ABD’nin İran’a yönelik olası askeri operasyon senaryoları yeniden gündeme girerken, İsrail yönetiminin üst düzey alarma geçtiği iddia edildi. ABD’nin İran operasyonu ihtimali, hem Tahran’da günlerdir süren protestoların ağırlaşan bilançosu hem de Washington–Tel Aviv hattındaki yoğun diplomatik trafikle birlikte bölgesel gerilimi tırmandırıyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesi sonrası İsrail’in “yüksek alarm” durumuna geçtiği öne sürüldü. Reuters’a konuşan ABD’li bir yetkili görüşmeyi doğrularken, alarmın pratikte hangi adımları içerdiğine dair bilgi paylaşmadı.
Trump’a askeri seçenekler sunuldu
New York Times’ın ABD’li yetkililere dayandırdığı haberine göre, Başkan Donald Trump son günlerde İran’a yönelik olası askeri müdahale seçenekleri konusunda bilgilendirildi. Haberde, Trump’ın Tahran’a karşı daha sert adımları hayata geçirmeyi ciddi biçimde değerlendirdiği belirtildi. Wall Street Journal ise ilk planlamaların yapıldığını, seçenekler arasında İran’daki askeri tesislere yönelik geniş çaplı hava saldırılarının da bulunduğunu yazdı.
İsrail Başbakanı Netanyahu da daha önce verdiği mesajlarda, İran’ın İsrail’i hedef almasının “çok ağır sonuçları olacağı” uyarısını yinelemişti. İsrail ayrıca Avrupa Birliği’ne çağrı yaparak İran Devrim Muhafızları’nın “terör örgütleri listesine” alınmasını talep etti.
İran’dan açık misilleme tehdidi
Tahran yönetimi ise olası bir ABD operasyonuna karşı sert bir karşılık sinyali verdi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD’nin herhangi bir saldırısına İsrail’in ve bölgedeki ABD askeri üslerinin “meşru hedefler” olarak yanıt verileceğini söyledi. İranlı yetkililer, bölgede topyekûn bir savaş riskine dikkat çekerek Washington’u uyardı.
ABD Başkanı Trump ise Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, İran’daki gelişmelere atıfla, “İran belki de hiç olmadığı kadar özgürlük istiyor. ABD yardıma hazır” ifadelerini kullandı. Açıklama, İran yönetimi tarafından “açık müdahale çağrısı” olarak yorumlandı.
Protestolarda can kaybı artıyor, internet kapalı
ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı HRANA’ya göre, yaklaşık iki haftadır süren protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısı 192’ye yükseldi. En az 2 bin 600 kişi de gözaltına alındı. Buna rağmen protestoların ülke genelinde 185 şehirde sürdüğü bildiriliyor.
NetBlocks verileri, İran’da internet kesintisinin 60 saati aştığını ortaya koydu. Hak örgütleri, kesintinin protestocular arasındaki iletişimi koparmayı ve olası sert müdahaleleri görünmez kılmayı amaçladığını belirtiyor. Bu durum, geçmişte yaşanan kanlı bastırma operasyonlarını hatırlatan ciddi kaygılara yol açıyor.
Sürgün çağrıları ve iç siyasi gerilim
Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, İran halkının “uzun kabusunun sona erdiğini” savunurken, sürgünde yaşayan son Şah’ın oğlu Rıza Pehlevi de Trump ve Graham’a destek mesajı verdi. Pehlevi, İran genelinde grev ve meydan işgali çağrıları yapmayı sürdürüyor. Gösterilerde atılan monarşi yanlısı sloganlar ise protestolar içindeki farklı siyasal eğilimleri görünür kılıyor.
İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ise protestocuları “fitne çıkaran unsurlar” olarak nitelendirerek güvenlik güçlerine sert müdahale sinyali verdi. Rejim yanlısı çevreler, ABD ve İsrail’in açık destek açıklamalarını protestoların ana itici gücü olarak göstermeye devam ediyor.
