Gazeteci Hüseyin Aykol, 14 Ekim’de geçirdiği beyin kanamasının ardından tedavi gördüğü Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Hüseyin Aykol’un vefatı, 35 yılı aşkın süredir özgür basın geleneği içinde yer alan gazeteciler ve okurlar arasında derin bir üzüntü yarattı.
Yeni Yaşam gazetesinin okur temsilcisi ve yazarı olan Aykol, Ankara’daki evinde geçirdiği beyin kanamasının ardından hastaneye kaldırılmış, aylardır yoğun bakımda tutulmuştu. Yeni Yaşam tarafından yapılan açıklamada, Aykol’un yeni yılın ilk saatlerinde yaşamını yitirdiği duyuruldu.
Aykol’un ölümü yalnızca bir gazetecinin kaybı değil; baskı, sansür ve yargı tehdidi altında sürdürülen bir gazetecilik hattının da önemli tanıklarından birinin eksilmesi olarak değerlendirildi.
Cezaeviyle kesintiye uğrayan bir hayat
1952 yılında Manisa’nın Salihli ilçesinde dünyaya gelen Hüseyin Aykol, orta öğrenimini parasız yatılı sınavını kazanarak İzmir Maarif Koleji’nde tamamladı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başladığı yüksek öğrenimini daha sonra Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde sürdürdü.
Ancak üniversite yıllarında siyasal faaliyetleri nedeniyle tutuklandı. 12 Eylül askeri yargılamaları kapsamında 10 yıl cezaevinde kalan Aykol, tahliyesinin ardından öğrenim hayatını sürdüremedi.
Bu kesinti, onun gazetecilik çizgisini durdurmadı; aksine, sonraki yıllarda kalıcı bir yönelim haline geldi.
Özgür Gündem geleneği ve editöryal emeği
1970’li yıllardan itibaren sosyalist ve muhalif basında aktif olarak yer alan Aykol; dergi, gazete ve yayınevlerinde editörlük ve yazarlık yaptı. Yeni dönem Kürt gazeteciliğinin temel yayın organlarından Özgür Gündem’de farklı dönemlerde görev aldı.
Yalnızca yazan değil, yayınların mutfağında sorumluluk alan bir gazeteci olarak; editörlük ve sorumlu yazı işleri müdürlüğü görevlerini üstlendi. Son yıllarında Yeni Yaşam’da düzenli yazılar kaleme alırken, farklı periyotlarda yayımlanan gazetelere de katkı sundu.
Yargılanan ama susmayan bir gazeteci
Hüseyin Aykol, 2018 yılında “örgüt propagandası” suçlamasıyla 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Karar, istinaf mahkemesi tarafından onandı. Bu yargılama, Aykol’un mesleki yaşamı boyunca karşı karşıya kaldığı baskıların son halkalarından biri oldu.
Tüm bu süreçlere rağmen yazmaktan vazgeçmeyen Aykol, özgür basın geleneğini yalnızca güncel haberlerle değil, kalıcı eserlerle de kayıt altına aldı.
Gazeteciliğin hafızasını yazdı
Aykol’un çeviri ve telif eserleri arasında yer alan “Özgür Basın Tarihi”, Kürt basınının hafızasını derleyen önemli çalışmalardan biri olarak öne çıktı.
“İlginç Zamanlarda Yaşamak” adlı kitabında ise kendi yaşamından yola çıkarak Türkiye’nin yakın siyasal tarihine ve basın özgürlüğü mücadelesine ışık tuttu.
Hüseyin Aykol, geride yalnızca yazılar değil; gazeteciliği bir meslekten öte, ısrarlı bir hakikat arayışı olarak gören bir miras bıraktı.
