Asgari ücret komisyonu bugün yeni asgari ücret için ilk toplantısını yapacak. Komisyon, 2026’da geçerli olacak ücreti belirlemek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda bir araya gelecek. Tarafların yıl sonuna kadar anlaşmaya varması bekleniyor.
Bu yıl görüşmeler farklı bir atmosferde başlıyor. Çünkü tartışmalar yalnızca zam oranıyla sınırlı değil. Komisyonun yapısı ve işleyişi de gündemi belirliyor. TÜRK-İŞ, mevcut temsil sisteminin adil olmadığını söylüyor. Bu çıkış, toplantı öncesi tansiyonu yükseltti.
Ekonomik çerçeve: Enflasyon ve reel kayıplar
Türkiye’de ücret görüşmeleri yüksek enflasyon ortamında sürüyor. TÜİK, yıllık enflasyonu kasımda %31 olarak açıkladı. ENAG ise çok daha yüksek oranlar veriyor. Bu fark, reel kayıp tartışmasını büyütüyor.
Diğer taraftan DİSK, ücretin yıl içinde ciddi oranda eridiğini belirtiyor. DİSK-AR raporları bu kaybı rakamlarla gösteriyor. Rapora göre asgari ücret açlık ve yoksulluk sınırının çok altında kaldı. TÜRK-İŞ’in verileri de aynı tabloyu güçlendiriyor. Diğer sendikalar ise ücretin temel ihtiyaçları bile karşılamadığını savunuyor.
Kaç kişi asgari ücret alıyor?
Asgari ücretli sayısı Türkiye’de oldukça yüksek. Farklı araştırmalar 9,5 ile 11,2 milyon arasında tahmin yapıyor. Bu durum, Türkiye’yi Avrupa’da en yüksek asgari ücretli oranına sahip ülkelerden biri yapıyor. Bu nedenle alınacak karar geniş kitleleri doğrudan etkiliyor.
Masada hangi rakamlar var?
Kulislerde konuşulanlar masada birkaç senaryoyu öne çıkarıyor.
- TÜİK verisine yakın artış ilk seçenek. İşveren çevreleri bu oranı “makul” buluyor.
- Hükümet ise farklı formüller değerlendiriyor. Kademeli artış veya vergi–prim desteği bunlar arasında yer alıyor.
Sendikalar ne talep ediyor?
Her sendika henüz resmi rakam vermedi. Ancak talepler önceki raporlardan anlaşılıyor.
DİSK, ücretin reel kaybını telafi edecek güçlü bir artış istiyor. TÜRK-İŞ, açlık sınırını temel alıyor.
Asgari ücret tartışmasının toplumsal etkisi
Bu tartışma yalnızca ekonomik değil. Sosyal sonuçlar da önemli. Sendikalar düşük ücretlerin yoksulluğu büyüttüğünü söylüyor. DİSK-AR, kayıplar sürerse 2026’da daha ağır sonuçlar doğacağını belirtiyor.
Ücret düzeyi yaşam kalitesini de belirliyor. İSİG, düşük gelirlerin beslenme, barınma ve sağlık üzerinde ciddi etkiler yarattığını vurguluyor. Bu nedenle kararın önemi daha da artıyor.
Komisyon bugün takvimi, hesaplama yöntemini ve tarafların ilk taleplerini görüşecek. Nihai ücretin yıl bitmeden açıklanması bekleniyor. Yeni rakam 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girecek.
Rojnameya Newroz
