DESTPÊKYAŞAMUNICEF 2025 raporu: Çocuk yoksulluğu, çatışma ve beslenme krizi milyonlarca çocuğu hedef...

UNICEF 2025 raporu: Çocuk yoksulluğu, çatışma ve beslenme krizi milyonlarca çocuğu hedef alıyor 

UNICEF 2025 raporu, çocuk yoksulluğunu beslenme yetersizliği ve çatışmalarla birlikte küresel bir kriz olarak tanımlıyor.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), çocuk yoksulluğu ve bunun üzerinde derin etkileri olan küresel krizleri değerlendiren 2025 raporunu yayımladı. The State of the World’s Children 2025: Ending Child Poverty – Our Shared Imperative başlıklı rapor, dünya genelinde çocukların ekonomik, sağlık ve beslenme alanlarında derin yoksunluklarla karşılaştığını ortaya koyuyor. Bu yoksunluklar, aynı zamanda savaş, iklim krizi ve artan eşitsizliklerle iç içe geçerek çocukların yaşam haklarını tehdit ediyor.  

Çok boyutlu yoksulluk ve hak ihlalleri 

UNICEF verilerine göre, düşük ve orta gelirli ülkelerde her beş çocuktan biri, günlük yaşamları için hayati önemdeki en az iki alanda ciddi mahrumiyet yaşıyor. Bu alanlar arasında eğitim, sağlık, barınma, sanitasyon, su ve beslenme yer alıyor. 118 milyon çocuk üç veya daha fazla yoksunlukla karşı karşıya kalırken, 17 milyon çocuk ise dört veya daha fazla temel ihtiyaçtan mahrum.  

Çocuk yoksulluğu aynı zamanda çocuk haklarının temel ihlallerinden biri olarak değerlendiriliyor; çünkü çocukların sağlıklı büyüme, eğitim ve yaşam güvencesi gibi evrensel hakları doğrudan etkileniyor. UNICEF, gelişim ve öğrenme süreçlerinin zarar görmesinin yanı sıra, bu çocukların daha zayıf sağlık profilleri ve olumsuz psikososyal sonuçlarla karşı karşıya kaldığını vurguluyor.  

Açlık ve yetersiz beslenme kritik boyutta 

Raporda, ekonomik yoksulluğun bir boyutu olarak beslenme yetersizliği de öne çıkıyor. Dünya genelinde milyonlarca çocuk açlıkla mücadele ediyor; özellikle düşük gelirli ailelerde çocukların yeterli ve dengeli beslenememesi, büyüme ve gelişme süreçlerinde kalıcı izler bırakıyor. UNICEF’in başka çalışmaları, dünya çapında 181 milyon çocuğun 5 yaş altı yaş grubunda şiddetli açlık ve beslenme yoksulluğu yaşadığını, bu çocukların yaşamını tehdit eden malnütrisyon riskiyle karşı karşıya kaldığını gösteriyor.  

Bu beslenme eksikliği aynı zamanda çocukların bağışıklık sistemini zayıflatıyor, hastalıklara karşı daha savunmasız hâle getiriyor ve okul başarısını olumsuz etkiliyor. UNICEF uzmanları, açlık ve sağlıksız beslenmenin sonuçlarının sadece bugün değil, gelecek nesiller üzerinde de derin etkiler bıraktığını belirtiyor.  

Çatışmalar ve çocukların kırılgan durumu 

UNICEF’in raporu, bugün dünya çocuklarının yaklaşık %19’unun çatışma bölgelerinde yaşadığını ve bu durumun yoksulluk ile beslenme krizini daha da derinleştirdiğini kaydediyor. Savaş alanlarında kamu hizmetlerinin aksaması, sağlık ve eğitim hizmetlerine erişimin kesintiye uğraması gibi sonuçlar çocukların yaşam koşullarını daha da zorlaştırıyor.  

Öte yandan açlık ve yetersiz beslenmenin coğrafi bağlamda etkileri Gazze gibi sürekli çatışma bölgelerinde dramatik biçimde hissediliyor. Örneğin Birleşmiş Milletler raporları, bu bölgelerdeki çocukların akut malnütrisyon oranlarının hızla arttığını ve insani yardım erişiminin sınırlı olduğunu gösteriyor.  

UNICEF, rapor ile dünya liderlerine çocuk yoksulluğunu sona erdirmek için kapsamlı sosyal koruma ağlarını genişletme, sağlıklı beslenme programlarını güçlendirme ve özellikle çatışma bölgelerinde insani yardıma kesintisiz erişim sağlama çağrısı yaptı. 

Rojnameya Newroz 

GIŞTÎ