ANASAYFAYAŞAM1 Mayıs 1944: Kesaryani katliamı | Yunanistan'da Nazilerin Komünist Katliamı

1 Mayıs 1944: Kesaryani katliamı | Yunanistan’da Nazilerin Komünist Katliamı

1 Mayıs 1944’te Atina’nın Kesaryani bölgesinde Naziler tarafından gerçekleştirilen katliamda 200 komünist, siyasi bir mesaj vermek amacıyla toplu şekilde infaz edildi.

1 Mayıs 1944: Kesaryani katliamı | Yunanistan’da Nazilerin Komünist Katliamı

Eyüp Yalur yazdı

Nazilerin 1 Mayıs 1944’te gerçekleştirdiği katliam, Yunanistan’ın başkenti Atina’nın merkezinde, Kesaryani’deki atış talim alanında gerçekleştirildi.
Kesaryani, 1920’li yıllarda Anadolu ve Trakya’dan gelen Rum ve Ermeni muhacirler ile işçilerden oluşan bir mahalleydi.

Naziler, Yunanistan’daki komünist hareketi yok etmek için sistematik işkence, rehin alma ve çok sayıda katliam gerçekleştirdi.

27 Nisan 1944 tarihinde Yunanistan Komünist Partisi’ne (KKE) bağlı Yunanistan Kurtuluş Ordusu (ELAS), Alman Nazi işgalcilerine karşı düzenlediği bir saldırıda, aralarında üst düzey subay Franz Krech’in de bulunduğu 5 askeri öldürdü.

Yunanistan’ın İtalyan faşizmini yenilgiye uğratmasını kabullenemeyen Naziler, ülkeyi işgal etti. Bu işgal, insani ve ekonomik yıkıma yol açtı ve yaklaşık 500 bin insanın açlıktan ölmesine neden oldu.

Faşizmin misillemesi olarak 200 komünist katledildi

Naziler, 200 komünisti bilinçli olarak, işçi sınıfı ve komünist hareket için siyasi öneme sahip tarihsel ve simgesel anlamı olan 1 Mayıs’ta infaz etti. Bu toplu infaz, direnişçilere ve halka verilmiş bir gözdağıydı.

Kamyonlarla kamptan infaz alanına taşınan 200 komünist, ölüme meydan okuyarak marşlar ve sloganlar eşliğinde, başları dik ve yumrukları havada idama gitti.

İdam edilenler arasında KKE üyesi Ermeni komünistler ve işçi temsilcileri de vardı. Katledilenlerin tamamı Yunanistan Komünist Partisi yöneticileri, üyeleri ve işçi hareketinin önemli kadrolarıydı.

Belçikalı koleksiyoner

Bu katliamın tarihsel olarak bilinmesine rağmen uzun süre herhangi bir fotoğraf veya görüntü kaydı ortaya çıkmadı.

Fotoğrafların bir Nazi subayının özel arşivinden çıktığı yakın dönemde ortaya kondu.

Belçikalı bir koleksiyoner, koleksiyonunda “infazın son anlarını” gösteren fotoğrafların bulunduğunu, bu görüntülerde Yunanlı tutsakların duvar önünde sıraya dizildiği anların yer aldığını ve bu fotoğrafları satışa çıkardığını açıkladı.

Yunanistan Kültür Bakanlığı, görüntülerin gerçek olma ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek bunları tarihi arşivlere kazandırmak için çalışma başlattı.

Hayat hikâyeleri

Hepsi, infaz edilecekleri yer olan Skopeftiryo duvarı boyunca, akıbetlerini bilerek yürüdü.

Naziler, yerli işbirlikçilerin desteğiyle bu komünist önderlerin bedenlerini teslim aldı ancak devrimci iradelerini teslim alamadı.

İnşaat İşçileri Federasyonu’nun genel sekreteri Dimitris Papadopulos, ailesiyle birlikte 1929’larda Anadolu’nun Karadeniz kıyılarından Yunanistan’a göç etmek zorunda kalan Rumlardandı. Papadopulos ile birlikte 11 öncü inşaat işçisi de kurşuna dizildi.

Thrasyvulos Kalafatakis, Giritli varlıklı bir ailenin çocuğuydu ve genç yaşta KKE saflarına katıldı. Kalafatakis, infaz için seçilen ve henüz 19 yaşında olan en genç yoldaşı kamyondan indirerek onun yerine daha ileri yaştaki bir yoldaşını bindirdi.

Kalafatakis’in kurtardığı genç, yıllar sonra Hanya’da bir bankanın yöneticisi olduğunda, Kalafatakis’in torununu soyadından tanıyarak işe alınmasına yardımcı oldu.

Haydari kampından kamyonlara doldurularak infaza götürülen komünistlerin, kamyonlardan veda notları attığı; halkın bu notları toplayarak sahiplerine ulaştırdığı biliniyor.

Bu notları atanlardan biri de henüz 22 yaşındaki Spilyos’tu. Sokakta bulunan notu, yeğeni Visilis tarafından KKE’ye gönderilen bir mektupla kamuoyuna ulaştırıldı. Spilyos, küçük bir bez parçasına şu notu yazdı:

“Ambeloyannis Spilyos, Konstantinos oğlu. Astros Caddesi No: 93, Kolonos. Dürüst Yunanlar böyle ölür. Gururla ölüyorum. Yaşasın özgürlük. Ey bu yoldan geçen Yunan, bu bezi yukarıdaki adrese götür. Bu, özgürlük için ölmeyi bilen bir insanın son arzusudur. Yaşasın Yunan halkı.”

Ölüme sıkılı yumruklarıyla ve devrim marşlarıyla yürüyen komünistlerin hayat hikâyelerinden kesitler, bu katliamın hafızasını canlı tutuyor.

Bu ve benzeri katliamların önüne geçmek için tarihsel hafızanın korunması ve unutturulmaması gerekiyor.

AKTÜEL