DESTPÊKCÎHANTayland–Kamboçya Sınırında Çatışmalar Dördüncü Gününde: Tarihi İhtilaf Yeniden Alevleniyor 

Tayland–Kamboçya Sınırında Çatışmalar Dördüncü Gününde: Tarihi İhtilaf Yeniden Alevleniyor 

“Aralık 2025’te Tayland–Kamboçya sınırında yeniden patlak veren çatışmalar, tarihi sınır anlaşmazlığı ve insani kriz boyutuyla sürüyor. Son durumu, sivil kayıpları ve uluslararası tepkileri bu haberde derledik.”

Sınırda Çatışmalar Yeniden Şiddetlendi 

Tayland Kamboçya sınır çatışması derinleşiyor. Tayland ile Kamboçya arasında uzun yıllardır devam eden sınır anlaşmazlığı, Aralık 2025’in ilk günlerinde yeniden şiddetli çatışmalara dönüştü. Sınır boyunca dört gündür süren çatışmalar hem askeri hem de sivil kayıplara yol açıyor. Üstelik olaylar, tarihî arka planıyla birleşince, iki ülke arasında daha derin ve kalıcı bir krize işaret ediyor. Son günlerde artan gerilim, bölgede yaşayan yüz binlerce insanı doğrudan etkiliyor ve bölgesel dengeleri sarsıyor. 

Sınır hattında yaşanan son çatışmalar, özellikle Ta Muen Thom ve Preah Vihear çevresindeki tartışmalı bölgelerde yoğunlaşıyor. Bu alanlar, yalnızca stratejik konumları nedeniyle değil, aynı zamanda Khmer İmparatorluğu’ndan kalma kültürel miraslarıyla da kritik öneme sahip. Dolayısıyla hem askeri hareketlilik hem de kültürel yapıların zarar görme riski, çatışmanın boyutlarını daha da derinleştiriyor. 

Öte yandan iki ülke de karşı tarafı sivilleri hedef almakla suçluyor. Tayland ordusu, Kamboçya birliklerinin topçu saldırılarıyla köyleri vurduğunu iddia ederken; Kamboçya yetkilileri, Tayland hava kuvvetlerinin sınır köylerine yönelik bombardımanında sivillerin hayatını kaybettiğini aktarıyor. Bu karşılıklı suçlamalar, ateşkes ihtimalini zayıflatıyor ve tansiyonu her geçen saat artırıyor. 

İnsani Kriz Derinleşiyor 

Çatışmaların insani etkisi giderek büyüyor. Son dört gün içinde her iki taraftan yüz binlerce sivil evlerini terk ederek güvenli bölgelere sığındı. Birçok yerleşim biriminde okullar eğitimi durdurdu, sağlık merkezleri tahliye edildi. Böylece bölgede ciddi bir insani kriz ortaya çıktı. Özellikle çocuklu aileler, tapınaklara, geçici kamplara ve pagodalara sığınmak zorunda kalıyor. Bu durum, krizin sadece askeri değil, aynı zamanda sosyal ve insani bir boyut kazandığını gösteriyor. 

Bölgedeki gerilim aslında yeni değil. Tayland ve Kamboçya arasındaki sınır, 1907’de Fransız sömürge yönetimi döneminde hazırlanan haritalara dayanıyor. Ancak söz konusu haritalar, sınır çizgilerinin bazı bölümlerinde belirsizlikler içeriyor. Bu belirsizlik, 20. yüzyıl boyunca ikili ilişkilerde defalarca krize neden oldu. 

1962 ve 2013 yıllarında Uluslararası Adalet Divanı’nın (ICJ) Preah Vihear Tapınağı konusunda verdiği kararlar bile tüm sorunları çözmeye yetmedi. Mahkeme, tapınağın Kamboçya’ya ait olduğuna hükmetse de çevresindeki toprakların kime ait olduğuna dair net bir sınır çizmedi. Bu eksiklik, bugüne kadar süren ihtilafın temelini oluşturuyor. 

Dolayısıyla bugün yaşanan gerilimin kökleri, yalnızca askerî hareketliliğe değil, aynı zamanda tarihsel belirsizliklere dayanıyor. İşte bu nedenle çatışmalar sık sık tırmanıyor ve ateşkesler çoğu zaman kısa süreli oluyor. Sınırın belirli noktalarındaki kontrol üstünlüğü, iki ülke için hem siyasi hem de stratejik bir prestij meselesine dönüşmüş durumda. 

Uluslararası Tepkiler ve Bölgesel Riskler 

Bugünkü çatışmaların uluslararası yansıması da büyüyor. ABD Başkanı Donald J. Trump, iki liderle görüşerek arabuluculuk yapacağını açıkladı. Ancak bu girişimin ne kadar etkili olacağı belirsizliğini koruyor. Önceki yıl benzer bir açıklama yapmasına rağmen ateşkes yalnızca geçici olmuş ve taraflar yeniden sert bir dille karşı karşıya gelmişti. Bu nedenle uluslararası toplum, gerilimin kalıcı bir çözüme kavuşması için daha kapsamlı, uzun vadeli bir diplomatik sürecin devreye girmesi gerektiğini savunuyor. 

Yaşanan olaylar sadece siyaset ve diplomasi açısından değil, bölgedeki kültürel miras açısından da ciddi tehdit oluşturuyor. UNESCO koruma listesinde yer alan tapınakların çevresinde ağır silahlar kullanılıyor ve tarihi yapıların zarar görme ihtimali büyüyor. Bu nedenle hem Kamboçya hem Tayland kamuoyunda çatışmaların kültürel bir kayba dönüşebileceği endişesi giderek artıyor. 

Sonuç olarak Tayland–Kamboçya sınırındaki çatışmalar, tarihsel kökleri olan, insani etkileri genişleyen ve diplomatik çözümü zor bir krize dönüşmüş durumda. Çatışmaların durması için hem siyasi irade hem de uluslararası arabuluculuk gerekli olsa da, kalıcı bir barış ancak sınırın net şekilde belirlenmesi ve kültürel mirasın ortak bir yaklaşımla korunmasıyla mümkün görünüyor. Fakat mevcut tablo, iki tarafın da geri adım atmaya niyetli olmadığını gösteriyor. Bu nedenle bölge, önümüzdeki günlerde daha büyük bir çatışma riskiyle karşı karşıya kalabilir. 

Rojnameya Newroz 

GIŞTÎ