Site icon Rojnameya Newroz

İktidarın çıkmazı

Erdoğan

Eyüp Yalur Newroz için yazdı

“Saklayacak bir şeyin yoksa,

korkacak bir şeyin yok demektir…” CHE

Eyüp Yalur / Yazarın diğer makaleleri için tıklayınız

İktidar direksiyon hakimiyetini kaybetmiş şoför misali freni boşalan kamyonu yokuş aşağı bırakmış gidiyor. Kamyon düzlüğe inip durana kadar önüne kattığı ne varsa canlı cansız sürükleyip götürüyor. Adeta ülkeyi bir enkaz yığını haline getirmiş, siyasal, sosyal ve ekonomik olarak istikrarsızlaştırmıştır. Ekonomisi çökmüş, komşu ülkelere, Arap ülkelerine, ABD’ye, AB ülkelerine, güven vermeyen AB ve çağdaş dünyaya sırtını çevirip Şanghay (Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu, Kırgızistan, Tacikistan, Kazakistan, Özbekistan, Hindistan, Pakistan, İran) ülkelerine yüzünü dönmüştür.

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun (ITUC) 148 ülkeyi kapsayan Küresel Haklar Endeksi’ne göre Türkiye 2022 yılında çalışanlar için en kötü on ülkeden birisidir. Bu değerlendirme işçi hakları ihlalleri, grev yasakları, sendikacıların tutuklanmaları, sistematik sendika düşmanlığı gibi etkenler baz alınarak yapılıyor. Bu ülkeler Bangladeş, Belarus, Brezilya, Kolombiya, Mısır, Myanmar, Filipinler, Esvatini, Guatemala, Türkiye.

Endeks ülkeleri 5+1 guruba ayırıyor. 1, 2, 3, 4, 5 ve 5+1. İşçi hakları açısından en iyi grup 1. gruptur. İşçi hakları konusunda duyarlı ve iyi konumdadırlar, işçi hakları garanti altındadır. Bu grupta (Almanya, Avusturya, Danimarka, Finlandiya, İzlanda, İrlanda, İtalya, Norveç, İsveç) yer almaktadırlar. En kötü grup 5. gruptur. Bu grup “İşçi haklarının garanti altına alınmaması” anlamına geliyor. Bu grupta (Türkiye, Çin, Pakistan, İran, Irak gibi) ülkeler yer almaktadır. 5+ grubu ise hukukun üstünlüğü ilkesi bulunmadığından işçi haklarının garanti altına alınmadığı ülkeleri gösteriyor.

Türkiye 2021 Hukukun Üstünlüğü Endeksinde 139 ülke arasında 117. sırada yer almaktadır. Hukukun üstünlüğünde ilk onda Danimarka, Norveç, Finlandiya, İsveç, Almanya, Hollanda, Yeni Zelanda, Lüksemburg, Avusturya, İrlanda yer almaktadır. Türkiye hukukun üstünlüğü endeksinde Rusya’nın gerisinde yer almaktadır. Vatandaşların ödedikleri vergilerle inşa edilen o devasa adalet saraylarının içerisinde vatandaşlar neden adalet bulamıyor.

Şenyaşar Ailesi, Gülistan Doku’nun Ailesi neden hak ve adalet arıyorlar. 2018 Çorlu tren kazasında oğlunu kaybeden Mısra Öz neden “Helalleşmeyeceğim! Hesaplaşacağım” diyor. 15 Temmuz darbe girişiminde eşini ve oğlunu kaybeden Nihal Olçok neden vekaletini bu ülkenin avukatına, savcısına, hakimine, içişleri bakanına, adalet bakanına, cumhurbaşkanına vermiyor da bir suç örgütü liderine veriyor.

Türkiye yolsuzlukla mücadele konusunda 134 ülke arasında 69’uncu sırada yer alıyor. Suç örgütü lideri Sedat Peker’in gündeme getirdiği rüşvet ve yolsuzluk iddiaları birçok siyasetçiyi ve bürokratı zan altında bırakmıştır. AKP iktidarının bundan aklanıp paklanması lazım.

Suç örgütü lideri Sedat Peker’in hırsızlık ve yolsuzluklarla ilgili youtube videoları, twitterleri ne iktidar partisi AKP ne küçük ortak MHP ne de yargı tarafından dikkate alınmazken halkın ezici çoğunluğu ve muhalefet yargıyı göreve çağırıyor, cesur savcılar arıyorlar.

Türkiye basın özgürlüğü endeksinde 180 ülke arasında 149’uncu sırada yer almaktadır. Türkiye Gazeteciler Sendikası tarafından yayınlanan raporda ise 38 gazetecinin, gazetecilik faaliyetleri nedeni ile cezaevlerinde bulunduğu dile getirilmektedir. AKP – MHP iktidarı özgür, bağımsız bireylerin, siyasi ve inanç gruplarının, öğrencilerin, ev kadınlarının vs kendilerini ifade ede bildikleri sosyal medyadan oldukça rahatsızlar ve susturmak istiyorlar. Bunun için AKP – MHP iktidarı milletvekilleri imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulan “Dezenformasyon Yasası” ile sosyal medyayı budamak, yok etmek istiyorlar.

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ardından bugüne kadar 302 kadın öldürüldü, 254 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Bu iktidar ve ortağı kadını, gencini, yaşlısını, çocuğunu bile koruyup kollamaktan acizdir

Portekiz Sağlık Bakanı Marta Temido hastanelerde yaşanan personel sıkıntısı nedeni ile eleştirilerin hedefi oldu ve istifa ettirildi. Kars’ta hekim eksikliğinden istisnasız her gün onlarca hasta başta Erzurum olmak üzere batı metropollerindeki hastanelere sevk ediliyorlar. Birçok hasta bu sevkler sırasında yollarda hayatını kaybediyor. Kars iktidar milletvekilleri seçim sathına girildiği için seçim bölgelerindeki hekim eksikliğinin farkına yeni varmışlar. Kars ve ilçeleri için 8’i pratisyen hekim, farklı branşlardan 16 uzman hekim olmak üzere 24 hekim kadrosu açıldığını seçmenlerine müjdelemişler. Diğer onlarca küçük şehrin de Kars’tan bir farkı yok. Hastanelerimizde bunca hekim ve personel eksikliğine rağmen sağlık müdürü bile istifa etmiyor. 2022’nin ilk 8 ayında ülkeyi terk eden hekim sayısı 1683 kişidir. Ağustos ayında 281 hekim Türkiye’den ayrıldı.

Bu ve benzer kriterler baz alınırsa saray hükümetindeki bütün bakanların istifa etmesi gerekir.

İktidar kıblesini şaşırıp çıkmaza girdiği için milletvekilini terörist, öğretmeni çapulcu, gezicileri sürtük, asgari ücrete mahkum olanı nankör, işsizleri iş beğenmeyen yalancılar olarak nitelendiriyor.

İktidarın kara kutusu açılmak üzeredir. Şayet günün birinde bu kara kutu açılırsa ne bir erken seçim ne de 2023’te yapılacak genel seçim iktidarın lehine olmaz.

Halk artık haho haho haho diyor. Ey iktidar.

Exit mobile version