ABD Dışişleri Bakanlığı’nın “Bu bizim yarımküremiz” paylaşımı, ABD Latin Amerika tehdidinin açık bir ifadesi olarak bölge ülkelerinde yankı uyandırdı. Venezuela’ya yönelik askerî operasyonun ardından gelen açıklamalar, Washington yönetiminin müdahaleci çizgisini daha da görünür kıldı.
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafına yer verilirken, “Başkan Trump güvenliğimizin tehdit edilmesine izin vermeyecek” ifadeleri kullanıldı. Paylaşım, özellikle Venezuela operasyonu sonrasında artan tepkilere yanıt olarak değerlendirildi.
Trump, bu açıklamadan önce Air Force One uçağında yaptığı konuşmalarda Kolombiya, Meksika ve Küba’yı da doğrudan hedef aldı. Kolombiya için “hasta bir ülke ve hasta bir adam tarafından yönetiliyor” diyen Trump, Devlet Başkanı Gustavo Petro’yu uyuşturucu kaçakçılığıyla suçladı ve “Kolombiya operasyonu kulağa hoş geliyor” ifadelerini kullandı.
Petrol, tehdit ve müdahale dili
Trump, Küba’ya yönelik olarak ise “Onların da sayılı günü var” diyerek doğrudan rejim değişikliği ima eden bir dil kullandı. Meksika’nın uyuşturucu kartelleri tarafından yönetildiğini öne süren Trump, ABD’nin bölgeye müdahalesini meşrulaştırmaya çalıştı.
3 Ocak’ta Nicolas Maduro’nun askerî bir operasyonla ABD’ye götürülmesinin ardından Trump yönetimi, Venezuela’yı fiilen yöneteceklerine dair mesajlar vermeye başladı. Maduro’nun “narko-terör devleti” yönettiğini iddia eden Trump, “Buradaki her şeyi biz yöneteceğiz ve düzelteceğiz” dedi. ABD’li büyük petrol şirketlerinin Venezuela’da milyarlarca dolarlık anlaşmalar yapacağını da açıkça dile getirdi.
Kolombiya ve Meksika’dan sert yanıtlar
Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, Trump’ın açıklamalarına karşı ülkesini savunmak için “gerekirse silaha sarılmaya hazır olduğunu” söyledi. Petro, 5 Ocak’ta yaptığı açıklamada, sözlerinin çarpıtılıp çarpıtılmadığından emin olana kadar doğrudan yanıt vermeyeceğini ifade etti; kendisi hakkında yapılan “gayrimeşru” ve “uyuşturucu kaçakçısı” suçlamalarını kesin bir dille reddetti.
Petro, geçmişte silahlı mücadeleden çekildiğine dair yemin etmiş olmasına rağmen, ülkesinin egemenliği söz konusu olduğunda bu tutumunu koruyamayabileceğini vurguladı.
Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum ise Maduro’nun devrilmesine karşı olduklarını yineleyerek, ABD’nin Meksika’ya doğrudan müdahale olasılığının düşük olduğunu söyledi. Sheinbaum, “Amerika kıtası herhangi bir doktrine ya da güce değil, halklarına aittir” ifadelerini kullandı.
Meksika’nın uyuşturucu kaçakçılığına karşı işbirliğine açık olduğunu belirten Sheinbaum, ancak boyun eğmeyi ve dış müdahaleyi kesin olarak reddettiklerini ifade etti. Trump’ın Fox News’te dile getirdiği “Meksika’yla ilgili bir şeyler yapılması gerekecek” sözlerine ilişkin ise bunun Washington’da ciddiye alınan bir plan olmadığını düşündüğünü söyledi.
“Venezuela ile savaşta değiliz”
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Pazar sabahı katıldığı televizyon programlarında tansiyonu düşürmeye yönelik açıklamalar yaptı. NBC’ye konuşan Rubio, “Venezuela ile savaş hâlinde değiliz. Uyuşturucu kaçakçısı örgütlere karşı savaşıyoruz” dedi.
Rubio, buna rağmen “Venezuela doğru kararları almazsa” yeni adımların gündeme gelebileceğini söyledi. Bu açıklamalar, ABD’nin Latin Amerika’ya yönelik baskı ve müdahale politikasının süreceği yönünde yorumlandı.
