Halep’in kuzeyindeki Kürt mahalleleri Şeyh Maksud (Şêx Meqsûd) ve Eşrefiye’ye yönelik saldırılar, Suriye’nin farklı toplumsal kesimlerinden tepkiler almaya devam ediyor. Şeyh Maksud ve Eşrefiye saldırıları, Suriyeli Aleviler ve Dürziler tarafından kınanırken, sivil halkla dayanışma çağrıları yükseldi.
Suriye ve Diaspora Yüksek Alevi İslam Konseyi, sosyal medya üzerinden yayımladığı yazılı açıklamada, saldırıların yanı sıra sahil bölgeleri ve Halep’te sürdürülen güvenlikçi politikaların ülkeyi “kapsamlı bir çöküşe” sürüklediği uyarısında bulundu. Konsey, hukukun ve kurumların dışlandığı, şiddet ve ayrımcılığa dayalı yönetim anlayışının toplumsal krizi derinleştirdiğini vurguladı.
Açıklamada, keyfî gözaltıların ve saha infazlarının derhal sona erdirilmesi, sivil yerleşimlerden tüm silahlı unsurların çekilmesi ve ayrım gözetmeksizin tüm sivillerin korunmasının güvence altına alınması çağrısı yapıldı. Konsey ayrıca, uluslararası toplumu Halep’te yaşanan ihlaller karşısında sessiz kalmamaya davet etti.
Süveyda’da dayanışma eylemi
Suriye’nin güneyinde Dürzilerin yoğun olarak yaşadığı Süveyda kentinde de, Şeyh Maksud ve Eşrefiye halkıyla dayanışma amacıyla bir eylem düzenlendi. Suwayda Press’in aktardığına göre, El-Kerame Meydanı’nda yapılan eylemde Dürzi ve Rojava bayrakları taşındı; “Özgürlük ertelenmez. Ya adalet ya hiç” yazılı dövizler açıldı.
Göstericiler, Halep’teki Kürt mahallelerine yönelik saldırıların durdurulması çağrısında bulunurken, sivillere yönelik bombardımanın ve kuşatmanın kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) paylaştığı bilgilere göre, Şeyh Maksud ve Eşrefiye saldırılarına karşı Kuzeydoğu Suriye’nin birçok bölgesinde de protesto eylemleri gerçekleştirildi. Eylemciler, saldırıların üçüncü gününe girmesiyle birlikte uluslararası kamuoyunun sessizliğine dikkat çekti.
“Meşru talepleri destekliyoruz”
Süveyda Yüksek Hukuk Komitesi de 7 Ocak’ta yayımladığı açıklamada, Şeyh Maksud ve Eşrefiye’de sivillere yönelik saldırıları kınadığını duyurdu. Komite, bölge halkının yaşam, güvenlik ve emniyet hakkına ilişkin meşru taleplerini desteklediğini vurguladı.
Açıklamada, yaşananların uluslararası insancıl hukukun temel ilkelerinin açık ihlali olduğu belirtilirken, çatışma ortamında sivillerin korunmasına ilişkin kuralların ciddi biçimde çiğnendiği ifade edildi. Komite, 10 Mart anlaşmasına bağlı kalınması ve toplumsal barışı tehdit eden tüm şiddet eylemlerinin durdurulması çağrısında bulundu.
