Küba ABD müzakereleri: Díaz-Canel’den net mesaj. Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, başkent Havana’da yaptığı açıklamada ABD ile müzakerelere açık olduklarını ancak ülkenin bağımsızlığı ve siyasi sisteminin tartışma dışı olduğunu belirtti. Díaz-Canel, olası bir askeri müdahale durumunda “devrim uğruna canını vermeye hazır” olduğunu söyledi.
Díaz-Canel, İspanyol medya kuruluşu Canal Red’e verdiği demeçte ABD ile yürütülen temasların kapsamına değindi. Yabancı yatırımlar, göç akışları, uyuşturucu kaçakçılığı, “terörle mücadele”, çevre politikaları ile bilim ve eğitim başlıklarının müzakere edilmesi gerektiğini ifade etti. “Her konuyu görüşebiliriz ancak egemenliğimize saygı duyulmalı” dedi.
Müzakere süreci ve siyasi sınırlar
Díaz-Canel, müzakere sürecinin uzun vadeli olduğunu ve hem devlet kurumlarının hem de sivil toplumun sürece dahil edilmesi gerektiğini söyledi. İki ülke arasında gerilimin tırmanmaması gerektiğini vurguladı. “Savaş istemiyoruz, diyalog istiyoruz” ifadesini kullandı.
Enerji krizi ve ambargonun etkileri
Küba yönetimi, ABD’nin son dönemde aldığı ekonomik kararların ülke üzerindeki etkilerine dikkat çekti. 30 Ocak 2026’da ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanan kararname, Küba’ya petrol sağlayan ülkelere yönelik yaptırımlar içeriyor. Bu karar, ülkenin enerji arzını doğrudan etkiledi.
Díaz-Canel, ülkenin yaklaşık üç aydır dışarıdan petrol temin edemediğini açıkladı. Elektrik üretiminin güneş enerjisi, doğal gaz ve mevcut termik santrallerle sürdürüldüğünü belirtti. Yakıt sıkıntısı nedeniyle ülkede geniş çaplı elektrik kesintileri yaşanıyor.
Uluslararası destek ve bölgesel girişimler
Küba’ya yönelik ambargo koşullarında farklı ülkelerden destek girişimleri devam ediyor. Meksika, Çin, Brezilya ve İtalya’dan çeşitli yardımlar gönderildi. Karayipler Topluluğu (Caricom) ise süt tozu, tıbbi malzeme ve su tanklarını Meksika üzerinden ulaştırmayı planlıyor.
