DESTPÊKGIŞTÎDERDORAmazon Ormanları geri dönüşsüz bir iklim eşiğine yaklaşıyor 

Amazon Ormanları geri dönüşsüz bir iklim eşiğine yaklaşıyor 

Bilimsel araştırmalar, Amazon’un milyonlarca yıldır görülmeyen hipertropikal iklim koşullarına girdiğini ortaya koyuyor.

Amazon yağmur ormanları, milyonlarca yıldır gezegenin iklim dengesini ayakta tutan en kritik ekosistemlerden biri olarak biliniyor. Ancak son dönemde yayımlanan bilimsel çalışmalar, Amazon’un ilk kez hipertropikal iklim olarak tanımlanan yeni ve tehlikeli bir rejime doğru sürüklendiğini ortaya koyuyor. Bilim insanlarına göre bu süreç, geri dönüşü zor hatta imkânsız bir ekolojik kırılmanın habercisi. 

Uydu verileri, uzun dönem sıcaklık ve yağış ölçümleri ile iklim modellerine dayanan analizler, Amazon’un büyük bölümünde aşırı sıcak ve kurak günlerin hızla arttığını gösteriyor. Araştırmalara göre, yüzyılın sonuna gelindiğinde bazı bölgelerde yılda 120 ila 150 gün hipertropikal koşullar yaşanabilir. 

Hipertropikal iklim ne anlama geliyor? 

Hipertropikal iklim, klasik tropikal iklimden farklı olarak daha uzun ve daha yıkıcı sıcak dalgalarıyla tanımlanıyor. Bu rejimde yağış döngüleri bozuluyor, kuraklık süreleri uzuyor ve toprak ile bitki örtüsü sürekli stres altında kalıyor. Bilim insanları, Amazon’un en az 10 milyon yıldır bu ölçekte bir iklim baskısıyla karşılaşmadığını vurguluyor. 

Bu koşullar, özellikle büyük yapraklı tropikal ağaçlar için hayati bir tehdit oluşturuyor. Sürekli yüksek sıcaklık ve kalıcı su stresi, bireysel ağaç kayıplarının ötesinde, ormanın bütünsel yapısının çökmesine yol açabilir. 

“Ağaçlar bu koşullarda yaşayamaz” 

Araştırmada yer alan bilim insanları, Amazon’daki birçok ağaç türünün biyolojik dayanıklılık sınırlarının aşılmak üzere olduğuna dikkat çekiyor. Live Science’a konuşan araştırmacılar, yaşanacak toplu ağaç ölümlerinin yalnızca ekolojik değil, iklimsel bir zincirleme etki yaratacağını belirtiyor. 

Amazon bugüne kadar insan kaynaklı karbon salımlarının önemli bir bölümünü emen dev bir karbon yutağı işlevi gördü. Ancak hipertropikal koşulların yaygınlaşmasıyla birlikte orman, karbon tutan değil karbon salan bir kaynağa dönüşme riskiyle karşı karşıya. 

Doğal bir döngü değil, insan kaynaklı bir kriz 

Bilim insanlarının altını çizdiği en kritik nokta, bu sürecin doğal iklim döngülerinin sonucu olmadığı. Fosil yakıt kullanımı, ormansızlaştırma, endüstriyel tarım ve madencilik faaliyetleri Amazon’u bu kırılma noktasına taşıyan başlıca etkenler arasında gösteriliyor. Küresel ölçekte sürdürülen üretim ve tüketim modeli, Amazon üzerindeki baskıyı her geçen yıl artırıyor. 

IFLScience’ın aktardığı değerlendirmelere göre, Amazon bir “geri dönüşsüz eşik”e hızla yaklaşıyor. Bu eşik aşıldığında, yağmur ormanlarının kendini yenileme kapasitesi ortadan kalkabilir ve geniş alanlar savana benzeri ekosistemlere dönüşebilir. 

Küresel sonuçlar kapıda 

Amazon’daki bu ekolojik kırılma, yalnızca Güney Amerika’yı değil, küresel iklim sistemlerini de doğrudan etkileyecek. Yağış rejimlerinin değişmesi, gıda güvenliğini, enerji politikalarını ve özellikle küresel Güney’de yaşayan yoksul toplulukların yaşam koşullarını daha da kırılgan hale getirebilir. Yerli halkların yaşam alanları ise bu dönüşümden en ağır biçimde etkilenecek alanlar arasında. 

Bilim insanlarına göre bu tablo bir uyarıdan öte, açık bir alarm niteliği taşıyor. Amazon’un geleceği, insanlığın iklimle kurduğu ilişkiyi kökten değiştirmemesi halinde geri dönüşsüz bir noktaya doğru ilerliyor. 

Kaynak: 

Berkeley News – A new hypertropical climate is emerging in the Amazon 

Live Science – Amazon rainforest is transitioning to a hypertropical climate 

IFLScience – The Amazon is entering a hypertropical climate for the first time in 10 million years 

Rojnameya Newroz

GIŞTÎ