Dünya Anadili Günü bildirisi: Dil Hakları İzleme, Belgeleme ve Raporlama Ağı (DHİBRA), 21 Şubat Dünya Anadili Günü kapsamında 208 kurumun imzasıyla hazırladığı ve 25 anadile çevirdiği bildiriyi kamuoyuna açıkladı. Bildiride anadili hakkının “temel, devredilemez ve müzakere edilemez bir insan hakkı” olduğu vurgulandı; devletin dilsel haklar konusunda yükümlülüklerini yerine getirmesi çağrısı yapıldı.
DHİBRA tarafından paylaşılan metinde, “Anadili haktır, susturmak adaletsizliktir” ifadesi öne çıktı. Açıklamada anadili hakkının yalnızca kültürel bir mesele olmadığı belirtilerek, “Bu hakkın korunması, sadece kültürel bir mesele değildir; dilsel adalet ve eşit yurttaşlık için zorunludur” denildi.
Anadili hakkı ve kamusal alan vurgusu
Bildiride, anadili hakkının önündeki politik, ekonomik ve idari engeller kaldırılmadıkça adaletten söz edilemeyeceği ifade edildi. Metinde şu değerlendirmeye yer verildi:
“Anadillerimizin, eğitimden medyaya, sanattan kültüre, sokaktan resmi kurumlara tüm kamusal alanlarda özgürce var olması eşit ve onurlu bir yaşamın vazgeçilmez koşuludur.”
Çocukların okul öncesinden üniversiteye kadar her kademede anadillerinde eğitim görebileceği bir yapının inşa edilmesinin “gecikmiş sorumluluk” olduğu belirtildi.
Tekdilli politikalar eleştirildi
Açıklamada, geçmişte uygulanan tekdilli asimilasyon politikalarının dilsel çoğulluğu “bertaraf edilmesi gereken bir tehlike” olarak gösterdiği savunuldu. Bildiride, “Bir dil sustuğunda yalnızca kelimelerini değil; acılarını, sevinçlerini, masallarını ve dünyaya bıraktığı izleri de beraberinde götürür” ifadelerine yer verildi.
Metinde ayrıca dilin yalnızca bir iletişim aracı olmadığı kaydedilerek, “Dil yalnızca kültürün taşıyıcısı değil; tarihsel olarak inkâr edilmiş kimliklerin, bastırılmış var olma biçimlerinin, susturulmuş seslerin ifade alanıdır” denildi.
Uluslararası sözleşme çağrısı
Bildiride, devletin ve kamu kurumlarının dillerin yaşatılması, geliştirilmesi ve kamusal hizmetlerde eşit ve erişilebilir biçimde yer alması için gerekli adımları atmasının “bir lütuf değil, tarihsel bir yükümlülük” olduğu ifade edildi.
Metinde, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 17, 29 ve 30. maddelerine konulan çekincelerin kaldırılması ve sözleşme kapsamındaki sorumlulukların yerine getirilmesi çağrısı yapıldı.
Bildirinin sonunda, “Tüm halkların Dünya Anadili Günü kutlu olsun!” ifadesine yer verildi.
DHİBRA hakkında
Dil Hakları İzleme Belgeleme ve Raporlama Ağı (DHİBRA), 2019 yılında akademisyenler, araştırmacılar ve hak savunucuları öncülüğünde kuruldu. Ağ, Türkiye dilleri, dilsel çoğulluk ve dil hakları alanında izleme, belgeleme ve raporlama faaliyetleri yürütüyor. DHİBRA, dil haklarını hukuki, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla ele alarak ihlalleri raporlamayı ve çözüm önerileri geliştirmeyi hedefliyor.
DHİBRA’nın 21 Şubat Dünya Anadili Günü Bildirisi (Tam Metin)
Anadili haktır, susturmak adaletsizliktir.
Anadili hakkı, temel, devredilemez ve müzakere edilemez bir insan hakkıdır. Bu hakkın korunması, sadece kültürel bir mesele değildir; dilsel adalet ve eşit yurttaşlık için zorunludur.
Anadili hakkının önündeki politik, ekonomik ve idari engeller kaldırılmadıkça adaletten söz edilemez. Barış içinde yaşamanın garantisi, çokdilli bir toplumda eşit haklara sahip olmaktır.
Bugüne kadar uygulanan tekdilli asimilasyon politikaları nedeniyle dilsel çoğulluk, bertaraf edilmesi gereken bir “tehlike” olarak görülmüş ve gösterilmiştir. Oysa bir dil sustuğunda yalnızca kelimelerini değil; acılarını, sevinçlerini, masallarını ve dünyaya bıraktığı izleri de beraberinde götürür.
Dil yalnızca bir iletişim aracı değil; kimliğin, belleğin ve toplumsal ilişkilerin en temel kurucu unsurudur.
Dil yalnızca kültürün taşıyıcısı değil; tarihsel olarak inkâr edilmiş kimliklerin, bastırılmış var olma biçimlerinin, susturulmuş seslerin ifade alanıdır.
Anadillerimizin, eğitimden medyaya, sanattan kültüre, sokaktan resmi kurumlara tüm kamusal alanlarda özgürce var olması eşit ve onurlu bir yaşamın vazgeçilmez koşuludur.
Eğitim ve kültür politikaları, tüm dillerin ortak değerimiz olduğu ilkesiyle belirlenmelidir. Çocukların anadillerinde düşünebileceği, hayal kurabileceği ve okul öncesinden üniversiteye kadar her kademede anadillerinde eğitim görebileceği siyasal ve toplumsal yapıyı inşa etmek, hepimizin gecikmiş sorumluluğudur.
Dillerimizin yaşatılması, geliştirilmesi ve kamusal hizmetlerde eşit, erişilebilir ve görünür biçimde yer alması için devletin ve tüm kamu kurumlarının gerekli adımları atması bir lütuf değil, tarihsel bir yükümlülüktür. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 17, 29 ve 30. maddelerine ilişkin konulan çekincelerin kaldırılması ve bu Sözleşme kapsamındaki sorumlulukların yerine getirilmesi, bu tarihsel yükümlülüğün açık ve öncelikli gereğidir.
Dil Hakları İzleme, Belgeleme ve Raporlama Ağı (DHİBRA) bileşenleri olarak, tüm anadillerinin korunması, yaşatılması ve canlandırılması çağrımızı yineliyoruz.
Tüm halkların Dünya Anadili Günü kutlu olsun!
