ANASAYFASİYASETAkademide Yükselen Irkçılık 

Akademide Yükselen Irkçılık 

Yükselen ırkçılık, üniversitelerde etik, hukuk ve ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Akademide yükselen ırkçılık her geçen gün daha görünür olmaya başladı. Kars Kafkas Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nde görevli Prof. Dr. Tülay Diken Allahverdi, WhatsApp durumunda Kürtlere ve Araplara yönelik yaptığı ırkçı paylaşımlarla halkta, yerel medyada ve bazı sivil toplum örgütlerinde ciddi anlamda bir tedirginliğe ve rahatsızlığa sebep olmuştur. 

Kars Barosu da gerekli duyarlılığı göstererek suç duyurusunda bulunmuş ve Kafkas Üniversitesi Rektörlüğü ile Yükseköğretim Kurumu’nu (YÖK) gerekli idari ve disiplin süreçlerini derhâl başlatmaya davet etti. 

Tülay Diken Allahverdi, son genel seçimlerde CHP Kars milletvekili aday adaylığına müracaat etmiş ve bu zihniyetle Kars’ı Türkiye’nin Londra’sı konumuna getirmeyi vadetmişti. Artık nasıl getirecekse(!) 

Irkçı zihniyetin esiri olan profesörden inciler: 

“Türkler dışında hiçbir ırk Türkiye’de kamu kurumlarında idareci olarak çalıştırılmamalı. Çünkü Türklerin bu ülkeye duyduğu duyguları onlar hissedemezler. Kamu kurumlarında ihaleler yaparak, bu ihaleler üzerinden para kazanarak devletimizin ekonomisini çökerten bir zihniyetle çalışmaktadırlar. Atatürk onlar için bu ülkeyi kurmadı. Türk gençliği için bu ülke kuruldu.” 

Yani bu sözlerinizle Cevdet Yılmaz, Hakan Fidan, Mehmet Şimşek gibi idarecileri mi kastediyorsunuz? 

Bu ülkede “ben Kürdüm, Arabım, Aleviyim, Ermeniyim” vs. diyen bir general, vali, rektör, emniyet müdürü vs. var mıdır? 

“PKK silah bıraktı. Bundan sonraki istekleri ne olacak? Bekleyip göreceğiz. Doğu ve Güneydoğu illerinde özerklik istiyorlarsa, Kürtler Türkiye’nin her şehrinde yaşıyorlar. Doğu ve Güneydoğu illeri dışındaki şehirleri boşaltmaları gerekiyor. Ayrıca Doğu illerinde de anlattıkları kadar varlıkları mevcut değil. İkinci bir husus; bu insanlar tarla, hayvan meseleleri yüzünden birbirlerini çok rahat öldürüp hastane acillerini meşgul eden insanlar. Daha kendi aralarında anlaşmayı beceremeyip çözüm oluşturamamış bir milletle devlet olarak neyi çözüyorsun? Merak konusu.” 

Irkçı zihniyetin esiri olmuş daha çok profesör var. Gerçi nasıl profesör oldukları tartışmalı. Hepsi aynı düşünüyor. 

Asker kökenli profesör Cihat Yaycı da aynı şeyleri düşünüyor. 

Aslında haksız da değiller!!! 

“Bu Kürtler çok faşistler, diyorlar ki ‘Doğu bizim, Batı’da hepimizin.’” 

Mealinde şeyler söylemişti. Bu tablo zamanında; seksenli, doksanlı yıllarda köyleri, mezarları, evleri yaktığınız yerdeki insanları zorla batıya göçerttiğiniz için oluşmadı mı? 

“Ali İhsan Aktaş bu ülkede yaşayan Kürt kökenli bir vatandaş. Adam, kamudan aldığı ihalelerle tost yaparken milyoner olmuş. Allah herkese bu ülkede Kürtlere tanınan haklardan versin. Biz tost yaparken kamudan ihale alarak zengin olmadık. Devletin kurumlarını otel yaparak para kazanmadık. CHP’li belediye başkanları bu adamın yalan ifadeleri üzerine tutuklanmış durumda. Anadolu’da bir atasözü vardır: ‘Kürtten evliya koyma avluya, ya samanını ya sambasını çalar’ derler. CHP komisyonda Kürtlere verilen fazla hakların demokratikleşme zemini altında azaltılmasını sağlayacak mı? Merakla bekliyoruz.” 

Bu noktada, eğer tutuklamalar gerçeğe aykırı beyanlara dayanıyorsa, asıl eleştirinin yargı süreçlerini yürüten siyasi iktidara yöneltilmesi gerek gerekmez mi? 

“Atatürk ne diyorsa CHP yöneticileri bu söylemine kulak vermek zorundadır. Kürtler yaşayacak sosyal bir ülke bulmuşlar. Hastanede parasız tedavi oluyor, devletin okullarında parasız öğrenci okutuyor. Ülkede rektör, doktor, öğretmen oluyor. Hatta taşeron firmalardan Kürt milletvekillerinin torpili ile hak etmeden işe giriyor. Bu ülkede çok fazla hakları var. Bu haklar hukuk çerçevesinde azaltılmalı. Örneğin, hak yiyerek devlet dairelerinde işe giren Kürtler devlet dairelerinden çıkarılmalı, sınavı kazananlar işe alınmalıdır.” 

Cahillik diz boyu, önce bu halkların tarihlerini iyice okuyun. Olaya hâkim olun, öyle yazın. 

Kürtler bir ülke bulmadı. Bu ülke Kürtleri buldu. Bu dersinize iyi çalışın. 

Hiç kimse Kürdü babasının hayrına tedavi etmiyor.  

Yukarıda değindiğim gibi, hiçbir Kürt ulusal kimliği ile rektör, doktor, öğretmen olmuyor. 

Bu ülkede torpil mi var? 

Hukuk çerçevesi diyorsun. Hukukun olduğu yerde torpil olur mu? 

Ya da soruyu şöyle soralım: Eğer hukuk olmuş olsaydı, bu ırkçı paylaşımlarınızdan dolayı yargı karşısına çıkarılır, hesap verirdiniz. 

Kaynak: Kars Güncel

AKTÜEL