İnternet yayıncılığının temel dayanaklarından biri olan tıklanma ve arama trafiği modeli çözülüyor. Reuters Gazetecilik Çalışmaları Enstitüsü kıdemli araştırmacısı Nic Newman’a göre, yayıncıları ayakta tutan trafik çağının sonuna girildi ve bu dönüşüm medya sektörü için ciddi bir kırılma anlamına geliyor.
Reuters Enstitüsü’nün 51 ülkeden 280 üst düzey medya yöneticisinin görüşlerine dayanan yeni raporu, arama motorları üzerinden haber sitelerine gelen trafiğin önümüzdeki üç yıl içinde ortalama yüzde 43 oranında azalacağına yönelik güçlü bir beklenti olduğunu ortaya koyuyor. Yapay zekâ özetleri, sohbet botları ve arama algoritmalarındaki değişim, okurun habere ulaşma biçimini köklü biçimde dönüştürüyor.
Yapay zekâ arama trafiğini eritiyor
Chartbeat verilerine dayanan ve 2 bin 500’den fazla haber sitesini kapsayan analizler, yalnızca son bir yıl içinde küresel ölçekte Google aramalarından gelen trafiğin yüzde 33 düştüğünü gösteriyor. Bu oran ABD’de daha da yüksek. Yaşam tarzı, magazin ve seyahat içerikleri bu düşüşten en sert etkilenen alanlar olurken; canlı yayınlar ve anlık gelişmelere odaklanan haberlerin, yapay zekâ özetlerine karşı görece daha dirençli olduğu belirtiliyor.
Raporda, Google’ın yapay zekâ destekli “AI Overviews” özelliğinin ABD’de arama sonuçlarının yaklaşık yüzde 10’unda en üstte yer aldığı ve hızla diğer ülkelere yayıldığına dikkat çekiliyor. Kullanıcılar, birçok sorusunun yanıtını artık sayfalara tıklamadan, arama ekranında veya sohbet botları üzerinden alıyor.
Haber markaları devre dışı mı kalıyor?
Nic Newman, yapay zekâ sohbet botlarının bilgiye hızlı erişim sağladığını kabul ederken, bunun haber markalarını ve gazeteciliği görünmez kılma riski taşıdığı uyarısında bulunuyor. Newman’a göre, tıklanmaya dayalı model çözülürken güvenilir haber, uzman analizi ve güçlü editoryal anlatı hâlâ kritik öneme sahip; ancak bu değer artık “trafik” üzerinden değil, doğrudan okurla kurulan ilişki üzerinden korunabiliyor.
ChatGPT gibi araçlar üzerinden medya sitelerine yönlendirmelerin arttığı ifade edilse de bu trafiğin hâlâ “ihmal edilebilir düzeyde” olduğu vurgulanıyor. Bu durum, yayıncıların yapay zekâ platformlarından kısa vadede ciddi bir telafi bekleyemeyeceğini gösteriyor.
Gazeteciler içerik üreticisine mi dönüşüyor?
Rapora göre medya şirketleri, yalnızca tıklanma peşinde koşan modellerden uzaklaşarak abonelik, sadık okur ve doğrudan ilişki odaklı stratejilere yöneliyor. Aynı zamanda kısa video ve sesli içeriklerin hızlı yükselişiyle birlikte YouTube ve TikTok gibi platformlara yatırım adeta bir yarışa dönüşmüş durumda.
Ankete katılan medya yöneticilerinin dörtte üçü, 2026 itibarıyla gazetecilerinden daha çok “içerik üreticisi” gibi davranmalarını beklediklerini söylüyor. Yöneticilerin yarısı ise içerik dağıtımı için bağımsız üreticilerle işbirliği planlıyor. Bu tablo, klasik haber merkezi kültürünün ciddi bir dönüşüm baskısı altında olduğunu gösteriyor.
Siyaset de geleneksel medyayı baypas ediyor
Raporda dikkat çekilen bir diğer başlık ise siyasetin sosyal medyaya yönelmesi. İngiltere’de Downing Street’in, Başbakan Keir Starmer’ın özellikle Z kuşağına ulaşmak için geleneksel medyayı dolanarak sosyal medyayı daha aktif kullandığı belirtiliyor. Kampanyacı Anna Whitehouse (Mother Pukka) ile kişisel finans içerik üreticileri Cameron Smith ve Abi Foster gibi isimlerin son dönemde üst düzey bakanlara doğrudan erişim sağlaması, bu eğilimin somut örnekleri arasında yer alıyor.
Uzmanlara göre bu tablo, medyada yalnızca teknolojik değil; aynı zamanda demokratik temsil, kamusal tartışma ve gazeteciliğin geleceği açısından da yeni ve kritik soruları gündeme getiriyor.
