Site icon Rojnameya Newroz

PANDEMİ YASAKLARI VE EVDE ÇALIŞMANIN (HOMEOFFİCE) SOSYAL YAŞAMDAKİ ETKİLERİ

Bir yıldan fazladır salgınla yaşıyoruz. Bu durum bizi hem bireysel hem de toplumsal olarak etkiledi. Bireyin ve toplumun yaşamında birçok değişiklikler oldu. Almanya’da 2020 yıllının Şubat – Mayıs ayları arasındaki kısıtlamaların bilimsel sonuçları yavaş yavaş ortaya çıkıyor.

Enver Şen / Yazarın diğer makaleleri için tıklayınız

Yurtsever Sosyalist Mezopotamya / Sayı: 14

Berlin Humbolt Üniversitesi profesörü ve aynı zamanda Ekonomik Sosyal Araştırma Merkezi (WZB) başkanı Jutta Allmendiger “Çok kötü bir geriye gitmeyle karşı karşıyayız. Korona yasakları genç anne – babaları, ebeveynlerinin hata büyük ebeveynlerinin eski geleneklerine götürdü oysa bugünkü yaşamda özellikle genç annelerin toplumsal eşitlikteki anlayış ve yerleri ile ilgili beklentileri daha değişik” diyor.

Katılmamak mümkün değil. Böyle bir gelişmenin Kürdistan ve Türkiye gibi daha gelenekçi toplumlardaki sonuçları daha da ağır olacaktır.

Hans –Böckler- Vakfı da salgın yasaklarının var olan cinsiyet eşitsizliğini kadınların aleyhine derinleştirdiğini belirterek, eski geleneksel kadın-erkek iş ve mesleklerinden bahsedildiğini dile getiriyor.

Aile içinde ve toplumsal yaşamdaki ücretsiz “başkasına yardım etmek” işlerin büyük bir oranı yeniden kadınların doğal işi olarak görünmeye başlandı. Yıllarca verilen mücadele ile kazanılan haklar birer birer yok olmayla karşı karşıya. Bu da toplumu birkaç adım geriye atma tehlikesi taşıyor. Emekçiler olarak buna şiddetle itiraz etmeliyiz. Kazanılan haklarımızdan taviz vermemeliyiz.

İşyerini eve taşıma ya da evde çalışma (Homeoffice) ilk başta insanlara pek de itiraz edilecek gibi gelmedi. Evde olmak bütün gün çocukları ile olmak pozitif görüldü. Ancak kısa sürede böyle olmadığı görüldü. Bamberg Üniversitesinin bütün eyaletlerde toplam 3000 aile üzerinde yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre “Ailelerin üçte ikisi artık güçlerinin sonuna geldiklerini bu stresi kaldırmalarının mümkün olmadığını dile getirdiklerini” belirtiyor.

Araştırmaya katılan ailelerin hemen hemen tümü salgın öncesi çocuklarını yaşına göre kreşe, yuvaya ya da okula gönderdiklerini dile getirdiler.

Salgın öncesi ailelerin %81’i çalışıyordu bu oran şimdi %66’ya kadar düştü. Bu düşüşün içinde işleri yarım güne düşenler yok. Bu da çok sayıda aileyi maddi kayıpla karşı karşıya getirdi. Evde kapalı kalmanın çocukları yetişkinlere göre daha fazla etkilediği birçok araştırmada ortaya kondu. Arkadaşlarından, yuva ve okullarından ayrı kalmak çocukları oldukça olumsuz etkiliyor.

Çoğu zaman anne-babalar evde düzenli çalışmak adına küçük çocukların bakımını ablalarına-abilerine bırakıyorlar. Bunlarında daha çocuk olduğu unutuluyor. Evde hareket alanları daralan çocukların önemli bir kısmı olması gerekenden fazla kilo alıyor. Bu durum çocuklarda ayrı bir sıkıntıya neden oluyor. Uzmanlar bunun çocukların psikolojisini olumsuz yönde etkileyeceğinden korktuklarını dile getiriyorlar. Ayrıca bu okul yılı çocuklar için kayıp bir yıl oldu. Fakir ailelerin çocukları gerekli donanıma sahip olmadıkları için uzaktan yapılan eğitime yeterince katılamadılar. Araştırma grubu yöneticisi Yvanne Ander bu sonuçların kendileri için sürpriz olmadığını açıkladı. Ayrıca ev işinin işçilerin özellikle sendikalaşmasını nasıl etkileyeceği bilinmiyor. Ancak çok sayıda uzman ve tecrübeli sendikacı; bu durumun örgütlenmeyi olumsuz etkileyeceği kanısında. Bütün bunlar göz önünde tutulduğunda fakirliğin artığını söylemek yeni bir keşif olmaz.

2019 yıllında Almanya’da tam gün çalışanların %5,7’si çalıştıkları ile geçinemiyordu. Bu oran emeklilerde %15,8 civarındaydı. Günümüzde tam gün çalışamayanların oranı %15,8’e ulaşmış durumda. Bu gelişme bize iki yıl öncesine göre kendi işiyle geçinemeyenlerin üç katına yakın arttığını gösteriyor.

Geçinememek aile içindeki şiddeti de aynı boyutta arttırıyor. Çocuklar ve kadınlar aile içi şiddetten en fazla etkilenen kesim.

Madalyonun öbür tarafındaysa büyük tekeller sermayelerine milyarlar katıyorlar. Onlar için yukarıda saydığımız olumsuzlukların hiçbiri söz konusu değil. Hükümetler en büyük yardımları bunlara yapıyorlar.

Bütün bu sıkıntıları aşmanın yolu biz emekçilerin birlikte hareket etmemiz gerektiğini gün ışığına çıkarıyor. Burada cinsiyet, dil, din, etnik yapıya bakmaksızın yeni mücadele ve örgütlenme metotları geliştirmeliyiz.

Bu alınteri ile geçinenlere Kakerê Sosyalîst ê Welatparêz’in çağrısıdır.

31.01.2021

Yurtsever Sosyalist İşçi – Tüm sayıların PDF’leri aşağıdadır

Sayı-1

Sayı-2

Sayı-3

Sayı-4

Sayı-5

Sayı-6

Sayı-7

Sayı-8

Sayı-9

Sayı-10

Sayı-11

Sayı-12

Sayı-13

Sayı-14

Exit mobile version