İran’da protestolar, ekonomik krizin sokaklara taşmasıyla altıncı gününe girerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın doğrudan müdahale tehdidi gerilimi yeni bir eşiğe taşıdı. Trump, İran yönetimini protestoculara yönelik şiddet konusunda açıkça uyardı; Tahran ise “sert ve pişmanlık yaratacak” bir karşılık mesajı verdi.
Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, İran’ın barışçıl protestocuları öldürmesi halinde ABD’nin müdahale edeceğini söyledi. İran’da protestoculara ateş açılmasının “bir gelenek” olduğunu iddia eden Trump, Washington’un yaşananları yakından izlediğini vurguladı. Açıklama, sokaklardaki çatışmaların arttığı ve ilk can kayıplarının doğrulandığı bir anda geldi.
Ölümlerle birlikte tırmanan kriz
Fars haber ajansının yetkililere dayandırdığı bilgilere göre, Lordegan kentinde iki kişi hayatını kaybetti. İnsan hakları kuruluşu Hengaw, ölenlerin protestocu olduğunu ve isimlerinin Ahmed Celil ile Sajad Valamaneş olduğunu açıkladı. Bu ölümler, son protesto dalgasında teyit edilen ilk can kayıpları olarak kayda geçti.
Sosyal medyada yayılan videolar; farklı kentlerde güvenlik güçlerinin biber gazı kullandığını, silah seslerinin duyulduğunu ve bazı bölgelerde araçların ateşe verildiğini gösteriyor. Çatışmaların yaşandığı alanlarda gözaltılar da bildirildi.
Ekonomik tetikleyici, siyasal eşik
Protestolar, İran riyalinin ABD doları karşısında serbest piyasada rekor seviyede değer kaybetmesinin ardından 28 Aralık’ta Tahran Kapalı Çarşı’sında başladı. Esnaf greviyle görünür hale gelen tepki, kısa sürede Kerec, Hamedan, İsfahan, Kirmanşah, Şiraz, Yezd ve Keşm gibi kentlere yayıldı.
Yetkililer, bazı eylemlerin şiddet olaylarına dönüştüğünü açıkladı. Luristan eyaletinin vali yardımcısı Said Pourali, Kuhdeşt kentinde 13 polis ve bir Besic üyesinin taşlı saldırılarda yaralandığını duyurdu. Fars vilayetinde bir valilik binasına yönelik saldırı sonrası dört kişinin gözaltına alındığı bildirildi.
Tahran’dan Washington’a yanıt
Trump’ın açıklamalarına İran yönetiminden sert mesajlar geldi. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “her türlü baskıcı saldırganlığa” karşı “şiddetli ve pişmanlık uyandırıcı” bir yanıt vereceğini söyledi. İranlı yetkililer, ABD’nin açıklamalarını içişlerine müdahale olarak değerlendirdi.
İran Başsavcısı Muhammed Movahedi-Azad ise geçim sıkıntıları nedeniyle yapılan barışçıl protestoların meşru olduğunu savunurken, kamu düzenini hedef alan girişimlere karşı “yasal, orantılı ve kararlı” müdahale mesajı verdi.
Öğrenciler, sloganlar ve yeni yasaklar
Protestoların esnafla sınırlı kalmadığı, üniversite öğrencilerinin de eylemlere katıldığı bildiriliyor. Tahran’daki bazı üniversitelerde gözaltılar yaşanırken, gösterilerde dini lider Ayetullah Ali Hamaney’i hedef alan sloganlar öne çıkıyor. Yetkililer, protestoları belirli alanlarla sınırlamayı öngören yeni bir yasa tasarısı üzerinde çalışıldığını açıkladı.
Bölgesel gerilim ve dış aktörler
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın ve İsrail istihbarat servisi Mossad’ın Farsça sosyal medya paylaşımları da İran yönetiminin sert tepki verdiği başlıklar arasında yer aldı. Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Florida’daki görüşmesinde İran’daki protestoların gündeme geldiği açıklandı.
Sahadaki gelişmeler, İran’da ekonomik krizin toplumsal huzursuzluğu derinleştirdiğini; Trump’ın tehdidiyle birlikte iç dinamiklere uluslararası bir gerilim katmanının eklendiğini gösteriyor.
Rojnameya Newroz
