Site icon Rojnameya Newroz

Bir çocuk katliamı hikayesi

Amude Sinema katliamı

Eyüp Yalur Rojnameya Newroz için yazdı

Eyüp Yalur / Yazarın diğer makaleleri için tıklayınız

Hayatlarında ilk kez sinemaya gitmenin sevincini ve heyecanını yaşayan Kürt çocukları kendilerine kurulan sinsi, kirli tuzaktan bihaber o çocuk saflığı ve dürüstlüğü ile gittikleri Şehrazad Sinemasında insanlık tarihinin karanlık çocuk katliamlarından birinin kurbanı oldular.

13 Kasım 1960’da Rojava’nın Cizire bölgesinin Qamişlo kentine bağlı Amudê ilçesinde 283 Kürt çocuğunun yaşamını yitirdiği Amudê’deki Şehrazad Sineması katliamı üzerinden 63 yıl geçti.

Katliam günü Şehrazad Sinemasında Cezayir Devrimini anlatan, Cezayir Kurtuluş Savaşı’nı konu alan Mısır yapımı Cerimet Nisif el – leyl Kürtçe ismiyle “Sûcê nîvê şevê” Türkçe ” Gece yarısı suçu” filmi gösterildi.

120 koltuk kapasiteli sinema salonuna 500 çocuk dolduruldu. Bu çocukların içerisinde ilçe yöneticilerinin çocukları yoktular.

Baas rejimi askerleri çocukların tamamı içeri girdikten sonra sinemanın her iki kapısını da kapatırlar.

Filmin ilerleyen dakikalarında perdede başlayan yangını gören bazı çocuklar yetkiliyi uyarırlar. Ama dikkate alınmazlar ve film devam eder. Ahşap olan sinema salonu kısa sürede ateş topuna döner.

Amudê Kürtlerinden olan Said Ağayê Dekori, yangının çıktığını görünce kapalı olan sinemanın kapısını kırarak alevlerin arasına dalar kurtara bildiği kadar çocuğu dışarıya çıkararak kurtarır. O sırada sinema salonunun çöken tabanı altında kalan Said Ağayê Dekori de alevler arasında kalarak yaşları 8-14 arasında değişen 283 çocukla beraber yanarak yaşamını yitirmiştir.

Yaşanan bu çocuk katliamı ile ilgili Suriye’de Baas rejimi ya soruşturma yürütmedi ya da yürüttüyse de bir sonuç alınamadı.

Tıpkı Uğur Kaymaz, Cemile Çağırga, Ceylan Önkol gibi öldürülen onlarca Kürt çocuklarının açılan davalarında soruşturmaların sonuçsuz kaldığı gibi.

Kürtlerin mağduriyetleri ile alakalı soruşturmalardan sonuç alınamamasını Kürtler hiç de yadırgamıyorlar. Çünkü Kürtleri Kürt coğrafyasında esaret altında tutanlar düşman hukuku uyguluyorlar.

Kürt şair ve yazar Ehmedê Namî, Celadet Alî Bedirxan ile tanıştıktan sonra Havar ve Ronahi gazetesinde yazılar yazmıştır. Herne Pêş Marşı’nın yazarı olarak bilinen Namî Amudê ilçesindeki Şehrazat sinemasında ki yangınla ilgili geniş bir röportaj yaparak yazar ve yayınlar.”Amûdê Sineması Yangını” adlı kitabın yazarı Ehmedê Namî Suriye Baas rejimine bazı sorular sorar.

* Yangın tehlikesi iletilmesine rağmen yetkili neden filmin devamında ısrar etti?

* Neden öğretmenler çocuklarla beraber değillerdi?

* İlçe rejim yetkililerinden hiç birinin çocuğunun orada olmaması tesadüf mü?

* Rejim yetkilisinin çocuklarının geldikleri sinemadan babalarının uyarısı ile çıkarıldıkları doğru mudur? 

Gibi sorular yangının şüphe çeken nedenlerine işaret etmektedir.

Kürtlerin tarihi hafızalarını diri tutmak için sinema salonunun yerine yapılan Baxçe Pakrewan Parkı (Kahramanlar Bahçesi) ile katliamın anıları taze tutuluyor.

Seid Axayê Deporî’nin çocuklarla görüldüğü heykel de bahçeye yerleştirildi. Sinemanın duvarında yaşamını yitiren çocukların isimleri ve fotoğrafları yer alıyor.

Amûdê’de yaşanan büyük acıdan dolayı Rojava’nın siyasi statü elde etmesine kadar sinema salonu yoktu ve bu sinema kabusu bir tabu haline gelmişti. Anneler çocuklarına “Sinemaya gidersen ölürsün” diye nasihat ediyorlardı.

Baas rejiminin zulmünden Avrupa’ya kaçan Eğitim danışmanı Alâ Abdülfetih ve müzisyen eşi Gernas Hac Şehmus artık doğup büyüdükleri Amudê’ye dönüyorlar. Amûdê’de bir sinema salonu açarak Amudê’nin kötü talihini yeniyorlar.

Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu Yönetimi bu katliamı unutturmamak için her yıl 13 Kasım’da Rojava Film Festivali düzenliyor.

Bütün özgürlüklerden yoksun olan Kürt halkı kendi sorunlarını kendi sinemasına yansıtmaktan da yoksundu. Kürtlerin sinema ile ilişki kurmaları sorunlarını, mücadelelerini sinemaya yansıtmaları Yılmaz Güney’in ortaya çıkmasıyla başlamıştır.

Artık Kürt halkı acılarını, sevinçlerini, mücadelelerini de Kürt yönetmenler sinema sanatı ile dünya halkları ile paylaşa biliyorlar.

Exit mobile version