Ana SayfaNIVÎSKARÊNİktidarın Satranç Tahtasındaki Kritik Hamlesi?

İktidarın Satranç Tahtasındaki Kritik Hamlesi?

Fidel Ferit / Yazarın diğer makaleleri 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının nedeni gerçekten de Erdoğan’ın İmamoğlu’nu kendine rakip gördüğü için bir önlem almak mıydı? Yoksa bunun iktidar açısından başka bir amacı mı vardı? 

Aklı başında olan herkesin tahmin edeceği gibi, İmamoğlu’nun gözaltı kararı hem CHP’de hem de muhalif bütün partilerde tepkiyle karşılanacaktı. Böylesi bir hamle sonrası muhaliflerin sessiz kalacağını tahmin edememek gülünç olurdu. Aslında iktidarın bu hamlesinin altında yatan iki temel hedef vardı. Bu hedeflere ulaşmak adına bazı risklerin alınması gerekliydi. Satrançta en önemli taktiklerden biri, AKP’nin birçok seçimde yaptığı gibi, rakibe onu senden daha iyi hissettirecek bazı taşları vermektir. O bu taşları kazandıkça kendisinin kazandığını, senin kaybettiğini düşünecek. Bu yanılsama, onun daha cesur hamleler yapmasını sağlayacak ve böylece senin işini kolaylaştıracaktır. 

İmamoğlu’nun gözaltı süreci de iktidarın belki de yaptığı en riskli ancak bir sonraki süreci ve var olan muhalif gücün yanı sıra kendi potansiyelini ölçmek adına yapmak zorunda kaldığı bir hamleydi. Bu hamle ile iktidar hem muhalif kesimin sahadaki aktif mevcudiyetini ölçtü hem de Kürt sorunu için başlayan yeni süreçle beraber Kürtlerin bir önceki seçime göre tavırlarında değişiklik olup olmadığını test etti. 

Muhaliflerin en büyük tepkisini ve örgütlenme süreçlerini net olarak iki hamle yaparak öğrenebilirdi. Birincisi, Özgür Özel’i gözaltına almak; ikincisi, Ekrem İmamoğlu’nu gözaltına almak. İktidar, İmamoğlu’nu seçerek muhalif kitlenin ne kadar aktif olduğunu ve sokaklara dökülüp dökülmeyeceğini gözlemledi. Bu gözlem, iktidarın yeni yol haritası için bir rehber niteliği taşıyordu. Birçok kişi bu durumun Erdoğan’ın aleyhine sonuçlandığını, bombanın elinde patladığını, kendi iktidarını tehlikeye soktuğunu, hatta bitirdiğini yazıp çizdi. 

Ancak İmamoğlu gibi popüler bir figürün gözaltına alınmasına karşın, İstanbul’da son seçimde 4,5 milyona yakın oy alan İmamoğlu için sokağa inen halkın sayısı, Türk solunun da katılımı gözetildiğinde, ciddi anlamda çok düşük kaldı. Özellikle Kürtlerin protestolardan uzak durup dahil olmaması ise yine iktidarın beklediği yönde gelişen ve kendi adına olumlu bir durum oldu. Geçmişte çözüm süreci ile önemli bir avantaj sağlayan Erdoğan, yine bu çözüm süreciyle bu protestolarda Kürt halkının var olan tavrının sürecin devam etmesi veya yasallaşması halinde sandıklarda Erdoğan’dan yana bir tavır sergileyeceğinin açık göstergesi olduğunu gördü. 

Erdoğan, Kürt seçmeninin bu tavrını sandığa taşımayı başarabilirse, bir sonraki seçimi muhalefetin isteği ile erkene alabilir ve iktidarda kalmaya devam edebilir. Zira Kürt seçmeni bu tavrı sandığa taşırsa hem büyük şehirlerde hem de Kürt illerinde Erdoğan rekor oy alma potansiyelini elinde tutacaktır. 

İktidar gözlemlemek istediği şeyi gözlemledi. Birçok yazar bunu hatalı bir hamle olarak görse de benim nazarımda Erdoğan, var olan siyasi süreci devam ettirirse bir sonraki seçimde cumhurbaşkanlığı seçimlerinin en yüksek oyunu alacaktır. İktidar, elinin muhalefetten güçlü olduğunun farkına vardı. Kendi isteği olan erken seçim talebini muhalefete yaptırarak Türkiye’yi bir erken seçime götürerek iktidarını pekiştirecektir. 

- Advertisment -

Recent Comments

Verified by MonsterInsights