ANASAYFASİYASETSAMER: Komisyon Raporu Kürt Kamuoyunda Güvensizlik Yarattı

SAMER: Komisyon Raporu Kürt Kamuoyunda Güvensizlik Yarattı

SAMER’in 11–24 Şubat 2026 tarihlerini kapsayan nitel analizine göre, Barış ve Kardeşlik Komisyonu raporu Kürt kamuoyunda güven duygusunu güçlendirmedi; tarihsel deneyimlere dayalı temkinli ve mesafeli bir yaklaşım öne çıktı.

Kürt kamuoyunda güvensizlik: Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (SAMER), Barış ve Kardeşlik Komisyonu raporunun kamuoyuna sunulmasından önce ve sonra atılan tweetleri nitel analiz yöntemiyle inceledi. 11–24 Şubat 2026 tarihlerini kapsayan çalışma, özellikle Kürt kamuoyunda tarihsel deneyimlerden beslenen belirgin bir güvensizlik ve güçlü bir adalet beklentisi bulunduğunu ortaya koydu.

SAMER’in “Barış ve Kardeşlik Komisyonu Raporu Öncesi ve Sonrasında Sosyal Medya Paylaşımları Analizi” başlıklı araştırması, 11–18 Şubat ile 18–24 Şubat 2026 tarihleri arasında yapılan paylaşımları karşılaştırmalı olarak değerlendirdi. Çalışma, tartışmaların yalnızca rapor metniyle sınırlı kalmadığını; sürecin meşruiyeti, kolektif hafıza, aktörlerin konumlanışı ve adalet beklentileri etrafında şekillendiğini belirledi.

Kürt Kamuoyunda Tarihsel Güvensizlik

Araştırmaya göre rapor öncesi dönemde en baskın duygu güvensizlik oldu. Özellikle Kürt kullanıcıların paylaşımlarında geçmiş çözüm süreçlerine doğrudan atıf yapıldı. Daha önceki deneyimlerin sonuçsuz kalması ve güven inşa edememesi, yeni sürece temkinli yaklaşımın temel gerekçesi olarak dile getirildi.

Süreç yok” ve benzeri ifadelerle dile getirilen yorumlar, güncel gelişmelerin güçlü bir tarihsel hafıza üzerinden okunduğunu gösterdi. Katılımcılar, söylem düzeyinde kalan barış vurgusunun yeterli olmayacağını; meşruiyetin ancak somut, açık ve geri döndürülemez adımlarla sağlanabileceğini ifade etti.

Adalet, Kimlik ve Somut Adım Beklentisi

Çalışma, Kürt kamuoyunda kimlik ve statü meselesinin merkezi bir başlık olduğunu ortaya koydu. Paylaşımlarda, Kürt kimliğinin anayasal ve hukuki güvenceye kavuşturulmadığı bir çerçevede raporun kalıcı çözüm üretmeyeceği yönünde görüşler yer aldı.

Adalet ve yüzleşme talebi belirgin biçimde öne çıktı. Hak ihlalleri, eşit yurttaşlık ve hukuki düzenlemeler barış tartışmasının ayrılmaz unsurları olarak değerlendirildi. Kürt kullanıcılar, güvenlik merkezli yaklaşımın aşılmasını ve hak temelli demokratikleşme adımlarının net biçimde tanımlanmasını talep etti.

Araştırmanın sonuç bölümünde, sosyal medyada barış fikrine kategorik bir ret gelişmediği; ancak Kürt kamuoyunda sürecin samimiyetine ve uygulanabilirliğine ilişkin güçlü bir temkinlilik ve güvensizlik hali bulunduğu kaydedildi.

AKTÜEL