Site icon Rojnameya Newroz

GENÇ İŞÇİLER, ÖRGÜTLENELİM!

Nüfusun genç ortalaması ya işsiz ya da sanayide, turizm, inşaat ve tarım gibi mevsimlik işlerde, AVM’lerde, mağazalarda, plazalarda vb. üretim alanlarında işçi… Kimisi mavi yakalı kimisi ise beyaz yakalı… Kimisi taşeronda kimisi sözleşmeli öğretmen kimisi ise kadrolu… Ama mavisi de beyazı da kadrolusu da taşeronu da kapitalizmin sömürü çarklarında geleceksizlik içerisinde kıvranıyor.

Yaşar Kazıcı / Yazarın diğer makaleleri için tıklayınız

İstatistik veriler genç nüfusun; uzun süredir yeni sektörlerin de oluşmasıyla alabildiğine işçileştiğini gösterirken aynı nüfusun sendikalaşma, örgütlenme oranının ise tam aksine düşük olduğunu gösteriyor. Kuşkusuz sendikasızlaşma; işçi sınıfına karşı uygulanan genel bir politika ancak genç işçilerin sınıf bilinciyle davranıp, ekonomik ve sosyal haklar mücadelenin en önemli aracı olan sendikalar meselesini 21. yüzyıla uygun bir zeminde tartışma ihtiyacı var. Mevcut sendikalar yetersiz olsa da; çalışma koşulları ve haklar boyutuyla sendikasız çalışma alanlarından yine de bir adım önde olduğunu bilmekteyiz. Sendikaların eskiye oranla hak alma mücadelelerindeki yerinin geriye düşüşü ancak sendikalara gençlik aşısı yaparak aşılabilir.

Yeni işçi kuşağı bir yandan çalışma yaşamında patronların uygulamalarına karşı üretimde denetim hakkını savunup gerçekleştirmeli diğer yandan da sendikaların gerçek bir sendikaya dönüşebilmesi için üyesi olacakları sendikalarda tabandan gelişen güçlü bir işçi denetimini açığa çıkarmalıdır.

1 Mayıs 2020’yi pandemiye rağmen üretime zorlandığımız, evde kalamayıp iş yerlerine gönderildiğimiz, çalışma arkadaşlarımızın canından olduğu, ücretsiz izin uygulamasıyla sefalete rıza göstermemizin istendiği, uzun mesailerin dayatıldığı koşullarda ve örgütsüz bir şekilde karşılıyoruz. Örgütlenmenin çalışma yaşamında sosyal ve ekonomik hakların kazanılmasında, patron keyfiyetinin önüne geçilmesinde ne kadar önemli olduğunu dünyadaki işçi mücadelelerinden görebiliyoruz. Ancak bunun tam tersi koşullarda ise işçilerin insan yerine koyulmayıp ölüme gönderildiği, her şeyin sermayenin çarkları dönsün diye planlandığı ve bu planlama da bize düşenin ise ya açlık ya da virüse yakalanma olduğu çok açıktır.

Genç işçiler, yaşamlarının en enerjik, en aktif zamanı olan bu yaş aralığında patronlar daha fazla kazansın diye değil yeni bir yaşam, yeni bir düzen kurulsun diye tüm sınıfa öncülük etme sorumluluğuyla karşı karşıyadır. Bu aynı zamanda gelecek kuşaklara iyi şeyler bırakmanın tek geçerli yoludur.

1 Mayıs’ın en acil ve en güncel parolası; örgütlenmektir!

Yurtsever Sosyalist İşçi – Sayı:4

Bültenin PDF formatı için buraya tıklayın

Exit mobile version