kurulmuştur. 

AGİT Minsk Grubu’nun eş başkanları ABD, Fransa ve Rusya’dan oluşuyordu. Üyeleri arasında Almanya, Belarus, İtalya, Portekiz, Hollanda, Finlandiya, İsveç, Türkiye ve sorunun tarafları olan Ermenistan ve Azerbaycan yer alıyordu. Grubun genel sekreterliğini Feridun Sinirlioğlu yürütüyordu. 

2024 yılında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan-Azerbaycan çatışmasının geçmişte kaldığını ve AGİT Minsk Grubu’nun feshedilmesinin zamanı geldiğini söyledi. 

Güney Kafkasya konusunda ABD ve AB ülkeleri arasında fikir ayrılığı vardı. ABD, AB ülkelerini Güney Kafkasya’da devre dışı bıraktı. ABD, bu anlaşmayla Zengezur Koridoru’nun işletme haklarını 2125 yılına kadar aldı ve bu süreyi daha da uzatabilme yetkisini de kazandı. Artık ABD’nin Güney Kafkasya’da da toprağı vardır. 

Türkiye’nin Durumu 

Minsk Grubu ile birlikte Türkiye de tasfiye edildi. Türkiye, Azerbaycan için “İki devlet, tek millet” söylemini kullanıyordu ve savaşta Azerbaycan’ı desteklemiştir. Tüm bunlara rağmen Türkiye dışarıda tutuldu. Artık Türkiye, ABD ile de sınır komşusu oldu. 

Rusya’nın Durumu 

ABD stratejik olarak Rusya’nın hinterlandına yerleşti ve Rusya’nın hareket alanını daralttı. Bu projeyle Rusya ve İran’ı karadan ablukaya aldı. ABD artık kendisini Kafkasya’nın güvenliğinden de sorumlu görüyor. Kafkas ülkeleri, Rus etkisinden ve tehdidinden kurtulmak istiyorlar. 

İran’dan “İzin Vermeyiz” Tehdidi 

İran, bu koridoru ulusal güvenliğine tehdit olarak görüyor. Bu koridor öncelikle İran ile Ermenistan arasındaki iletişim ve ulaşım bağını kesiyor. Artık İran’ın karadan Okyanus ötesinden yeni bir komşusu oldu. Bu tehlikeyi gören İranlı yetkililer, bu anlaşmaya tepki gösterdiler. 

İran’ın dini lideri Hamaney’in danışmanı Ali Ekber Velayeti, yaptığı açıklamada, “Güney Kafkasya, Trump’ın kiralayabileceği sahipsiz bir yer değil,” dedi. Ayrıca bu koridorun bölgenin jeopolitik dengesini değiştireceğini ve Ermenistan’ı parçalamaya yönelik olduğunu savundu. “NATO’nun İran’ın kuzey sınırlarına yaklaşmasına izin vermeyeceğiz,” diyerek “Rusya olsun ya da olmasın ABD’nin bu projesini engelleyeceğini” belirtti. 

İran aslında Ermenistan’ın bölünmesinden çok, kendisinin bölünmesinden korkuyor. Bir gün buradan kendisine karadan askerî bir operasyon yapılmasından kaygılanıyor. Velayeti, bu projenin NATO ve “bazı Pan-Türkist hareketler” tarafından da desteklendiğini iddia ediyor. 

Sonuç 

Sonuç olarak Kafkasya’da yeni bir denklem kuruldu. Türkiye bu projeden tasfiye edilse de stratejik olarak ticari ve asırlardır vazgeçmediği, hep gündemde tuttuğu “Pan-Türkist” projesiyle bir kez daha kazançlı çıkıyor. İran’ı artık zor günler bekliyor. Rusya’nın bir kez daha karizması çizildi ve Kafkasya’daki etkisi sınırlandırıldı. Ermenistan, kendi toprağı olan Zengezur’un yönetiminde devre dışı bırakıldı. Ekonomik darboğazdan dolayı bu haksızlığı sineye çekmek zorunda kaldı. ABD ise bir kez daha dünyayı dizayn eden yegane güç olduğunu ispatladı. 

Yazarın diğer makaleleri… 

AKTÜEL