Site icon Rojnameya Newroz

EMPERYALİZM KİMİN “TARLASINI SÜRDÜ”; SOLUN MU YOKSA SAĞIN ÖZELDE DE SİYASAL İSLAM’IN MI?

AKP Genel Başkanı Erdoğan bugün bir toplantı da yaptığı konuşmasında, “Türk solunun tarlası emperyalizm tarafından sürülmüştür” dedi. Gerçekten çok ilginç! Öncelikle bu söylediğine kendisi inanıyor mu acaba?

Sinan Çiftyürek / Yazarın diğer makaleleri için tıklayınız

Türkiye ve Kürdistan’da siyaset kadrosu bir yana herhangi bir vatandaş bile emperyalizmin on yıllardan beri sadece Türkiye’de değil küresel düzeyde solun değil sağın özelde de Siyasal İslam’ın tarlasını sürdüğünü bilmez mi? Bilir! Bunun böyle olduğunu Erdoğan’da çok iyi bilir.

Belirttiğim gibi sadece Türkiye değil, Dünya çapında emperyalizm, başta da ABD emperyalizmi, komünizme karşı mücadelede, daima sağ siyaset ve Siyasal İslam ile ittifak içerisinde hareket etti, dahası yer yer bizzat örgütledi. Komünistlerin, sosyalistlerin küresel planda emperyalizme ve kapitalizme karşı mücadelelerini iç çatışmalarla önce göçten düşürmek sonra durdurabilmek için, emperyalizm her yerde genelde sağ siyaset dinamiklerini özelde de Siyasal İslam dinamiklerini kullandı ve birçok ülkede bizzat örgütledi. Eee emperyalizmin bu sağ ve Siyasal İslami dinamikleri, komünistlere, devrimcilere karşı kullanabilmek için de tarlalarını sürmesi gerekirdi, dünyanın her yerinde de bunlar yaşandı, yaşandığını Erdoğan’da iyi biliyor.

Eğer İslami siyaset tarlası emperyalizm tarafından Türkiye’nin NATO’ya dahil olduğu günden beri derinden sürülmemiş olsaydı, 12 Martçılar Erbakan’ı Milli Selamet Partisi’ni kurması için İsviçre/Zürih’ten geri çağırırlar mıydı?  ABD komünizmi engellemek için Pakistan-İran-Türkiye’yi kapsayan, “Yeşil Kuşak” projesini kurarken siyasal İslam’ın tarlasını sürdü. Kime karşı sürdü? Genelde dünya komünist hareketine karşı özelde de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Binliği’ne (SSCB) karşı sağın, Siyasal İslam’ın tarlasını sürdü. SSCB’nin (komünizmin) Hint Okyanusu ve Akdeniz’e yani sıcak denizlere inmesinin önünü kesebilmek için siyasal İslam’a dayalı “Yeşil Kuşak” örmeye çalıştığını Mısır’daki sağır sultan bilir. Hatta “Yeşil Kuşak”ı örebilmek amacıyla da Pakistan ve İran’da Şeriat rejimlerini kuracak askeri darbe ve İslami Devrimin yapıldığını herkes gibi yine Erdoğan’da bilir.

Türkiye’de de “Yeşil Kuşak” gereği, Şeriat rejiminin önceden örülen temellerinin özellikle 12 Eylül askeri rejimleri döneminde bizzat elde Kur’an kent kent dolaşıp İmam Hatip okullarını açan Kenan Evren faşist rejimi tarafından geliştirildiği yine sır değil. Ve CIA’nın Türkiye masası şefi olan Paul Henze’nin, 12 Eylül darbesini Başkan Jimmy Carter’a “bizim çocuklar başardı” diye haber vermesi, emperyalizmin Türkiye’de kimin tarlasını sürdüğüne dair ayrıca güçlü bir veridir. Yıllardan beri ABD emperyalizminin korumasında olan Fethullah Gülen hareketinin Erzurum’dan “komünizmle mücadele derneği” ile başlayan yürüyüşü bizzat CİA tarafından aynı “Yeşil Kuşak” politikası gereği desteklenmedi mi? Bu arada şunu da not edeyim; eğer Türkiye’de Şeriat rejimi kurulamadıysa bunu dağılan SSCB ile komünizm “tehlikesinin” geçici de olsa ortadan kalkmış olmasına bağlı olduğunu not edeyim.

Emperyalizmin kimin tarlasını sürdüğü şayet yukarı da belirttiklerim yetmediyse, o zaman garip! Bir trafik kazasından yaşamını yitiren Türk İslam sentezinin önemli siyaset kadrosundan Muhsin Yazıcıoğlu’nun dert yanarak “zamanında tarlamızı derinden sürmüşler, yakamızı alamıyoruz, tarlayı ayıklayamıyoruz” beyanına kulak verilmeli! Yazıcıoğlu’nun tam da bu konuda basına önemli açıklamalar yapacağı bir süreçte “tarlasını derin süren” odaklarca ortadan kaldırıldığı kamuoyunun genel kanaatidir. 21.11.2017

canbegyekbun@hotmail.com

 

Exit mobile version