ANASAYFAYAŞAMKürt Marksist Şair ve Yazar Cegerxwîn 

Kürt Marksist Şair ve Yazar Cegerxwîn 

Cegerxwîn de diğer Kürt aydınları gibi Kürt halkının yaşadığı acıların hem tanığı hem de sanığı oldu. 

“Ey Kurdino; bibin yek! 
Eger hûn nebin yek, 
Hûn ê herin yek bi yek.” 
Cegerxwîn 

Cegerxwîn: Asıl adı Şehmus Hasan olan Cegerxwîn, 1903 yılında Batman’ın Gercüş ilçesine bağlı Hisar Beldesi’nde dünyaya geldi. 

Şehmus Hasan’ın, Kürt halkının yaşadığı dram yüreğini dağlamış, kendi trajik yaşamı da onu derinden etkilemiştir. O da Hawar dergisinde yazdığı şiirleri müstear isimle, “Yüreği Kanlı” anlamına gelen Cegerxwîn adıyla yayımlamıştır. 

1914 yılında I. Dünya Savaşı’nın başlaması sonucu ailesi, Rojava’nın Amûde şehrine göç etmek zorunda kalmıştır. 

Her ne kerametse; göç, sürgün, zindan, idam… sanki Kürdün kaderidir. 

18 yaşında Diyarbakır’a giderek medrese eğitimi aldı. Bu dönemde Kürt kültürü ve edebiyat klasikleriyle tanıştı. 

Cegerxwîn, yoksulların, ezilenlerin ve sömürülenlerin kurtuluşu için yol gösterici olmuştur. Yoksulluğa, ezilmişliğe, sömürüye karşı başkaldırının formülünü eserlerinde sunmuştur. 

Mücadelesi 

1925 yılında Şeyh Sait isyanına katıldı. İsyanın bastırılmasından sonra, isyanın ikinci lideri olan Şeyh Sait’in büyük oğlu Şeyh Ali Rıza ile birlikte önce Rewanduz’a, daha sonra Bağdat’a gitti. 

1946 yılında Kamişlo’ya geçerek politik mücadelesine devam etti. Aynı yıl, Özgürlük Meclisi ve Kürt Birliği (Civata Azadî û Yekîtiya Kurd) adlı siyasi yapılanmanın başına getirildi. 

1948 yılında Suriye Komünist Partisi’ne üye oldu. 

1954 yılında Suriye Parlamentosu’na girebilmek için bu partiden milletvekili adayı oldu. 

1957 yılına kadar Kamişlo’da, Cizîre bölgesinde yer alan “Cizîre İçin Barış Komitesi” adlı kuruluşun başkanlığını yaptı. 

1957’de Suriye Komünist Partisi’nden ayrılarak, daha önce kuruluşunda yer aldığı Özgürlük (Azadî) örgütündeki kişilerle birlikte, yeni kurulan Suriye Kürdistan Demokrat Partisi’ne katıldı. Burada merkez komite üyesi olarak politik mücadelesini sürdürdü. 

1963 yılında siyasi faaliyetleri nedeniyle Şam’da tutuklandı. 

1969 yılında Güney Kürdistan’a geçerek Mele Mustafa Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi saflarında mücadele etti. 

1973 yılında, Suriye’de Baas rejiminin baskıları nedeniyle Lübnan’a geçti. 

Yazın Hayatı 

Cegerxwîn, Şeyh Ali Rıza’dan İslami dersler aldı. 

Amûde şehrine yerleşerek burada Seydayê Mele Ubeydullah ve Seydayê Mele Fethullah’ın yanında okudu ve ilmî icazet aldı. 

Yazdığı Kürtçe şiirler, Celadet Ali Bedirxan tarafından çıkarılan Hawar dergisinde yayımlandı. 

Cegerxwîn de diğer Kürt aydınları gibi Kürt halkının yaşadığı acıların hem tanığı hem de sanığı oldu. 

Yaşadığı acılardan dolayı “Yüreği Kanlı” müstear ismini kullanarak şiirler yazdı. 

1959 yılında Irak’a geçerek Bağdat Üniversitesi’nde Kürtçe ders veren ilk öğretmen oldu. 

Lübnan’da “Biz Kimiz” (Kîne Em) isimli popüler şiir derlemesini yayımladı. 

1979 yılında İsveç’in Stockholm kentine geçerek edebî çalışmalarını burada sürdürdü. 

Cegerxwîn, 1984 yılında 81 yaşında Stockholm’de hayata gözlerini yumdu. Daha sonra cenazesi Kamişlo’ya getirilerek defnedildi. 

Eserleri 

Şiir: 
Tarım emekçilerinin yaşadıklarını, kadın, aşk ve vatan kavramlarını işlemiştir. 
Prîsk û Pêtî, Kîme Ez, Ronak, Sewra Azadî, Hêvî, Aşîtî, Zend-Avista, Şefek, Salar û Midya, Şerefnama Menzûm 

Öykü: 
Reşoyê Darê, Cim û Gulperî 

Dil: 
Kürt Dil Bilgisi (Destûra Zimanê Kurdî) 
Sözlük, 1. Bölüm (Ferheng) 
Sözlük, 2. Bölüm (Ferheng) 

Kültür: 
Kürt Folkloru (Folklora Kurdî) 

Kitap: 
Kürdistan Tarihi (Tarîxa Kurdistan), Hayat Hikâyem, Biz Kimiz (Kîne Em), Dîwan, Şafak (Şefeq) 

Sonuç olarak, talihsizliğe bakın ki ölen her halkın bireyi kendi ülkesinde; Almanlar Almanya’da, Ruslar Rusya’da, Bulgarlar Bulgaristan’da… kendi topraklarına gömülürken, vatansız Kürtler ülkelerinin dışında, sürgünde ve siyasi mülteci olarak yaşadıkları ülkelerde gömülür. 

Cegerxwîn, Yılmaz Güney, Ahmet Kaya… daha niceleri… 

Cegerxwîn, “Halkların kaderini tayin hakkı”nın savunucusu ve ulus-devlet tahakkümünün karşısında olmuştur. 

Sınırların, sömürünün olmadığı; emeğin ve emekçilerin yönettiği bir dünya özlemiyle, 81 yaşında İsveç’in Stockholm şehrinde hayata gözlerini yumdu. 

Kaynakça 

  • Rudaw 
  • K24 

Yazarın diğer makaleleri 

GIŞTÎ