DESTPÊKGIŞTÎBINPÊKIRINÊN MAFÊTAHİR ELÇİ CİNAYETİ: 10 YILDA NELER YAŞANDI? 

TAHİR ELÇİ CİNAYETİ: 10 YILDA NELER YAŞANDI? 

Diyarbakır Barosu eski Başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesinin üzerinden 10 yıl geçti. Davada hiçbir sanık ceza almadı ve pek çok karanlık nokta aydınlatılmadı. 

Avukat Tahir Elçi, Diyarbakır Barosu Başkanı iken 28 Kasım 2015 tarihinde yaptığı bir basın açıklaması sırasında başından vurularak öldürüldü. 10 yıl önce Diyarbakır’ın Sur ilçesinde, kentin sembollerinden Dört Ayaklı Minare önünde güvenlik güçleri ile PKK’lılar arasında çıkan silahlı çatışma sırasında öldürülen Tahir Elçi, faili meçhul dosyaların aydınlatılması için verdiği hukuk mücadelesiyle biliniyordu. 

Ancak Elçi’nin öldürülmesi de şu an için “faili meçhul” olarak kaldı. Elçi’nin öldürülmesine ilişkin davada karar 12 Haziran 2024’te çıktı. Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, biri ihraç edilmiş üç polisin tutuksuz, cinayetin yaşandığı sokağa ateş ederek giren PKK’lı Uğur Yakışır’ın ise firari olarak yargılandığı davada polisler beraat etti. “İki polisi öldürme” ve “ülke birliğini ve bütünlüğünü bozmak” suçlarından üç kez ağırlaştırılmış müebbet ve 45 yıl hapis cezasıyla yargılanan Yakışır’ın dosyası ise Elçi cinayeti davasından ayrılmıştı.  

Sanıklar hakkında beraat kararı verilmesinin ardından Elçi ailesinin avukatları bu yılın Ocak ayında istinaf başvurusu yaptı ancak Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi, istinaf başvurusunu esastan reddetti. Bunun üzerine dava Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşındı. Dosyanın AYM’deki incelemesi devam ediyor. 

İddianame 4,5 yılda hazırlandı 

Cinayete ilişkin iddianame dört buçuk yılda hazırlandı. Uzun süre sürüncemede bırakılan soruşturma dosyası Diyarbakır Barosu’nun Londra Üniversitesi Adli Mimarlık Bölümü’ne hazırlattığı raporun ardından tamamlandı.  

Raporda olağan şüpheli olarak gösterilen üç polis ve ateş ederek sokağa giren Uğur Yakışır hakkında dava açıldı. İddianamede, sanıkların hangisinin Elçi’nin ölümünden sorumlu olduğunun tespitinin imkânsız, ancak her üç polisin de kuvvetli suç şüphesi altında olduğu ifade edildi. İddianameyi kabul eden Diyarbakır 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi davanın başka şehre nakledilmesini istedi ama Adalet Bakanlığı bu talebi reddetti. 

Raporda, Elçi’nin hayatını kaybetmesine neden olan kurşunun üç polisten birinin silahından çıktığı tespiti yer aldı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, üç polis hakkında kovuşturma başlattı. 

20 Mart 2020’de tamamlanan iddianamede, polisler M. S., F. T. ve S. T. hakkında “bilinçli taksirle ölüme neden olmak” suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Dava ise 21 Ekim 2020’de başladı. 

Soruşturma sürecindeki eksiklikler 

Elçi ailesinin avukatları, etkili soruşturma yürütülmediğini ve delillerin toplanmadığını belirterek pek çok kez soruşturma sürecindeki eksikliklere dikkat çekti. Diyarbakır Barosu’nda soruşturmayı takip etmek için kurulan komisyonda görev yapan Avukat Gamze Yalçın, 83 parça delilin çoğunun toplanamadığın ifade etti. Elçi’nin ölümüne neden olan merminin çekirdeği de bulunamadı. 

Cinayetin karanlıkta kalan noktalarından biri kamera görüntüleriydi. Onlarca kamera olmasına rağmen vurulma anının görüntüsü bulunamadı. Ayrıca polis kamerası kaydında Elçi’nin vurulma anına denk gelen 13 saniye, PTT güvenlik kamerasında da 17 dakika kesinti yapıldığı tespit edildi. Dosyadaki belgeyi inceleyen avukatlar, ardışık şekilde numaralandırılan görüntülerin bir kısmının silindiğini belirledi. 

Soruşturma sürecinde Elçi’nin vurulduğu Yıkıkkaya Sokak’ta bulunan Mardin Kebap Evi isimli işyerinin güvenlik kamerası kayıtlarına el konulmuştu. Yapılan incelemede dükkânın içini gösteren üç kameranın çalıştığı tespit edilirken Elçi’nin vurulduğu sokağı gören dördüncü kamera ise açılamadı. 

