DESTPÊKSIYASETSinan Çiftyürek’ten Ahmed Şara’nın Kararnamesine Tepki: “Kürt Halkının Statüsü Kararnameyle Belirlenemez”

Sinan Çiftyürek’ten Ahmed Şara’nın Kararnamesine Tepki: “Kürt Halkının Statüsü Kararnameyle Belirlenemez”

Sinan Çiftyürek, Ahmed Şara’nın kararnamesini Kürt statüsü açısından yetersiz buldu.

Sinan Çiftyürek Ahmed Şara Kararnamesi ne ilişkin değerlendirmelerinde, yayımlanan metnin Kürt halkının tarihsel, siyasal ve anayasal taleplerini karşılamadığını vurguladı.

DEM Parti Van Milletvekili ve Kürdistan Komünist Partisi (KKP) MYK üyesi Sinan Çiftyürek, Suriye geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Kürtlere ilişkin yayımladığı kararnameye X hesabı üzerinden sert tepki gösterdi. Çiftyürek, yapılan düzenlemenin Kürt halkının tarihsel ve siyasal taleplerini karşılamaktan uzak olduğunu belirterek, “Bu adım çözüm değil, Türk devlet aklının Suriye’ye yansımasıdır” ifadelerini kullandı.

Çiftyürek paylaşımında, Kürtlerin Suriye’de “ulusal kimliğin bir parçası” olarak tanımlanmasına karşı çıkarak, Kürtlerin ayrı bir halk ve millet olduğunu vurguladı. Kürt dilinin eğitim ve kamusal yaşamda hâlâ ikincil bir konumda tutulduğuna dikkat çeken Çiftyürek, “Kürtçe seçmeli ders değil; eğitim dili ve ikinci resmi dil olmalıdır” dedi.

Paylaşımda ayrıca, anayasal güvence olmaksızın yayımlanan kararnamelerin kalıcı bir hak rejimi oluşturamayacağına işaret edildi. Çiftyürek, Kürt halkının eşit yurttaşlık, siyasal statü ve kolektif haklarının ancak yeni ve demokratik bir anayasa ile tanınabileceğini vurguladı.

Son dönemde Halep başta olmak üzere Kürt yerleşimlerinde yaşanan çatışmaların gölgesinde yayımlanan kararnameye yönelik kuşku dile getiren Çiftyürek, bu tür metinlerin sahadaki askeri ve politik baskıyı perdelemeye hizmet ettiğini ifade etti.

Kürt kamuoyunda tartışma yaratan kararname, Suriye’de Kürtlerin geleceği, özerklik talepleri ve anayasal statü arayışına dair süregelen belirsizlikleri yeniden gündeme taşıdı. Çiftyürek’e göre, gerçek çözüm; geçici metinlerde değil, halkların eşit ve özgür birliğini esas alan demokratik bir siyasal yapılanmada mümkün.

8 maddeden oluşan kararnamenin tam metni

“Madde (1): Suriyeli Kürt vatandaşlar, Suriye halkının temel ve asli bir parçası kabul edilir. Kültürel ve dilsel kimlikleri, çok yönlü ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Madde (2): Devlet, kültürel ve dilsel çeşitliliğin korunmasını taahhüt eder; Kürt vatandaşların ulusal egemenlik çerçevesinde miraslarını, sanatlarını yaşatma ve ana dillerini geliştirme hakkını güvence altına alır.

Madde (3): Kürtçe, ulusal bir dil olarak kabul edilir. Kürt nüfusunun kayda değer oranda bulunduğu bölgelerde, devlet ve özel okullarda seçmeli ders veya eğitsel-kültürel faaliyet kapsamında öğretilmesine izin verilir.

Madde (4): Haseke ilinde 1962 genel nüfus sayımından kaynaklanan tüm istisnai yasa ve tedbirler yürürlükten kaldırılır. Suriye topraklarında ikamet eden Kürt kökenli tüm vatandaşlara, kaydı kapalı olanlar dâhil olmak üzere, Suriye vatandaşlığı verilir; hak ve yükümlülükler bakımından tam eşitlik sağlanır.

Madde (5): “Nevruz Bayramı” (21 Mart), baharı ve kardeşliği simgeleyen ulusal bir bayram olarak Suriye Arap Cumhuriyeti’nin tüm bölgelerinde ücretli resmî tatil ilan edilir.

Madde (6): Devletin medya ve eğitim kurumları kapsayıcı bir ulusal söylemi benimsemekle yükümlüdür. Etnik veya dilsel temelde her türlü ayrımcılık ve dışlama kanunen yasaktır. Ulusal ayrışmayı körükleyenler yürürlükteki yasalar uyarınca cezalandırılır.

Madde (7): İlgili bakanlıklar ve yetkili kurumlar, bu kararnamenin hükümlerinin uygulanmasına ilişkin gerekli yürütme talimatlarını, kendi yetki alanları dâhilinde çıkarır.

Madde (8): Bu kararname Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girer.”

Rojnameya Newroz

GIŞTÎ