Suriye’de SDG–Şam entegrasyonu tartışmaları sürerken, gazeteci Fehim Taştekin, kendi YouTube kanalında yaptığı değerlendirmede, Colani yönetiminin SDG’ye sunduğu iddia edilen 13 maddelik yazılı teklifin içeriğine ve sürece ilişkin belirsizliklere dikkat çekti. Taştekin, değerlendirmesini son günlerde artan “Şam, Fırat’ın doğusunda özerkliği kabul etti mi?” tartışmaları bağlamında yaptı.
Taştekin, SDG’nin sisteme entegre edilmesine dair gündemde yer alan teklifin, daha önce Amerikalıların arabuluculuğunda varıldığı belirtilen sözlü mutabakatın yazılı hale getirilmesi anlamına geldiğini belirterek, “SDG içindeki askerlerin orduya bireysel katılımı konusundaki ısrardan vazgeçildiğini ve güçlerin üç tümen halinde birleşik bir yapı olarak Fırat’ın doğusunda kalmasının kabul edildiğini gösteriyor” dedi.
“Şam açısından önemli bir taviz”
Teklifin Şam açısından anlamına değinen Taştekin, “Bu, Şam açısından önemli bir taviz. Ancak teklifin altında bir dizi mayın olduğunu da görmek mümkün” ifadelerini kullandı. Taştekin’e göre metin, zaman kazanmaya ve siyasi düzlemde hareket alanı yaratmaya yarayan belirsizlikler içeriyor.
Bu belirsizliklerin başında yetki tanımlaması, komuta düzeni, merkezle hiyerarşik ilişki ve entegrasyon mekanizmalarının geldiğini belirten Taştekin, Şam’ın Fırat’ın doğusunda merkezî kontrolü sağlama hedefi ile SDG’nin ademi merkeziyetçi çözüm talebi arasındaki temel anlaşmazlığın hâlâ çözüme bağlanmadığını söyledi.
Stratejik başlıklar ve çözüm eksikliği
Taştekin, sürecin yalnızca askeri entegrasyonla sınırlı olmadığını vurgulayarak, petrol ve doğalgaz sahaları, barajlar, sınır kapıları, eğitim ve yargı başta olmak üzere kamu kurumlarının birleştirilmesi ve anayasal hakların düzenlenmesi gibi stratejik başlıkların da masada olduğunu aktardı. Ancak bu konularda şu aşamada net bir çözüm perspektifinin bulunmadığını ifade etti.
Tabka toplantısı ve iddialar
Fehim Taştekin, Kuds el-Arabi’ye dayandırdığı bilgilerde, SDG, Suriye Demokratik Meclisi ve Özerk Yönetim temsilcilerinin 17 Aralık’ta Tabka’da bir toplantı gerçekleştirdiğini hatırlattı. Toplantıda, 10 Mart’ta imzalanan entegrasyon anlaşmasının ele alındığını belirten Taştekin, SDG’nin Rakka, Deyrizor ve Haseke’de üç askeri tümen halinde kalmasının, Kadın Savunma Birlikleri ve Özel Kuvvetler için iki taburun varlığını sürdürmesinin gündemde olduğunu aktardı.
Ayrıca valiliklerin yetkilerinin genişletilmesi ve merkeziyetçilikten uzaklaşma başlıklarının da görüşüldüğünü kaydeden Taştekin, detayların yıl sonuna kadar oluşturulması öngörülen uzman komitelerde ele alınmasının planlandığını, ancak bu komitelerin henüz kurulmadığını söyledi.
Farklı entegrasyon senaryoları
Taştekin, Şam’dan geldiği belirtilen tekliflere ilişkin farklı iddialar bulunduğunu, bazı kaynakların SDG’nin üç ayrı tümen halinde yapılandırılacağını, bazı kaynakların ise “üç tümen artı iki tugay” formülünden söz ettiğini aktardı. Merkeze bağlı güçlerin Fırat’ın doğusunda konuşlanıp konuşlanmayacağı konusunda da çelişkili iddialar bulunduğunu vurguladı.
Bu bilgilerin teyit edilmiş olmadığının altını çizen Taştekin, kadro tahsisleri ve komuta yapısına dair başlıkların önümüzdeki görüşmelerde netleşeceğini belirtti.
Sürecin sonraki aşaması
Taştekin’e göre, yazılı teklifin gündeme gelmesinde Colani yönetiminin Washington’la ilişkileri ve Sezar Yaptırım Yasası’nın kaldırılmasına ilişkin süreç belirleyici oldu. Senato’da kabul edilen düzenlemenin ardından sürecin izleneceğini belirten Taştekin, entegrasyon başlıklarının bundan sonraki aşamada oluşturulması planlanan komiteler ve Şam’da yapılması öngörülen toplantılar üzerinden şekilleneceğini ifade etti.
Rojnameya Newroz