23 Haziran 2017 tarihinde tamamlanan ve soruşturma sürecinde avukatların sürekli dosyaya getirilmesini istedikleri, mülkiye ve polis müfettişlerinin hazırladığı rapor dosyaya 2022’de girdi. Raporda, Elçi cinayetinin önceden tasarlanmış bir eylem olmadığı ifade edildi. 

Mahkeme ara kararını 5 Temmuz 2023’te açıkladı. Elçi ailesinin; olay yerinde keşif yapılması, mülkiye ve polis başmüfettişleri ile polislerin yanı sıra olay yerindeki Güvenlik Şube Amiri ve dönemin başbakanı olan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun tanık olarak dinlenmesi yönündeki taleplerinin tümü reddedildi. 

Savcı beraat istedi 

Savcı, 29 Nisan 2024’teki duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sundu. Savcılık, Tahir Elçi’nin ölümüne sebep olan kurşunun, hangi silahtan çıktığının belirlenmesinin, “tıbben ve fiziken mümkün olmadığı” yönünde görüş vererek üç polisin de beraat etmesini istedi. 

Mütalaada, “Sonuç olarak sanık polislerin maktule yönelik olarak bilinçli taksirle ölüme neden olma suçunu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi karşısında (…) suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur” ifadeleri yer aldı. 

Diyarbakır 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi, 12 Haziran 2024’te verdiği kararla, “sanıkların üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı” gerekçesiyle sanıkların beraatine karar verdi. 

Tahir Elçi kimdir? 

1966 yılında Şırnak’ın Cizre ilçesinde doğan Tahir Elçi, ilk ve ortaokul öğrenimlerini burada tamamladı. 1991’de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Elçi, avukatlığa 1992’de Diyarbakır’da başladı. 

1990’lı yıllarda Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı şehirlerdeki insan hakları ihlallerine ve faili meçhul cinayetlere karşı mağdur ailelerin hukuk mücadelesine destek veren Elçi, 1998-2006 yılları arasında Diyarbakır Barosu yönetiminde çeşitli görevlerde bulundu. 

Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) kurucularından olan Tahir Elçi, İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye Barolar Birliği’nde (TBB) de çeşitli görevler üstlendi. 2012’de Diyarbakır Barosu Başkanı olan Elçi, 2014’te aynı göreve tekrar seçildi. 

“Silah ve çatışma istemiyoruz” 

Öldürüldüğü sırada Diyarbakır Barosu Başkanı olan Tahir Elçi, o dönem şiddetlenen çatışmalara karşı 28 Kasım 2015 tarihinde Diyarbakır’ın Sur ilçesinde tarihi Dört Ayaklı Minare’nin önünde bir basın açıklaması düzenliyordu. Çatışmalara son verilmesi gerektiğini belirten Elçi’nin son sözleri, “Silah, çatışma, operasyon istemiyoruz” oldu. 

Tahir Elçi hakkında, CNN Türk’te yayınlanan bir programda kullandığı sözler nedeniyle 7,5 yıla kadar hapis cezası istenmişti.

Hakkında iddianame hazırlanmıştı 

Tahir Elçi, ölümünden kısa süre önce bir televizyon programında kullandığı ifadeler nedeniyle hedef gösterilmişti. Elçi, 15 Ekim 2015 tarihinde CNN Türk’te yayınlanan bir televizyon programında “PKK terör örgütü değildir. Bazı eylemleri terör niteliğinde olsa bile PKK, silahlı siyasal bir harekettir. Siyasal talepleri olan, çok ciddi bir desteği olan bir siyasal harekettir” dediği için “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla gözaltına alınmış, daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. 

Bu sözleri nedeniyle tehdit edilen Elçi hakkında ölümünden kısa süre önce 1,5 yıldan 7,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlanmıştı. 

DW / OY, JD 

Deutsche Welle 

GOTARÊN DIN ÊN NIVÎSKAR

Çiftyürek: Kürtlerin Statüsüzlüğü Üzerine Siyaset Çıkmazdır 

Sinan Çiftyürek, TBMM’de yaptığı konuşmada Halep üzerinden Kürt meselesine dair güvenlikçi politikaları eleştirdi.

Halep’te zorunlu göç krizi: 120 bin kişi yerinden edildi, 500’den fazla kayıp

BM, Halep’teki saldırılar sonrası 120 bin kişinin göç etmek zorunda kaldığını, 500’den fazla kişinin ise kayıp olduğunu açıkladı.

ABD’li Senatör Graham’dan Türkiye ve Suriye’ye “Kürtler” uyarısı: Sert karşılık gelir

ABD’li Senatör Lindsey Graham, Türkiye ve Suriye’yi Kürt güçlere yönelik olası bir saldırı konusunda sert biçimde uyardı.