Evet Gülistan Doku nerede? Gülistan Doku, Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisiydi.
Bu öğrenci, 5 Ocak 2020 yılında kaldığı öğrenci yurdundan ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı.
6 Ocak günü ailesi, Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü’ne kayıp başvurusunda bulunmuştu.
Kentin her tarafı adeta Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarıyla donatılmış olmasına rağmen, yalnızca bir minibüse bindiği görülüyor. Hangi minibüse bindiği tespit edilemediği için olmalı ki nerede indiği de tespit edilemiyor.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada, kaybolmadan önce erkek arkadaşı Rusya doğumlu Zeinal A… ile görüştüğü tespit ediliyor.
Ama bu Zeinal A…, olaydan yaklaşık iki yıl sonra Antalya’nın Alanya ilçesinde gözaltına alınıyor.
İşte “adalet” bu!!! dedirtiyor insana.
Zeinal A…, dört saat süren ifadesinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılıyor ve hakkında yurt dışı çıkış yasağı konuyor.
Raftan İnen Dosya, Geciken Adalet
“Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK), 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye’nin üç kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, göreve başlar başlamaz Gülistan Doku dosyasını raftan indirip incelemeye başladı. Soruşturmayı baştan ele alan Cansu’nun talimatıyla özel ekip kuruldu. Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri, PTS kayıtları toplandı.”
(Hürriyet.com.tr)
Gülistan Doku’nun avukatı Ali Çimen, 24 Ocak 2020 tarihinde tutulan tutanakta suya düşen bir nesnenin izlenimi yaratıldığını belirtti. Gülistan’ın suya atladığı, dolayısıyla intihar ettiği iddia edilmişti. Biz buna itiraz etmiştik.
Dosya Ulusal Kriminal Büro tarafından incelenmişti. O sırada suya düşen bir nesnenin olmadığı yönünde bir rapor gelmişti.
Bu rapor sonrasında biz artık dosyanın insan öldürme şeklinde ele alınmasını talep etmiştik.
Ama dosyamız uzun bir süre işlemsiz kalmıştı.
Buna ilişkin dosyamızda yer yer üst düzey bir kamu görevlisinin adı geçmekteydi. Soruşturmanın örtbasına yönelik olarak çaba sarf ettiği değerlendiriliyordu. Hatta faillerin beyanında bile kendilerini yurt dışına çıkmaları konusunda kendisinin telkini olduğunu söyledikleri belirtiliyordu.
Gülistan Doku’nun kaybolduğu bölgedeki MOBESE ve HTS kayıtlarına ulaşılamıyor oluşu, ildeki onca güvenlik önlemine rağmen bir ipucunun elde edilemeyişi gibi nedenlerle olayın üstü örtülmek ve dosya kapatılmak isteniyor.
İşte bunca alicengiz oyununun döndüğü bir olayı Başsavcı Ebru Cansu bir kadın duyarlılığı ile çözebilecek mi, aileyi ve kamuoyunu rahatlatabilecek mi, ilerleyen günlerde göreceğiz.
Kaybolan Sadece Gülistan Değil
Rojin Kabaiş, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1. sınıf öğrencisiydi.
O da bir cinayete kurban gitti. Ama ortada fail ya da failler yok.
Toplumda bunların birileri tarafından korunduğu kaygısı vardır.
İpek Er, Siirt’te görevi vatanı ve insanları korumak olan bir uzman çavuş tarafından cinsel saldırıya uğruyor ve Adli Tıp Kurumu’nca doğrulanıyor. İpek Er, yaşadığı bu olaydan dolayı intihar ediyor.
Bu olaydan dolayı 10 yıl hapis cezasına çarptırılan uzman çavuş, adli kontrol şartıyla serbest bırakılıyor.
Bu cinayetlerle ilgili verilen araştırma önergeleri TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve MHP oylarıyla reddediliyor.
Bu kadın ölümleri (öldürülmeleri) bu iki partiyi ilgilendirmiyor mu?
Ya da bu kadınlar bu ülkenin vatandaşları değiller mi?
Ailelerin zor şartlarda okuttukları çocuklarını bu katiller canlarına kıysınlar diye mi yetiştirdiler?
Anayasa Var, Güvence Yok
Hani Fırat’ın kıyısında kaybolan kuzunun sorumlusu devletti.
Ülke gündeminden eksik olmayan yeni anayasa tartışmaları eksik olmuyor.
Mevcut anayasadaki can güvenliği ile ilgili;
Madde 5: Devletin temel amaç ve görevleri, kişilerin temel hak ve hürriyetlerini korumak
Madde 17: Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığına dokunulamaz. Herkes yaşama hakkına sahiptir.
Madde 19: Kişi hürriyetini, can güvenliğini, özgürlük ve güvenlik boyutuyla ele alır.
Madde 38: Yaşam hakkını dolaylı biçimde güvence altına alır.
Bu maddelerin uygulanmadığı, rafa kaldırıldığı bir yerde yeni anayasa isteniyorsa bu işte bir bit yeniği vardır.
